Dijital Araştırma ArşiviProje Koordinatörü: Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ
Güncel Çalışmalar

Araştırma notları, belgeler ve incelemeler

Anahtar kelime bulutu yerine, içerikler doğrudan araştırma alanları ve arşiv üzerinden erişilebilir durumda tutulur.

Recep Yazıcıoğlu ve Bir Konferans...

 


Recep Yazıcıoğlu ve Bir Konferans...

Okuduğum bir gazetede Vali Recep Yazıcıoğlu'nu oğlu anlatıyor:

“Bir gün babam bir konferansa gidiyor. 500 kişilik bir salonda 5 kişi olduğunu görüyor. Diyorlar ki; ‘Salonda 5 kişi var. İstersen verme konferansı…’ Ama o, salonda 500 kişi varmış gibi büyük bir heyecanla o konferansı tamamlıyor…”

Rahmet olsun...

RECEP YAZICIOĞLU DA SEMPOZYUM DÜZENLEMİŞTİ | TOKATLI ŞEYHÜLİSLAM UNUTULMADI


TOKATLI ŞEYHÜLİSLAM UNUTULMADI


Tokat'ta, Osmanlı Devleti'nde şeyhülislamlık yapan ve Kemalpaşazade olarak da bilinen tarihçi İbn-i Kemal için program düzenlendi

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesinde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Murat Demirkol, 13-14 Mayıs 2022’de Ankara’da kendi üniversitesi yanında TÜBİTAK ve TTK’nın desteğiyle “Uluslararası Kemalpaşazade (İbn Kemal) Sempozyumu” düzenledi ve gerçekleştirdi. 130 katılımcı bildiri sunduğu sempozyum sonrasında bildiriler 4 cilt kitap haline getirilerek basıldı. Baskıya Tokat Valiliği de destek verdi. Şeyhülislam Kemalpaşazade yapılan çalışmanın ardından memleketi Tokat’ta anıldı.


RECEP YAZICIOĞLU DA SEMPOZYUM DÜZENLEMİŞTİ

Prof. Dr. Murat Demirkol: Sadece biz Tokat'ta Kemalpaşazadenin daha geniş kitleler tarafından tanınması, mesajının kavranması, öğrenilmesi, Ona dönüklere dönük bir farklı zararın oluşturulmasını amaçlamıştık. inşallah bunu burada bugün gerçekleştireceğiz. Aslında Tokatlıların tanımadığı bir isim değil İbni Kemal. Ta 1985 yılında merhum valimiz Recep Yazıcıoğlu'nun himayelerinde burada bir sempozyum yapılmıştı. Şehhulislam Kemalpaşazade Sempozyumu diye. Onun eserleri Diyanet Vakfı tarafından basıldı. Biz aslında ikincisini Ankara'da gerçekleştirdik. Fakat Ankara'da gerçekleştirdiğimizin burada Tokat'a teşmil edilmesi ve yayılmasıyla ilgili bir amacı burada gerçekleştirmiş oluyoruz.

Kaynak:
https://www.karadenizsonhavadis.com/tokatli-seyhulislam-unutulmadi/34023/

Gidemediğin Yer Senin Değildir



Gidemediğin Yer Senin Değildir

Dünya denilen mekâna 2 Haziran 1948 yılında teşrif edip 8 Eylül 2003 yılında ebedi âleme irtihal eden Merhum Recep Yazıcıoğlu’nun vefatının sene-i devriyesi için bir yazı da ben kaleme alayım istedim

Tam 55 sene hayat süren bu valimiz ülkede emekli olma yaşının 65 olarak kabul edilmesiyle daha on yıl bu görevi yapma şansı vardı.
Ülke tarihinin en genç valisi olarak devrin hükümeti tarafından “köşk”e sunulan kararnameyi “Dipçik gücüyle” en tepesinde bulunan Kenan Evren tarafından reddedilmesiyle başlayan kriz altı ayda zor çözülmüştü netekim.
Valimiz, daha 36 yaşının içindeyken Tokat iline vali olarak atanmıştı.
Cumhuriyet tarihinin en genç valisi olarak Cumhuriyet rejimi ilanından sonra gelen hükumetlerin o zamana kadar yaptığından fazla derslik açan bir vali olarak kayıtlara geçmiştir. Yeni rejimin ilanının üzerinden 64 yıl geçmesine rağmen; beş sene içinde, bu zamana kadar görev almış yetkilileri geride bırakmıştır.
Peki, bu bir başarı mıdır?
Cevap: ?
Takvimlerin 1991 yılını gösterdiği sene Erzincan valisi olarak hizmete başlamış; devleti yönetenlerin 30 senede başaramadığı köprüyü bir seneyi bulmadan üstelik de üçte birine yaptırdığında itiraz edenleri o zamanki hükümet yanlısı müteahhitler ve PKK oluşu dikkat çekçi bir hal almıştır. Düşünebiliyor musunuz itiraz edenleri veya hoşnut olmayanları.

