Dijital Araştırma ArşiviProje Koordinatörü: Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ
Güncel Çalışmalar

Araştırma notları, belgeler ve incelemeler

Anahtar kelime bulutu yerine, içerikler doğrudan araştırma alanları ve arşiv üzerinden erişilebilir durumda tutulur.

Gidemediğin Yer Senin Değildir



Gidemediğin Yer Senin Değildir

Dünya denilen mekâna 2 Haziran 1948 yılında teşrif edip 8 Eylül 2003 yılında ebedi âleme irtihal eden Merhum Recep Yazıcıoğlu’nun vefatının sene-i devriyesi için bir yazı da ben kaleme alayım istedim

Tam 55 sene hayat süren bu valimiz ülkede emekli olma yaşının 65 olarak kabul edilmesiyle daha on yıl bu görevi yapma şansı vardı.
Ülke tarihinin en genç valisi olarak devrin hükümeti tarafından “köşk”e sunulan kararnameyi “Dipçik gücüyle” en tepesinde bulunan Kenan Evren tarafından reddedilmesiyle başlayan kriz altı ayda zor çözülmüştü netekim.
Valimiz, daha 36 yaşının içindeyken Tokat iline vali olarak atanmıştı.
Cumhuriyet tarihinin en genç valisi olarak Cumhuriyet rejimi ilanından sonra gelen hükumetlerin o zamana kadar yaptığından fazla derslik açan bir vali olarak kayıtlara geçmiştir. Yeni rejimin ilanının üzerinden 64 yıl geçmesine rağmen; beş sene içinde, bu zamana kadar görev almış yetkilileri geride bırakmıştır.
Peki, bu bir başarı mıdır?
Cevap: ?
Takvimlerin 1991 yılını gösterdiği sene Erzincan valisi olarak hizmete başlamış; devleti yönetenlerin 30 senede başaramadığı köprüyü bir seneyi bulmadan üstelik de üçte birine yaptırdığında itiraz edenleri o zamanki hükümet yanlısı müteahhitler ve PKK oluşu dikkat çekçi bir hal almıştır. Düşünebiliyor musunuz itiraz edenleri veya hoşnut olmayanları.

Kemaliye ile Başpınar arasında Karasu nehri üzerinde yapılan bu köprünün PKK tarafından hoş karşılanmaması neden olmuş olabilir?

Karşıya botlarla geçmek isteyen ve 25 adet köyün yıllarca Karasu’ya kurban verdikleri, çok hastaların hastanelere yetişemediği, çok kadının yollarda doğum yaptığı ve bir köprüye ihtiyaç olunduğu bir yerdi burası. Birçok olumsuzluk bir köprü ile ortadan kaldırıla bilinirdi. Bu kadar ehemmiyete haiz bir köprüyü bir devletin “yapamamış” olmasının suçlusu ne olabilirdi?
Ahmet Kutsi Tecer’in: “Orada bir köy var uzakta/ O köy bizim köyümüzdür/ Gezmesek de, tozmasak da/ O köy bizim köyümüzdür” mısralarına inat; “Gidemediğin yer senin değildir” sözünü kendine düstur edinerek çıkmıştır yola.
Evet, Halil Rıfat Paşanın “Gidemediğin yer senin değildir” sözünü hatırlamıştı merhum Yazıcıoğlu. Onun için bu köprüye çok kıymet veriyordu.
Karşı tarafta ne vardı?
Neler yoktu ki. En azından güvenlik yoktu. Sular kabarınca müşkülat çoktu. Her türlü asayiş durumunda güvenlik kuvvetleri çaresiz kalıyordu. Yasa dışı silahlı örgütler ellerini sallayarak geziyordu. Bu köprünün yapımına müteahhitler niye karşıydı işte orasını ben de bilmiyorum.
Devletin koyduğu maliyetin üçte birine bitirdi köprüyü bölge ahalisi. Tabii Merhum Recep Yazıcıoğlu’nun rehberliğinde.
26 Eylül 1999 yılında Merkez Valiliğine alındı Recep Yazıcıoğlu. Ona “Merkez Valisi ne iş yapar” diye sorulduğunda “Bankamatik ile maaş çeker” demişti.
Merhum Recep Yazıcıoğlu hakkında 65 bölümlük dizi, bir film, bir kitap, hakkında düzenlenmiş yirmiye yakın belgesel ve kendinin davet edildiği ondan fazla programını takip ettim. Yani burada yazdıklarım bir hülasanın bile hülasası. Merhum Nasrettin Hoca’nın “Tavşanın suyunun suyu” dediği gibi bir şey.
Merkez Valiliğinde dört yıl kalan ve kendi tabiri ile “Bankamatik Valisi” olarak bekleyen Yazıcıoğlu Denizli Valisi olarak da görev yapmıştır.
Erzincan depreminde başarılı faaliyetlerde bulunan Yazıcığolu’nun İstanbul depreminde “Beni İstanbul’a Deprem Valisi olarak atayın” isteği kabul görmemiştir.
Makam kapısına “Kapıyı vurmadan giriniz” yazan valimiz, bütün işlerinde vatandaşın menfaatini ön planda tutmuştur.
Yazımızı onun bir sözüyle bitirelim:
“Hiçbir başarı cezasız kalmaz…”

