Süleyman Çobanoğlu ile Tanıklar - Recep Yazıcıoğlu
Süleyman Çobanoğlu'nun hazırlayıp sunduğu, bir döneme damgasını vuran, taraflı tarafsız herkesin beğenisi kazanan Tanıklar programı birbirinden değerli konukları ağırlamıştı. Tanıklar programının bu bölümdeki konuğu süper vali lakaplı merhum Recep Yazıcıoğlu oldu. Programda Recep Yazıcıoğlu'nun yaşamı, siyasi hayatı ve ona tanıklık etmiş isimler yer aldı.
Konuk: Recep Yazıcıoğlu
Tanıklar: Meryem Yazıcıoğlu (Eşi), Akif Altıntaş (Okul Arkadaşı), Hasan Süver (Köylüsü), Musa Sancak (Çocukluk Arkadaşı), Mustafa Güneş (Çocukluk Arkadaşı), Osman Altuğ (Arkadaşı), Ruveyda Durmaz (Kızı), Elvan Fevzioğlu (Yazar), İsmail Özcan (Bacanağı), Remzi Durmaz (Damadı),
Yayınlandığı dönemlerde büyük ses getiren programlar Kanal 7 arşivlerinden çıkıyor. Yaşadıkları döneme damgasını vurmuş isimler Tanıklar programının konuğu oluyor.
Prof. Dr. Osman ALTUĞ: "YARIM KALAN ANILAR : Recep YAZICIOĞLU"

Prof. Dr. Osman ALTUĞ: "YARIM KALAN ANILAR : Recep YAZICIOĞLU"
YARIM KALAN ANILAR : 02.06.1948 – 10.09.2003 Sermayesi : Halka Adanmış Bir Ömür |
Kıymet bilmek için kaybetmekten başka bir yol olmalıydı, ama olmadı. Onu kaybettik. Kaymakamlık yaptığı, Ağrı–Hamur, Artvin–Ardanuç, Çorum/Sungurlu-Alaca, Rize–Kalkandere, Adana–Bahçe, Çanakkale–Ayvacık, Hatay–Kırıkhan, Bolu–Akçakoca’dan, Valilik yaptığı: TOKAT, AYDIN, ERZİNCAN, DENİZLİ’den ve Türkiye’nin her yanından “O bizimdir, ölüsü yalnız gitmez biz olmazsak kapanmaz gözleri”, “Bir daha gelmez böylesi” diyerek koşup gelen onbinlerce kişi “Gerçek umudunun”, “Tünelin ucundaki ışığının” Adam Gibi Adam olan valisinin cenazesini sevgilisini taşırcasına bir kelebek gibi parmaklarının ucunda taşıyarak tam onun istediği gibi hep birlikte İzmir-Söke’de 10.09.2003 günü rahmetli Babası Mustafa YAZICIOĞLU’nun yanında toprağa verdi.
Hepimizin gözleri kan çanağına dönmüştü ağlamaktan, üzülmekten. Her kula nasip değildi böyle bir sevgi.
Sevildiğini, çok sevildiğini bilerek gitti, ama o hepimizin yüreğinde her gün yeniden yeniden doğmuşçasına yaşıyor:
“Siyasetin finansmanını halk yapmalı, siyasetin finansmanının halk tarafından yapılmadığı bir ülkede demokrasi halka çalışmaz. Politika yerleşmez. yerel politikacı tipi olmadıkça yerinden yönetim (Adem-i merkeziyet) olmaz. Çoğunlukla siyasetin finansörleri tarafından belirlenen Genel-Yerel seçim listelerinin, seçme hakkı olup seçilme hakkı olmayan halka ama öyle ama böyle onaylattırılması sonucu oluşan iktidarlar, üretimci değil parasalcı ekonomik modeli tercih ederek halka değil siyasetin finansörlerine hizmet eder, o zaman Apartman yönetim kurulu toplantısına bile gönüllü katılmayan para cezası tehdidi ile seçim sandıklarına gitmeye zorlanan halkın demokrasi anlayışı ile siyasetin finansörlerinin demokrasi anlayışı birleşir. Büyüklerinin oyları ile küçüklerin (Gelecek nesiller) cezalandırılmasına devam edilir, sorunlar (işsizlik, yoksulluk, yolsuzluk, gelir dağılımında adaletsizlik kısacası mutsuzluk) çözümsüz kalır. “Bir şey yapmazsak hiçbir şey ortadan kalkmaz.”