Kemaliye ile Başpınar arasında Karasu nehri üzerinde yapılan bu köprünün PKK tarafından hoş karşılanmaması neden olmuş olabilir?

Karşıya botlarla geçmek isteyen ve 25 adet köyün yıllarca Karasu’ya kurban verdikleri, çok hastaların hastanelere yetişemediği, çok kadının yollarda doğum yaptığı ve bir köprüye ihtiyaç olunduğu bir yerdi burası. Birçok olumsuzluk bir köprü ile ortadan kaldırıla bilinirdi. Bu kadar ehemmiyete haiz bir köprüyü bir devletin “yapamamış” olmasının suçlusu ne olabilirdi?
Ahmet Kutsi Tecer’in: “Orada bir köy var uzakta/ O köy bizim köyümüzdür/ Gezmesek de, tozmasak da/ O köy bizim köyümüzdür” mısralarına inat; “Gidemediğin yer senin değildir” sözünü kendine düstur edinerek çıkmıştır yola.
Evet, Halil Rıfat Paşanın “Gidemediğin yer senin değildir” sözünü hatırlamıştı merhum Yazıcıoğlu. Onun için bu köprüye çok kıymet veriyordu.
Karşı tarafta ne vardı?
Neler yoktu ki. En azından güvenlik yoktu. Sular kabarınca müşkülat çoktu. Her türlü asayiş durumunda güvenlik kuvvetleri çaresiz kalıyordu. Yasa dışı silahlı örgütler ellerini sallayarak geziyordu. Bu köprünün yapımına müteahhitler niye karşıydı işte orasını ben de bilmiyorum.
Devletin koyduğu maliyetin üçte birine bitirdi köprüyü bölge ahalisi. Tabii Merhum Recep Yazıcıoğlu’nun rehberliğinde.
26 Eylül 1999 yılında Merkez Valiliğine alındı Recep Yazıcıoğlu. Ona “Merkez Valisi ne iş yapar” diye sorulduğunda “Bankamatik ile maaş çeker” demişti.
Merhum Recep Yazıcıoğlu hakkında 65 bölümlük dizi, bir film, bir kitap, hakkında düzenlenmiş yirmiye yakın belgesel ve kendinin davet edildiği ondan fazla programını takip ettim. Yani burada yazdıklarım bir hülasanın bile hülasası. Merhum Nasrettin Hoca’nın “Tavşanın suyunun suyu” dediği gibi bir şey.
Merkez Valiliğinde dört yıl kalan ve kendi tabiri ile “Bankamatik Valisi” olarak bekleyen Yazıcıoğlu Denizli Valisi olarak da görev yapmıştır.
Erzincan depreminde başarılı faaliyetlerde bulunan Yazıcığolu’nun İstanbul depreminde “Beni İstanbul’a Deprem Valisi olarak atayın” isteği kabul görmemiştir.
Makam kapısına “Kapıyı vurmadan giriniz” yazan valimiz, bütün işlerinde vatandaşın menfaatini ön planda tutmuştur.
Yazımızı onun bir sözüyle bitirelim:
“Hiçbir başarı cezasız kalmaz…”

Kaynak:
Zeki Ordu, 2022, https://www.yazarportal.com/gidemedigin-yer-senin-degildir-2/199220/

Yazma Ustası Ömer Yaşın (68): "Rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu, Yazmacılar Hanı'nı bize yaptırttı; kooperatif kurdurdu."


   Yazma Ustası Ömer Yaşın (68): "Rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu, Yazmacılar Hanı'nı bize yaptırttı; kooperatif kurdurdu."

Tokat'ta 6 asırdır tahta kalıplara işlenen motifler artık sadece yazmaları değil kıyafetleri de süslüyor
Tokat'ta 6 asırdır tahta kalıplara işlenen motifler artık sadece yazmaları değil kıyafetleri de süslüyor. Modacılara rakip olan ustaların ürünleri, sahil kentlerinde ilgi görüyor.