Kaynak:
Zeki Ordu, 2022, https://www.yazarportal.com/gidemedigin-yer-senin-degildir-2/199220/

Recep Yazıcıoğlu'nun Erzincan Valiliği süresince şehre katkıları

 

Özet
Recep Yazıcıoğlu Erzincan'ın en başarılı ve tanınan valilerinden biridir. 1980 ve 1990'lı yıllarda Erzincan'da valilik görevini sürdüren Yazıcıoğlu, Erzincan ilinin ekonomik ve sosyal alanlarda kalkınabilmesi için birçok çalışma yürütmüş, ve bu çalışmalar büyük başarılarla sonuçlanarak Türkiye'de oldukça ses getirmiştir. Karakteristik özellikleri, siyasi tutumu ve mesleğindeki yenilikçi yaklaşımlarıyla eşi benzeri görülmemiş bir vali olan Recep Yazıcıoğlu, Erzincan'ı yalnızca kalkındırmamış, aynı zamanda Erzincan ilinde yaşanan sorunları da özveri ve azimle çözebilmiştir. Erzincan valisi olarak görevini sürdürdüğü sırada Yazıcıoğlu şehrin en önemli ulaşım güzergâhlarından biri olan Kemaliye Başpınar Köprüsü'nün yeniden inşasında etkin bir şekilde rol almıştır. Karşısına çıkan tüm engellere rağmen Erzincan ili için çalışmayı sürdüren Recep Yazıcıoğlu, aynı zamanda Erzincan turizminin kalkındırılması adına önemli çalışmalarda bulunmuş ve şehrin tarihi ve doğal güzelliklerini ön plana çıkararak turistlerin ilgisini çekmeyi başarabilmiştir. Yazıcıoğlu'nun eşsiz ve başarılı bir yerel yönetim figürü olmasında kendisinin halka daima yakın olması ve eşitlikçi bir tutum benimsemesinin kayda değer bir önemi bulunmaktadır. Valilik kariyeri boyunca getirdiği birçok yenilik ve elde ettiği birçok başarı sebebiyle "Süper Vali" adıyla anılmaya başlayan Yazıcıoğlu, geçirdiği bir trafik kazası sonucunda hayatını ani bir şekilde kaybetmesinden sonra dahi gelecek valilere örnek olarak gösterilmeye devam etmiştir.
 
Recep Yazıcıoğlu is one of the most successful governors of Erzincan province. When Yazıcıoğlu continued his mission as the governor of Erzincan province in the 1980s and 1990s, he conducted a great number of studies in order to strengthen the economic and social development of this province. Then, his studies were resulted with a remarkable success and make a tremendous impact in Turkey. Furthermore, Recep Yazıcıoğlu did not only work for transforming Erzincan into a better province, but he also solved the critical problems in this province with dedication and perseverance. While he was serving as the governor of Erzincan, Yazıcıoğlu played an active role in the reconstruction of Kemaliye Başpınar Bridge, which is one of the most significant transportation routes of the city. Furthermore, as a governor who ambitiously worked for Erzincan province despite all the obstacles that he was faced with, Recep Yazıcıoğlu also conducted important studies for the development of Erzincan tourism, and he could attract the attention of tourists by highlighting the historical and natural beauties of the city successfully. Yazıcıoğlu's sincere and egalitarian attitude towards the residents of Erzincan is one of the main reasons for his remarkable success. Thanks to his characteristic features, he could become a unique and successful local government figure. Due to his succession, he was regarded as a "Super Governor", and although he died in a sudden traffic accident in 2003, he continued to be a remarkable leading figure for future governors.


*Yazar(lar):
Kayapınar, Özgenur
Arslan, Elif
Koçak, Batuhan Safa
Pınar, Çağan
Ergovan, İzmir
Tarih
2020
Yayıncı
Bilkent University
Koleksiyonlar

Sedat Yılmaz- Yazıcıoğlu mefkûresi Vatan Yahut Silistre!



Sedat Yılmaz- Yazıcıoğlu mefkûresi Vatan Yahut Silistre!

30 Aralık 2018

2018 yılının son yazısını kaleme alırken aklıma Vali Recep Yazıcıoğlu geldi… Aydın’da kaymakam vekili olarak kamuya ilk adımını atmış… Namık Kemal’in Vatan Yahut Silistre eserinde bahsettiği Silistre Kalesi’nin fedakârene yardımına koşanlar gibi vatan sevdâlısı bir insan...

Göreve başlar başlamaz 6 ay gibi kısa sürede bulunduğu kamudaki işleyişi çözmüş… Memurların çalışmalarını, vatandaşlara davranışlarını ve kamudaki ataleti tek tek not etmiş… Daha o zamanlar mevcut sistemin değişmesi gerektiğine inanmış…

Evet Recep Yazıcıoğlu sıra dışı bir yönetici... Tabulara savaş açmış, lider bir şahsiyet... Politikacılarla sık sık arası açıldığı için daha kaymakamken görev yaptığı Adana, Ağrı, Çanakkale, Hatay, Çorum ve Bolu’nun ilçelerine sürülmüş de sürülmüş…

İlk kez “Karakol değil, pembe kol” diyen Yazıcıoğlu, emniyet müdürlerinin vali olmasına da karşı çıktığından bürokrasi tarafında hiç sevilmemiş… Adam kayırmadığı ve yapması gereken işleri yaptığı için sürekli ihtar almış…

Çorum’da görev yaptığı sırada odasının kapısına astırdığı “Kapıyı vurmadan giriniz” yazısı, “Kahvehaneleri kıraathanelere dönüştürmesi, oyun oynamayı kaldırması, okuma seferberliği başlatması, resmi dairelerde belirli saat ve yerler dışında çay, kahve ve sigara içmeyi yasaklaması, içkili yerlerde belirli bir miktardan sonra alkol almayı engellemesi” birçok kişiyi rahatsız etmiş ama yılın bürokratı olarak da seçilmesini kimse önleyememiş…

Çalışkanlığının yanında sorunları hızlı çözüşü dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın dikkatini çekmiş… Özal, içinde Recep Yazıcıoğlu’nun adının da geçtiği valiler kararnamesini birçok itiraza rağmen Cumhurbaşkanı Kenan Evren’e imzalatmış… 36 yaşında Türkiye’nin en genç valisi olarak Tokat’a atanan Yazıcıoğlu muazzam işleri dolayısıyla “süper vali” adını almış…

***

1989 yılında Tokat’tan Aydın’a atanan Yazıcıoğlu’na mâlum çevreler tarafından “Yasakçı vali geldi” yakıştırmalarını unutmanın imkânı var mı! Tepkilere rağmen Yazıcıoğlu işini yapmaktan geri durmamış... Hele O’nun bir başhekimi görevden alma olayı var ki, bugün tüm kamu görevlileri, hatta özel sektörde çalışanlar bile bu hâdiseyi “başucu dersi” yapmalı…

Anlatayım… Olay şöyle… 

Yazıcıoğlu Aydın’a atandığı ilk günlerde aldığı bir şikâyet üzerine tebdili kıyafetle Nazilli SSK Hastanesi’ne gider ve başhekimin odasına çıkar… Uzun süre bekledikten sonra dışarıdan gelen başhekime tedavi olmak istediğini ancak parası olmadığını söyler. Başhekim de “Burası hayır kurumu değil. Paran yoksa tedavi olamazsın” der. Yazıcıoğlu da başhekime, “Devletin görevi vatandaşa bakmak değil mi?” diye sorar… Sinirlenen başhekim, tebdili kıyafetteki Yazıcıoğlu’nu odasından kovar.