Anadolu'da 15. yüzyıldan beri yapılan yazmacılığın merkezi olan Tokat'ta kültürel miras sürdürülüyor. Ihlamur ağacından yapılan baskılara işlenen motifler, farklı renk ve desenlerde pamuklu bezlere basılıyor.

Baskı yapılan bezler, su dolu havuzlarda geleneksel yöntemlerle ayakla çiğneniyor. Daha sonra korkuluklara asılan yazmalar kurutulmaya bırakılıyor. Birbirinden farklı desenlerde üretilen yazmalar, yurt içi ve yurt dışı pazarda alıcı buluyor.

Yüzlerce yıl önce ihtiyaç olarak kullanılan yazmayı, sofra bezinin yanı sıra fular, kıyafet gibi ürünleri yerli ve yabancı turistler hediyelik olarak tercih ediyor. Tahta kalıplara işlenen motifler artık sadece yazmaları değil, kıyafetleri de süslüyor.

Yazmacılar teknolojiye yenildi, tarz değiştirdiler

Yazma Ustası Ömer Yaşın (68), önceden yazmacılık denilince akla yazma ve sofra bezi gelirken, günümüzde bu yelpazenin genişlediğini söyledi. Amcasının yanında çırak olarak başladığı yazmacılık mesleğini yaklaşık 60 yıldır devam ettirdiğini belirten Yaşın, "Yazmacılık hanımların başlarına örttükleri yazma, yemeni bazı yörelerde yemeni derler, bazı yörelerde yazma derler. 1997 yılına kadar el baskısı yazma yapıyorduk.

Fabrikasyon üretim başlayınca birçok meslek, arkadaşlarımız, bizler teknolojiye ayak uyduramadık. Makineye ayak uyduramadık. O anda meslek bizi bıraktı, biz mesleği bırakmadık. Her bir arkadaşlarımız işte yağlı boyacılık yaptı. Yazmacı kalfaları, yetişmiş elemanlar dağıldı. Rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu, Yazmacılar Hanı'nı bize yaptırttı; kooperatif kurdurdu.
Dükkanımız olduğu için ben iş sahibiydim, o zamanlar işverendim. Ben gitmedim, burada kaldık.

Eski tecrübelerimize dayanarak giysiye çevirmeye çalıştık ve çevirdik. Elbise, pantolon, bluz yaptık. Böylece ayakta kaldık. Şimdi şu anda aynı elbise yapmaya devam ediyoruz. El baskısı, elbiselikleri yapıp geçim sağlamaya çalışıyoruz" dedi.

Sahil kentlerinde yazma desenli kıyafetler ilgi görüyor

Yaşın, yazma motiflerinin kıyafetleri süslediğini belirterek, "Talep şu anda iyi ama yazmadan elbiseye dönene kadar tanıtmakta bayağı bir zorluk çektik. Şu anda yaptığımız kıyafetler satılıyor. Yazlık kıyafet ince kumaşımız olduğu için sahil kenarlarında, tatil yörelerinde biraz daha fazla talep görüyor. Oralarda satış yapılıyor" diye konuştu.


Kaynak:
İHA, https://www.yenimesaj.com.tr/yazma-motifli-kiyafetler-yogun-ilgi-goruyor-H1453688.htm


Hatay'ın Hassa ilçesine atanan Kaymakam Osman Acar: Rahmetli Valimiz Recep Yazıcıoğlu'nu aratmayacağız




Hatay'ın Hassa ilçesine atanan Kaymakam Osman Acar: Rahmetli Valimiz Recep Yazıcıoğlu'nu aratmayacağız


Kaymakam Acar, yeni atandığı ilçedeki esnafla Aktepe Mahallesinde bir araya geldi. Burada esnafla çay içip sohbet etti. Hassa halkıyla birlik beraberlik içerisinde gerçekleştirecekleri projelerle vatandaşlara destek olacaklarını söyleyen Kaymakam Acar, “Kaymakamlık makamımızın kapısı halkımıza her zaman açık. Rahmetli Valimiz Recep Yazıcıoğlu'nu aratmayacağız. Her zaman gönül gönüle olacağız. Halkın ihtiyaçlarına yönelik devlet adına kaymakamlık olarak öncü olacağız” dedi.

Kaynak:
https://www.iha.com.tr/hatay-haberleri/kaymakam-acar-her-zaman-gonul-gonule-olacagiz-3937034/

Süper Vali Recep Yazıcıoğlu


Süper Vali Recep Yazıcıoğlu

Tüm ülke, onun şahsında, hayal ettikleri üst düzey yöneticiyi buldu.

İnsanlar, bulunduğu ilin ya da ilçenin mülki amirini değil; o nereye gittiyse onu izledi.
Yaşadıkları ilçenin ya da ilin de Yazıcıoğlu (2 Haziran 1948 - 8 Eylül 2003) gibi mülki amiri olmasını diledi.
Gözler, kulaklar hep onun üzerinde oldu.
Onunla övündü, onunla gurur duydu.
O, kendime örnek aldığım bir insandı.
Bir tarihte Alanya Kültür Merkezi’nde bir söyleşisine katılmış, kendisini izlemiştim.
Şöyle demişti; “Okullarımızda çocuklarımızı eğitmiyoruz. Onlara görgü kuralları ve toplum yaşam kültürü eğitimi vermiyoruz. Haklarını, hukuklarını anlatmıyoruz. O nedenle insanlarımız hazımsız, o nedenle insanlarımız hırçın, kavgacı ve geçimsiz. Mümkün olabilse de toplu yaşam kültürü olmayan kişilere oy kullandırılmasa. İnanın ülkemiz tez elden düzlüğe çıkar…”
O an birden ayağa kalkıp, ayakta alkışlamıştım.
… …
Düşüncelerimiz, dünyaya bakış açılarımız örtüşüyordu.
Bürokrasiyi sevmez, inandığımızı duraksamasız yapardık.
O nedenle de; onun da başı dertten kurtulmadı, benim de… Kendimize de eziyet ettik, ailelerimize de…
8 Eylül 2003 tarihinde, Ankara’da geçirdiği KUŞKULU bir trafik kazası sonucu aramızdan ayrıldı.
Ölüm haberini aldığım gün çok üzülmüş, günlerce kendime gelememiştim.
Başta görev yaptığı ilçe ve iller olmak üzere, tüm ülke gözyaşı döktü onun için.
Ona gösterilen bu ilgi, başta meslektaşları olmak üzere herkesi şaşırttı.
Yaşamı, “Vali” adıyla, beyaz perdeye aktarıldı.
Gişe rekoru kırdı.
Bütün bunlar gösterdi ki; kaymakam ve valiler, Yazıcıoğlu gibi halk adamı olmalı.
Halkla iç içe olmalı.
Alçak gönüllü olmalı.
Gözü kara ve cesur olmalı.
Dobra olmalı.
İş bitirici olmalı.
Madden ve manen dürüst olmalı.
Özü, sözü bir olmalı.
“Koltuğumu kaybederim” endişesine kapılmadan, inandığı doğrultuda mücadele etmeli.
Günümüz mülki amirleri gibi kasım kasım kasılmamalı.
Üretmeli, ürettirmeli…
Yeni üretim alanları yaratma gayreti içinde olmalı.
Halkının sözcüsü ve öncüsü olmalı.
Makam kapısını sürekli açık tutacak kadar yürekli olmalı.
Tüm işlerini hak, hukuk çerçevesinde yürütecek kadar adil olmalı.

* * *
Bugün onun ölüm yıl dönümü.
Kuşkulu ölümünün üzerinden 19 yıl geçmesine karşın unutulmadı...
Unutulmuyor.
Bütün bunlar gösterdi ki; Türk Halkı, Recep Yazıcıoğlu gibi kaymakamları, valisi olsun istiyor; Yazıcıoğlu gibi yöneticiler tarafından yönetilmek istiyor.
Ve onları unutmuyor.

* * *
2 Haziran 1948 tarihinde Trabzon'un Köprübaşı ilçesinde dünyaya geldi.
Lise eğitiminin ardından Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitiren Yazıcıoğlu'nun ilk görev yeri, 1968 yılında Aydın oldu.
Burada bir dönem kaymakam vekilliği yapan Yazıcıoğlu, daha sonra ülkenin farklı ilçelerinde kaymakamlık görevlerinde bulundu.
1984 yılında Tokat'a vali atandı.
O dönemde Türkiye'nin en genç valisi olan Yazıcıoğlu, yaklaşık 5 yıl burada görev yaptı.
Eğitim ve sağlıkta yaptığı önemli işlerle "Yılın Bürokratı" seçilen Yazıcıoğlu; 1989 yılında kaymakam vekili olarak görev yaptığı Aydın'a bu kez vali olarak atandı.
Şehrin tarımı ve ekonomisi üzerinde yoğun çaba harcayan Yazıcıoğlu, özellikle kent için önemli bir değer olan jeotermali yurt çapında duyurmak için büyük çaba sarf etti.
1991 yılında Erzincan'a atandı. 1992 depreminde vatandaşların yaralarının sarılmasında büyük çaba harcadı.
9 yıl görev yaptığı Erzincan'ın ardından 1999 yılında merkez valiliğine, 2003 yılında da Denizli Valiliğine getirildi.
Sadece görev alanlarıyla yetinmeyen Yazıcıoğlu; ülkenin dört bir yanında konferanslar verdi. Konferanslarında olması gereken yöneten ve yönetilen profilleri çizdi.
Ve…
Ve 8 Eylül 2003 tarihinde Ankara'da geçirdiği kuşkulu bir trafik kazası (!) sonucu hayatını kaybetti.
Aydın'ın Söke ilçesinde toprağa verilen Yazıcıoğlu'nun cenaze törenine on binlerce kişi katıldı.