Vali ertesi gün SSK Hastanesi’ne resmi kıyafetiyle gelir. Başhekimi çağırtır… Karşısında Yazıcıoğlu’nu gören başhekim, ne diyeceğini bilemez! Ama iş işten geçmiş, Yazıcıoğlu başhekimin eline “azil belgesi”ni daha doğrusu “kovulma evrakını” vermiştir…

Vallahi, şu anda bu başhekimin akıbetini merak etmiyor değilim!


Tabi Yazıcıoğlu’nun Aydın’dan alınmasından sonra söylediği söz de ilginç… Erzincan’a tayin edilen Yazıcıoğlu dönemin Başbakanı Özal’a “Üstsüzlere karşı bir hata mı yaptık da defterimizi dürdünüz!” diye sormuş!.. Ancak cevap alamamış!

Erzincan’a atanan Yazıcıoğlu, burada da süper valiliğini göstermiş… Meselâ 13 Mart 1992 tarihinde teravih namazı vaktinde 6,8 şiddetinde meydana gelen deprem sonrası yaptığı hizmetler hâlâ dillere destan… 653 vatandaşın hayatını kaybettiği 3850 kişinin yaralandığı, 1534 konut ve 954 işyerinin yerle bir olduğu depremde Yazıcıoğlu, halkla el ele vererek şehri 8 ayda ayağa kaldırmış…

***

Yazıcıoğlu’nu Erzincan’da zor günler peşini bırakmamış!.. 5 Temmuz 1993’te yaşanan Sivas Katliamı ve 3 gün sonra Başbağlar Katliamı’na son derece üzülen Yazıcıoğlu hâdisenin temeline inmeye çalışmış… Özellikle teröristlerin Başbağlar’ı seçmesinde şehirle bölge arasında bir köprünün bulunmayışı tespitini yapmış... Yazıcıoğlu hükümetlerin yıllardır yapamadığı ve o zamanın parasıyla 1 trilyon lira maliyet çıkarılan köprüyü hem de 8 ayda 300 milyar lira maliyetle tamamlamış… Bilindiği üzere bu köprü, “Köprü” adlı film ve dizisine senaryo konusu olmuş… 

Ne kadar anlatsak gerçek mânâda Yazıcıoğlu’nu tarif edemeyiz!.. Rahat giyinmeyi seven, şahsi işlerinde asla makam aracı kullanmayan, korumayla gezmeyen, çaycısından dâhi çay istemeyen, paraya pula önem vermeyen, vakit namazlarını asla kaçırmayan, ibadetlerinde gösteriş yapıyormuş izlenimi vermemek için çabalayan Yazıcıoğlu, bugün her makamda imza yetkisine sahip olanlara iyi bir örnek ve önder... O, Silistre Kalesi’ni kurtarmaya gidenlerin taşıdığı mefkûrenin aynısını yüreğinde taşıyordu. Allahu Teâlâ rahmet ve mağfiret eylesin...

***

2019 yılı ile birlikte gelecek senelerde Recep Yazıcıoğlu gibi idarecilere ihtiyacımız olduğunun altını çizerken çalışkanlığı, cesareti ve sistemli uygulamalarıyla dikkat çeken Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı kıymetli İbrahim Burkay’ı yeni yılın ilk yazısında köşeme konuk etmek istiyorum...
(...)

Kaynak:
https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/sedat-yilmaz/yazicioglu-mefkuresi-vatan-yahut-silistre-26960.html

22 yıllık hasret bitti



22 yıllık hasret bitti

 04.10.1997

Kimi köprüler filmlere konu olur, kimileri üzerine savaşlar yapılır, kimine ağıtlar yakılır... Fırat'ın üzerinde kurulan ve geçtiğimiz günlerde açılan Başpınar Köprüsü'nün hikayesi ise farklı: Köprülerini Keban Barajı'na kurban veren Erzincan'ın Kemaliye İlçesine bağlı 25 köyün insanı, tam 22 yıldır köprülerine kavuşmanın mücadelesini veriyordu. En acil yaşamsal ihtiyaçları için Fırat'ın sularını, sallarla, sandıklarla aşmaya çalışmışlar, Fırat'ın sularına kurbanlar vermişlerdi. Çalmadık devlet kapısı bırakmadılar yıllardır. Ve 22 yıllık hasret sonunda bitti. Bayraklarla ve pankartlarla süslenen köprünün açılışı bölge insanı için, gerçekleşen bir rüya idi.

Köprüler vardır adı dillere destan, köprüler vardır filmlere konu olmuş, köprüler vardır uğruna savaşlar yapılmış, ağıtlar yakılmış... Fırat'ın üzerinde kurulan ve geçtiğimiz günlerde açılan Başpınar Köprüsü'nün hikayesi ise bilinenlerden farklı: Köprülerini Keban Barajı'na kurban veren Erzincan'ın Kemaliye İlçesine bağlı 25 köyün insanı, tam 22 yıldır köprülerine kavuşmanın mücadelesini veriyordu. En acil yaşamsal ihtiyaçları için Fırat'ın sularını, sallarla, sandıklarla aşmaya çalışmışlar, Fırat'ın sularına kurbanlar vermişler, göçün artmasıyla köyleri giderek boşalmıştı...

Sonra küçük bir feribotla ulaşım sağlanmaya çalışılmış, PKK'nın yaktığı bu feribot defalarca batmıştı... Batmadığı ve PKK tarafından yakılmadığı dönemlerde emektar feribot yıllarca Munzur Dağları yakasında kalan 25 köyün, Kemaliye ile olan bağlantısını sağladı. Bölgedeki terör korkusu nedeniyle feribot, gün batımından sonra çalışmıyordu. Hastalık ya da doğumlarda insanlar perişan oluyordu. Son feribota yetişmeye çalışanlar kilometrelerce öteden araçlarının kornalarına basarak kaptana haber ulaştırmaya çalışıyorlardı. Son feribotu kaçıranlar sabaha kadar beklemek zorunda kalıyordu.

Ve 22 yıllık hasret sonunda bitti. Bayraklarla ve pankartlarla süslenen köprünün açılışı bölge insanı için, gerçekleşen bir rüya idi. Yıllardır 25 köyün umudunu, sevincini, üzüntüsünü Fırat'ın iki yakasına taşıyan feribot ise köprünün devreye girmesiyle emekli oldu.

Bölgedeki insanlar eski köprü sular altında kalmadan önce yeni köprü için kolları sıvamışlar. Devlet, defalarca yaptığı köprü projesini bir türlü hayata geçirememiş. Aşındırmadık devlet kapısı kalmamış. Verilen sözler hep söz olarak kalmış. Özellikle yörenin en büyük köyü olan Başpınar köyü önderliğinde toplantılar düzenlenip bağışlar toplanmış. İstanbul Bahçelievler Belediyesi de maddi katkıda bulunup bölge sorunlarının duyurulması için çalışmalar yapmış. 1993 yılına kadar umutlar feribotla gidip gelmiş. Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu vatandaşın da desteğini alarak köprünün inşaatını başlatmış. Karayolları Genel Müdürlüğü yapılan köprünün standartlara uygun olmadığını rapor etse de bütün engeller sonuçta aşılarak sonunda yapılmış.

110 ton ağırlığındaki çelik köprü önce bir yakada monte edildi. 67 metre uzunluğundaki köprünün bir yakadan öteki yakaya sürümü ise literatüre geçecek kadar ilginç oldu. 110 tonluk köprünün bir ucu feribotla kaydırılarak yedi saatte karşı yakadaki betona ulaştırıldı. Bu arada nefesler tutulmuştu. En ufak bir aksilik köprünün ve de bütün umutların suya gömülmesi olacaktı.