Kaynak:
Haboğlu, İ.(2022), https://www.yenialanya.com/makale/12076579/ismail-haboglu/super-vali-recep-yazicioglu


‘Hizmetkar Devlet’ Anlayışıyla Bir Valilik Efsanesi: Recep Yazıcıoğlu

‘Hizmetkar Devlet’ Anlayışıyla Bir Valilik Efsanesi: Recep Yazıcıoğlu

Recep Yazıcıoğlu, 2 Haziran 1948 günü Trabzon’un Sürmene ilçesine bağlı Yılmazlar köyünde, 5 çocuklu Mustafa ve Fatma çiftinin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Recep ayında doğduğundan ötürü ismi Recep olarak verildi. İlkokulu köyünde okudu. Müftü olarak görev yapan babasının tayini Muğla Milas’a çıkınca orta okulu Milas’ta, liseyi Aydın’da tamamladı.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde lisans eğitimi aldı ve 1968 yılında ilk görev yeri olan Aydın’a Kaymakam Vekili olarak atandı. Bu süre boyunca ildeki birçok kurumda görev yaptı, mevzuatları inceleyerek hem işleyişi öğrendi hem hayatı boyunca karşısında duracağı bir sorunun varlığını keşfetti. Kendi tabiri ile “işi yapmaktan değil de işi engellemekten zevk alma” olarak açıkladığı ve ‘bürokrasi hastalığı’ olarak ifade ettiği bu sorunla son nefesine dek mücadele edecekti.

Kaymakam Vekilliği tecrübesinden sonra Ankara’daki kaymakamlık kursuna çağırıldı ve kursu başarıyla tamamladıktan sonra ilk görevi için Rize Kalkandere’ye atandı. 13 yıl süren kaymakamlık döneminde; Adana/Bahçe, Ağrı/Hamur, Çanakkale/Ayvacık, Hatay/Kırıkhan, Çorum/Alaca, Bolu/Akçakoca’da görev yaptı.

Görevleri sırasında dikkat çeken projelere imza atıyor, zaman zaman siyasilerle ters düşüyor, torpile asla müsaade etmiyor, korumalarla dolaşmıyor, makam arabasını şahsi işleri için kesinlikle kullanmıyordu. Hatta Çorum’un Alaca Kaymakamlığı döneminde kapısında “kapıyı vurmadan girebilirsiniz” yazısı asılı duruyordu. Tüm bunlar halkın sevgisi ve yoğun ilgisine sebep olunca ‘Sıra Dışı Kaymakam Recep Yazıcıoğlu’ dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın dikkatini çekti ve Özal’ın emri ile ismi valiler kararnamesine alındı. Dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren itiraz etse de 6 ay süren ‘kaymakam krizi’ Özal’ın galibiyeti ile sonuçlandı. 36 yaşındaki Recep Yazıcıoğlu, Türkiye’nin en genç valisi olarak 1984 yılında Tokat’a atandı.

5 yıl görev yaptığı Tokat’ta halkın da desteği ile sahada bizzat çalışarak 3 binin üzerinde derslik yaptırdı ve şehrin eğitim hamlesinin mimarı oldu. Bu başarı nedeniyle “Yılın Bürokratı” seçildi ve ‘Türkiye’nin en genç valisi olmasına karşın Tokat’ta döneminde yapılan ilkokul ve sağlık ocağı sayısı Cumhuriyet döneminin tamamından fazla olduğu için bu ödüle layık görüldüğü’ açıklamasının üzerinde yazılı olduğu ödülü baş köşesinden ayırmadı.