Kemaliyeli olan Lütfi Özgünaydın, Fırat'ı aşmaya çalışan insanların acısına tanık bir gazeteci. ‘‘Halk çare üretmeye başlamıştı. Köprü yıkıldıktan sonra ilk günlerde hastalar, kamyon iç lastiklerine bağlanan tahtaların üzerinde taşındı. Buğdaypınar Köyü'nden Ömer Dayı hastalanmıştı’’ diye anlatıyor:

‘İlçeye hastaneye götürülmesi gerekiyordu. Hüseyin Sipahi karşı kıyıda sal yapabilmek için saatlerce uğraştı. Ben de Hürriyet için fotoğraf çekiyordum. Gün nerede ise bitecekti. Gün batmak üzereyken sal tamamlandı. Ömer Dayı güçlükle karşı yakaya götürüldü. Bir kamyonun kasasına yatırılıp hastaneye yetiştirildi.’’

SAKLI CENNET

Kemaliye, Türkiye'nin saklı cennetlerinden olan Karanlık Kanyon'un bulunduğu bir ilçe. Baş döndürücü yükseklikteki kanyon, bölgeye olan ulaşımın güçlüğü nedeniyle henüz tam olarak keşfedilmemiş. Fırat'ın geçtiği kanyon bölge turizmi için gelecekte odak noktası olmaya aday.

BİR TÜNELİNİZ OLSUN

Kemaliye'nin ikinci hasreti, 100 yıllık geçmişi olan Taşyolu tünellerindeki çalışmalar da devam ediyor. Kemaliye'yi Divriği üzerinden Ankara'ya bağlayacak ve 220 km. yolu kısaltacak olan tünelin bitimine iki km. kaldı. Bu tüneller de büyük oranda bağışlarla yapılıyor. En fazla parayı bağışlayanların isimleri de tünellere veriliyor. İlgilenen hayırseverlere duyurulur.

SEVİNÇ GÖZYAŞLARI

Erzincan'ın en uzak ilçesi, Kemaliye'de bayram vardı. Keban Barajı suları altında kalan köprünün yerine yapılan Başpınar Köprüsü'nün açılışına gurbette olan çok sayıda Kemaliyeli de katıldı. Çoluk çocuk köylerine gelen gurbetçiler için köprünün açılış anı, çeyrek asırlık bir hasretin de sonu oldu. Yaşlılar arasında, ‘‘Ölmeden köprüden geçtim ya’’ diyenler vardı. Çocuklar yine çocuktu. Ellerindeki bayraklarla bu anlamlı günü paylaştılar.

KATLİAM KÖYÜ

Köprü'nün Kemaliye'ye bağladığı köylerden biri de 1993 yılında teröre 33 şehit veren Başbağlar köyü idi (sağda). Katliamın yaşandığı köyde buruk bir sevinç vardı. Köprü açılışıyla birlikte, katliam sırasında yakılan evlerin yerine yapılacak olan 40 evin temeli de Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit'in de katıldığı bir törenle atıldı.

Kaynak:
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/22-yillik-hasret-bitti-39267376


"BAĞIŞ YAPARAK ARAŞTIRMALARA VE İÇERİĞE" DESTEK OLMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

En Popüler Yayınlar

Necdet Başoğlu: Adını tarihe yazdıran vali

Necdet Başoğlu: Adını tarihe yazdıran vali 12 Eyl 2020 Bugün sizlere “Efsane Vali” olarak gönüllerde taht kurmuş bir kişiden bahsetmek istiyorum. Süper vali ve aynı zamanda 4. Murat lakabı da takılan bu vali, Yine Türkiye’de nam yapmış ve doğum yerleri aynı olan, Devlet eski Bakanı Adnan Kahveci ile aynı kaderi paylaşmıştı. İkisi de elim bir trafik kazası sonucu hayatlarını kaybetmiş, Türkiye’yi yasa boğmuştu. Evet, Recep Yazıcıoğlu, Türkiye Cumhuriyeti tarihine adını yazdırmış önemli bir bürokrat idi. O’nunla ilgili her ne okuduysam, Ne gördüysem, Duygulanmışımdır. Merhum Yazıcıoğlu, sıra dışı yönetim şekli ve aykırılığıyla bir kesimin oklarını üzerine çekerken, bir kesimin de gönlünde taht kurmuştu. Ayrımcılık yapmaması, Üstünlük taslamaması ve kendini görev yaptığı yerleri iyileştirmek için paralamasıyla tanınmış, Merhum Cumhurbaşkanı, Başbakan ve ANAP’ın Kurucusu ve Genel Başkanı Merhum Turgut Özal’ın desteğiyle Türkiye’nin en genç valisi olmuştu. Kimdi bu Recep Yazıcıoğlu? Türkiye...

Yavuz Donat: "Recep Yazıcıoğlu"

Yavuz Donat: Recep Yazıcıoğlu   30 Aralık 2012, Pazar Denizli'deydik... Vali Bey'le beraber... Öğle yemeği yiyecektik. "Gel" d emişti: -Çarşıda esnaf topluca yemek yiyor... Onlarla birlikte yiyelim... Esnafın derdini de dinlersin. Gitmiş ve yazmıştık. Onu da zamansız kaybettik... Trafik kazasında. Dostumuzdu... Çoğu kez makam aracına binmez, yürürdü. Bir gün... Erzincan Valisi iken... Ankara'ya gelmiş. Yürüyerek Başbakanlığa gitmiş. Bu sırada görevli durdurmuş: -Hoop hop hemşehrim... Dur... Kimsin?... -Ben Erzincan Valisi'yim... -Yok yaaa... Sen Erzincan Valisi'ysen ben de Fransa Cumhurbaşkanı'yım... Delinin zoruna bak... Valiymiş... Dur bakalım... Kimliğini çıkar. "Efsane valiydi." Halkın içindeydi. Kaynak: https://www.sabah.com.tr/yazarlar/donat/2012/12/30/recep-yazicioglu

KÖPRÜ'DE DUYGUSAL BULUŞMA

KÖPRÜ'DE DUYGUSAL BULUŞMA ARKA PLAN MERHUM RECEP YAZICIOĞLU'NUN HAYTINDAN KESİTLERİ EKRANA TAŞIYAN "KÖPRÜ"NÜN OYUNCULARIYLA "SÜPER VALİ"NİN EŞİ VE ÇOCUĞU İLK KEZ BİR ARAYA GELDİ. ESKİŞEHİR'DEKİ BÜYÜK BULUŞMAYI MİLLİYET TELEVİZYON ADIM ADIM İZLEDİ.  

Yazıcıoğlu: "Bordromdan utanıyorum"

  Yazıcıoğlu: "Bordromdan utanıyorum" Aydın Valisi Recep Yazıcıoğlu, "Ben 3.5 milyon lira maaş alırken, aynı bordrodan 500 bin lira maaş alanlar var" dedi.

Kamu hizmetleri motivasyon kuramı çerçevesinde vali Recep Yazıcıoğlu'nun mülki idare amirliği dönemi üzerine bir inceleme

  Kamu hizmetleri motivasyon kuramı çerçevesinde vali Recep Yazıcıoğlu'nun mülki idare amirliği dönemi üzerine bir inceleme  Çalışmada, Vali Recep Yazıcıoğlu'nun bir mülki idare amiri olarak sergilemiş olduğu tutum ve davranışlar, Kamu Hizmetleri Motivasyon Kuramına göre analiz edilmiştir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çalışmanın kuramsal boyutu olan Kamu Hizmetleri Motivasyon Kuramı incelenmiştir. Yine bu bölümde çalışmanın araştırma tasarımı olan nitel araştırma yöntemi ve bu yöntemin alt dalları olan "Tarihsel Araştırma Tekniği, Betimsel Araştırma Tekniği, Sözlü Tarih Tekniği, İçerik-Doküman Analizi ve Yarı Yapılandırılmış Mülakat Tekniği" incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünü literatür taraması oluşturmaktadır. Bu bölümde mülki idare amirlerinin hatıraları, kamu yönetimi reform raporları ve mülki idare araştırmaları incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Tanzimat'tan günümüze kadarki süreçte mülki idarede yaşanan dönüşüm tartışılmıştır. So...

Denizli Valisi'nin rafting keyfi...