1989 yılında Kaymakam Vekili olarak göreve başladığı Aydın’a Vali olarak döndü. Kendisine iletilen bir şikayet üzerine tebdil-i kıyafetle bir hasta gibi Nazilli SSK Hastanesi Başhekimine başvurarak şikayetleri yerinde gözlemlemesi ve aldığı ‘paran yoksa tedavi olamazsın’ cevabının ardından ertesi gün Vali kimliği ile giderek başhekimi görevden alması en unutulmaz anılarından biri olarak kaldı.

1991 yılında Erzincan’a atandı. Göreve geldikten kısa süre sonra, 13 Mart 1992 günü Erzincan depremi meydana geldi ve birçok can kaybının yanında şehir yerle bir oldu. Günlerce uykusuz bir şekilde evine gitmeden sahadan ayrılmayan Vali Recep Yazıcıoğlu, gece gündüz çalışarak 8 ayda depremin izlerini büyük ölçüde şehirden silmeyi başardı.

Fırat’ın iki yakasını birbirine bağlayan Başpınar Köprüsü, Erzincan Valiliği sırasında en çok emek verdiği projelerden biriydi. Başbağlar katliamında şehir merkezi ile köy arasında köprünün bulunmamasının etkili olması ve 30 yıldır feribot ve sallarla ulaşım sağlanan bölgede 22 köyün merkezle bağlantısının olmaması nedeniyle kolları sıvadı. Hükümetlerin 30 yıldır yapamadığı ve 1 trilyon maliyet çıkardığı köprüyü 8 ayda 300 milyar maliyetle tamamladı. Terfi etmesi beklenirken 9 yıl görev yaptığı Erzincan’dan 26 Eylül 1999’da Merkez Valiliğine alındı.

Merkez’de bekleme süresi üç buçuk yıl sürdü. Bu süre içinde kendisine gelen siyasetle ilgili tüm teklifleri geri çevirdi. 2003 yılında son görev yeri olan Denizli’ye atandı. Heyecanla yeni görevine başladı ancak bir süredir kendisini rahatsız eden gözündeki sorunlardan ötürü muayene olmak için Ankara’ya gitmeye karar verdi. Her zaman olduğu gibi korumaları ve makam aracı olmadan yapacağı bu seyahat için Ziraat Odası Başkanının ‘birlikte gitme’ teklifini kabul etti. Oda başkanının çaycısının kullandığı araç Eskişehir-Ankara Yolu üzerinde kaza yaptı ve Vali Yazıcıoğlu ağır yaralandı. Birkaç gün komada kaldıktan sonra bu şaibeli kaza sonucunda 8 Eylül 2003 günü 55 yaşında vefat etti. Aydın’ın Söke ilçesinde toprağa verilen Süper Vali Yazıcıoğlu’nun cenaze törenine on binlerce kişi katıldı.

Kaymakamlık ve Valilik dönemlerindeki başarılı uygulamalarıyla dikkat çeken, projeleri ile akademik tezlere konu olan, ünlü romancıların romanlarına, hayatını ve mücadelesini anlatan film ve dizilere ilham kaynağı olan Efsane Vali Recep Yazıcıoğlu, “Valilik abartılmamalı. Her görev önemlidir. Önemli olan geldiğin konumun yükseklik derecesi değil, yaptığın iş ne olursa olsun onun en iyisini yapmaktır” diyerek her zaman savunduğu ‘Hizmetkar Devlet’ anlayışıyla vefatının ardından yıllar geçmesine rağmen kendisi için mücadele ettiği halk tarafından neden unutulmadığını özetliyordu.

Kaynak:
Çakmak Çelik, N. (2022), ‘Hizmetkar Devlet’ Anlayışıyla Bir Valilik Efsanesi: Recep Yazıcıoğlu, Yeni Şafak https://www.yenisafak.com/yazarlar/nuriye-cakmak-celik/hizmetkar-devlet-anlayisiyla-bir-valilik-efsanesi-recep-yazicioglu-2063922

"BAĞIŞ YAPARAK ARAŞTIRMALARA VE İÇERİĞE" DESTEK OLMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

En Popüler Yayınlar

Necdet Başoğlu: Adını tarihe yazdıran vali

Necdet Başoğlu: Adını tarihe yazdıran vali 12 Eyl 2020 Bugün sizlere “Efsane Vali” olarak gönüllerde taht kurmuş bir kişiden bahsetmek istiyorum. Süper vali ve aynı zamanda 4. Murat lakabı da takılan bu vali, Yine Türkiye’de nam yapmış ve doğum yerleri aynı olan, Devlet eski Bakanı Adnan Kahveci ile aynı kaderi paylaşmıştı. İkisi de elim bir trafik kazası sonucu hayatlarını kaybetmiş, Türkiye’yi yasa boğmuştu. Evet, Recep Yazıcıoğlu, Türkiye Cumhuriyeti tarihine adını yazdırmış önemli bir bürokrat idi. O’nunla ilgili her ne okuduysam, Ne gördüysem, Duygulanmışımdır. Merhum Yazıcıoğlu, sıra dışı yönetim şekli ve aykırılığıyla bir kesimin oklarını üzerine çekerken, bir kesimin de gönlünde taht kurmuştu. Ayrımcılık yapmaması, Üstünlük taslamaması ve kendini görev yaptığı yerleri iyileştirmek için paralamasıyla tanınmış, Merhum Cumhurbaşkanı, Başbakan ve ANAP’ın Kurucusu ve Genel Başkanı Merhum Turgut Özal’ın desteğiyle Türkiye’nin en genç valisi olmuştu. Kimdi bu Recep Yazıcıoğlu? Türkiye...

Yavuz Donat: "Recep Yazıcıoğlu"

Yavuz Donat: Recep Yazıcıoğlu   30 Aralık 2012, Pazar Denizli'deydik... Vali Bey'le beraber... Öğle yemeği yiyecektik. "Gel" d emişti: -Çarşıda esnaf topluca yemek yiyor... Onlarla birlikte yiyelim... Esnafın derdini de dinlersin. Gitmiş ve yazmıştık. Onu da zamansız kaybettik... Trafik kazasında. Dostumuzdu... Çoğu kez makam aracına binmez, yürürdü. Bir gün... Erzincan Valisi iken... Ankara'ya gelmiş. Yürüyerek Başbakanlığa gitmiş. Bu sırada görevli durdurmuş: -Hoop hop hemşehrim... Dur... Kimsin?... -Ben Erzincan Valisi'yim... -Yok yaaa... Sen Erzincan Valisi'ysen ben de Fransa Cumhurbaşkanı'yım... Delinin zoruna bak... Valiymiş... Dur bakalım... Kimliğini çıkar. "Efsane valiydi." Halkın içindeydi. Kaynak: https://www.sabah.com.tr/yazarlar/donat/2012/12/30/recep-yazicioglu

KÖPRÜ'DE DUYGUSAL BULUŞMA

KÖPRÜ'DE DUYGUSAL BULUŞMA ARKA PLAN MERHUM RECEP YAZICIOĞLU'NUN HAYTINDAN KESİTLERİ EKRANA TAŞIYAN "KÖPRÜ"NÜN OYUNCULARIYLA "SÜPER VALİ"NİN EŞİ VE ÇOCUĞU İLK KEZ BİR ARAYA GELDİ. ESKİŞEHİR'DEKİ BÜYÜK BULUŞMAYI MİLLİYET TELEVİZYON ADIM ADIM İZLEDİ.  

Yazıcıoğlu: "Bordromdan utanıyorum"

  Yazıcıoğlu: "Bordromdan utanıyorum" Aydın Valisi Recep Yazıcıoğlu, "Ben 3.5 milyon lira maaş alırken, aynı bordrodan 500 bin lira maaş alanlar var" dedi.

Kamu hizmetleri motivasyon kuramı çerçevesinde vali Recep Yazıcıoğlu'nun mülki idare amirliği dönemi üzerine bir inceleme

  Kamu hizmetleri motivasyon kuramı çerçevesinde vali Recep Yazıcıoğlu'nun mülki idare amirliği dönemi üzerine bir inceleme  Çalışmada, Vali Recep Yazıcıoğlu'nun bir mülki idare amiri olarak sergilemiş olduğu tutum ve davranışlar, Kamu Hizmetleri Motivasyon Kuramına göre analiz edilmiştir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çalışmanın kuramsal boyutu olan Kamu Hizmetleri Motivasyon Kuramı incelenmiştir. Yine bu bölümde çalışmanın araştırma tasarımı olan nitel araştırma yöntemi ve bu yöntemin alt dalları olan "Tarihsel Araştırma Tekniği, Betimsel Araştırma Tekniği, Sözlü Tarih Tekniği, İçerik-Doküman Analizi ve Yarı Yapılandırılmış Mülakat Tekniği" incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünü literatür taraması oluşturmaktadır. Bu bölümde mülki idare amirlerinin hatıraları, kamu yönetimi reform raporları ve mülki idare araştırmaları incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Tanzimat'tan günümüze kadarki süreçte mülki idarede yaşanan dönüşüm tartışılmıştır. So...