Denizli Valisi'nin rafting keyfi... 20.06.2003 Denizli Valisi Recep Yazıcıoğlu, doğa yürüyüşü ve dağ tırmanışlarından sonra, bu kez Büyük Menderes Nehri'nde rafting yaptı. Çal ve Bekilli ilçelerindeki incelemelerinin ardından Büyük Menderes Nehri'ne inen Vali Yazıcıoğlu, Antalya'dan gelen 6 kişilik ekiple bota binerek rafting yaptı. Oldukça heyecanlı dakikalar yaşadığını anlatan Yazıcıoğlu,  ''Çoruh Nehri'nde ve Fırtına Deresi'nde rafting yaptım. Orada 5. derecede tehlikeli yer sayısı 4'ü geçmez. Burası öyle değil. 7 kilometre boyunca 5. derecede tehlikeli yerler mevcut. Bugüne kadar keşfedilmemiş ama bu da rafting için Büyük Menderes'in çok uygun olduğunu gösteriyor''  dedi. Kaynak: https://www.milliyet.com.tr/gundem/denizli-valisinin-rafting-keyfi-5171836

“Rahmetli öğretti” - Erzincan'da 12 ayda 12 spor

“Rahmetli öğretti” - Erzincan'da 12 ayda 12 spor Rafting, yamaç paraşütü, buz tırmanışı, trekking, offroad, dağ bisikleti, base jump, kayak, dağcılık, motokros, planör, parasailing... Bu sporların hepsini aynı şehirde ve neredeyse yılın 12 ayı yapabilmenin mümkün olduğunu biliyor musunuz? Erzincan yıllardır ‘zorunlu ara’ verdiği spor turizminin merkezi olma hayaline kavuşmak için gün sayıyor. Kahvelerden tek tek topladığı gençler, sokaklardan alıp zorla raftinge götürdüğü çocuklar bugün birer yetişkin sporcu olarak ‘Süper Vali’ yi hâlâ saygı, sevgi ve özlemle anıyorsa... Erzincanlı’nın her iki lafından biri “Rahmetli öğretti” ya da “Rahmetli söylemişti” diye başlıyorsa... Onun açtığı yolda bugün Erzincan’da Dünya Yamaç Paraşütü Şampiyonası düzenleniyor ve seneye de büyük finalin Erzincan’da yapılmasına karar verildiyse... Vali Recep Yazıcıoğlu ’nu anmadan bir Erzincan yazısı olmaz! Halk arasında ‘Süper Vali’ diye tanınan Recep Yazıcıoğlu 1991’de Erzincan’a atandığında şehrin o...

ARAŞTIRMALARA DESTEK OLUN!

VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)  "VALİ-İ VİLAYET, HADEME-İ DEVLET" Vali Recep Yazıcıoğlu hakkındaki araştırma projemize belge, fotoğraf, kaynak desteğinde bulunmak için iletişim adresi: mnergiz@live.com İlginiz için teşekkür ederim. Muhammet Negiz | Proje Koordinatörü

Kronolojik Arşiv

UNUTULMAYAN VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)

Bu Blogda Ara

Destek Olunuz & Donate !التبرع بالمال

ÖĞRENMEYİ SEVMEK

"Bilgiye sahip olarak doğmuş birisi değilim. Yalnızca öğrenmeyi ve öğretmeyi seviyorum."
Konfüçyüs

"Bilgi, ahlaki hareketten kalan şeydir."
Nurettin Topçu

Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!... İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar. Yahya Kemal Beyatlı
UNUTULMAYAN VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)

Koordinatör:

Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ

_________________________________________
*Bilgi, belge ve doküman paylaşımı için:
mnergiz@live.com

Son 1 Yılın Popüler Yayınları

Proje Koordinasyonu

Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ

Recep Yazıcıoğlu’nun kamu yöneticiliği mirasını arşiv, sözlü tarih ve yönetim bilimi perspektifleriyle belgeleyen dijital araştırma platformu.

“Unutulmayan” bir kamu yöneticisini anlatmanın en güçlü yolu, hatırayı belgeyle; anlatıyı bağlamla; liderliği ise kurumlarla birlikte okumaktır.
Platformun editoryal yaklaşımı