Denizli Valisi'nin rafting keyfi...

Denizli Valisi'nin rafting keyfi... 20.06.2003 Denizli Valisi Recep Yazıcıoğlu, doğa yürüyüşü ve dağ tırmanışlarından sonra, bu kez Büyük Menderes Nehri'nde rafting yaptı. Çal ve Bekilli ilçelerindeki incelemelerinin ardından Büyük Menderes Nehri'ne inen Vali Yazıcıoğlu, Antalya'dan gelen 6 kişilik ekiple bota binerek rafting yaptı. Oldukça heyecanlı dakikalar yaşadığını anlatan Yazıcıoğlu,  ''Çoruh Nehri'nde ve Fırtına Deresi'nde rafting yaptım. Orada 5. derecede tehlikeli yer sayısı 4'ü geçmez. Burası öyle değil. 7 kilometre boyunca 5. derecede tehlikeli yerler mevcut. Bugüne kadar keşfedilmemiş ama bu da rafting için Büyük Menderes'in çok uygun olduğunu gösteriyor''  dedi. Kaynak: https://www.milliyet.com.tr/gundem/denizli-valisinin-rafting-keyfi-5171836

“Rahmetli öğretti” - Erzincan'da 12 ayda 12 spor

“Rahmetli öğretti” - Erzincan'da 12 ayda 12 spor Rafting, yamaç paraşütü, buz tırmanışı, trekking, offroad, dağ bisikleti, base jump, kayak, dağcılık, motokros, planör, parasailing... Bu sporların hepsini aynı şehirde ve neredeyse yılın 12 ayı yapabilmenin mümkün olduğunu biliyor musunuz? Erzincan yıllardır ‘zorunlu ara’ verdiği spor turizminin merkezi olma hayaline kavuşmak için gün sayıyor. Kahvelerden tek tek topladığı gençler, sokaklardan alıp zorla raftinge götürdüğü çocuklar bugün birer yetişkin sporcu olarak ‘Süper Vali’ yi hâlâ saygı, sevgi ve özlemle anıyorsa... Erzincanlı’nın her iki lafından biri “Rahmetli öğretti” ya da “Rahmetli söylemişti” diye başlıyorsa... Onun açtığı yolda bugün Erzincan’da Dünya Yamaç Paraşütü Şampiyonası düzenleniyor ve seneye de büyük finalin Erzincan’da yapılmasına karar verildiyse... Vali Recep Yazıcıoğlu ’nu anmadan bir Erzincan yazısı olmaz! Halk arasında ‘Süper Vali’ diye tanınan Recep Yazıcıoğlu 1991’de Erzincan’a atandığında şehrin o...

ARAŞTIRMALARA DESTEK OLUN!

VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)  "VALİ-İ VİLAYET, HADEME-İ DEVLET" Vali Recep Yazıcıoğlu hakkındaki araştırma projemize belge, fotoğraf, kaynak desteğinde bulunmak için iletişim adresi: mnergiz@live.com İlginiz için teşekkür ederim. Muhammet Negiz | Proje Koordinatörü

Kronolojik Arşiv

UNUTULMAYAN VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)

Bu Blogda Ara

Destek Olunuz & Donate !التبرع بالمال

ÖĞRENMEYİ SEVMEK

"Bilgiye sahip olarak doğmuş birisi değilim. Yalnızca öğrenmeyi ve öğretmeyi seviyorum."
Konfüçyüs

"Bilgi, ahlaki hareketten kalan şeydir."
Nurettin Topçu

Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!... İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar. Yahya Kemal Beyatlı
UNUTULMAYAN VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)

Koordinatör:

Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ

_________________________________________
*Bilgi, belge ve doküman paylaşımı için:
mnergiz@live.com

Son 1 Yılın Popüler Yayınları

Proje Koordinasyonu

Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ

Recep Yazıcıoğlu’nun kamu yöneticiliği mirasını arşiv, sözlü tarih ve yönetim bilimi perspektifleriyle belgeleyen dijital araştırma platformu.

“Unutulmayan” bir kamu yöneticisini anlatmanın en güçlü yolu, hatırayı belgeyle; anlatıyı bağlamla; liderliği ise kurumlarla birlikte okumaktır.
Platformun editoryal yaklaşımı