Recep YAZICIOĞLU, kendi tabiri ile Kızaktaki Vali (Merkez Valisi) idi. Türkiye Maden İşçileri Sendikası nerede maden ocağı varsa orada (3) yıl süre ile seminerler düzenledi. “Politikacı koltuk peşinde koşar biz ise yürürüz.” anlayışı içinde; ailemizi (işçiler, çiftçiler, esnaf ve sanatkarlar kısacası düz halk) bilgilendirmek, bilinçlendirmek, bir fikir etrafında birleştirmek amacıyla Recep YAZICIOĞLU ile birlikte dolaştık ülkemizi.
Onun en çok sevdiği Tevfik Fikret’in, “Zulmün topu var, güllesi var, kalası varsa, Hakkın da bükülmez bileği, dönmez yüzü var.” dizesi ise de bu günkü yazımda Recep YAZICIOĞLU’nun Yarım Kalan Anılarımız içinde yer alan bazı cümlelerini sizlerle paylaşmak istedim:
“Halk için; halk içinde (korumasız) halkla yürümek, hakka yürümektir.
Sorunlardan kaçmak çözümlerden kaçmak demektir.
Önce planla sonra uygula anlayışı içinde sorunların üstüne üstüne gitmek gerek.
Yürümekte zorlanıyorsan ayağına “uygun ayakkabı” aramalısın ama malzeme bu, malzemeden şikayet olmaz.
Malzemeyi iyi kullanmıyorsan hatayı kendinde aramalısın halkta değil.
Hata yanlışa dönüşmeyecektir, tabii ki düzeltmeyi reddetmez isen.”
“İnsan hayatı tuğlaların üst üstte konması ile oluşmaz, arada harç vardır; Bu da doğru ile yanlış arasındaki boşluktur."
“Ne zaman iyi bir şey yapmak istesem ‘iyi adamlar’ gelip her şeyi mahvediyor”
“Bir şeyleri değiştirmek istiyorsan değiştirecek konumda (en tepede) olmalısın.”
“Serçe bile ölse kendini sorumlu tutmalısın, ama onlar iktidarı babalarının malı gibi görürler ve kırmızı ışıkta durup “kuralcı” geçinirler. İşsizlikten kahrolanlar, çaresizler, yoksulluktan ölenler onların umurlarında bile değildir. Kimsesizin ölüsünü çaresizin sırtına sararlar, ama bir gün çaresizler çareyi bulur ve onların da arkalarından teneke çalarlar.”
“Spekülasyonlarla bir anda binlerce insanın işsiz bırakıldığı bir düzen devam ettirilemez.”
“Bulmacanın bir kısmını çözmek de başarıdır.”
Adnan KAHVECİ, Recep YAZICIOĞLU ikisi de gitti, ben her zamanki gibi onlardan yine geride kaldım. Biz üç arkadaştık ortak noktamız; Ülkemizde halkımızı mutlu etmek için Adam gibi üreten, adam gibi paylaşan yeni bir sosyo-ekonomik düzen kurmaktı. Onlar, pazarlık etmeyi sevmediler, doğruluk istediler. Ailelerinin kimsesizlerden, yoksullardan, çaresizlerden, işsizlerden ve helal kazanç sahiplerinden oluştuğunu asla unutmadılar ama başarmanın sabretmek ve çalışmakla, Türkiye’de sosyal barışın kurulmasının gelir dağılımında adaletin sağlanmasının yeniden yapılanması ile mümkün olduğunu, kararlılıkla savundular. Susmadılar, susturulamadılar, ılık nefesleri hala ensemizde, ilkeleri gönlümüzde, bozuk düzenden kişisel çıkar sağlamak yerine halk için yaşamayı, halk için çalışmayı, “Bilimse bilim, yürekse yürek, bilekse bilek” diyerek –belki de halka rağmen– halkı bilinçlendirmeyi yeğlediler, uyguladıkları: düşünce biçimi, geçim biçimi, yaşam biçimi ilkeleri, geniş halk kitleleri tarafından her gün daha iyi algılanıyor.
Arkadaş acısı, evlat acısı gibi, her gün daha çok koyuyor adama. Arkadaş acısı kanser gibi içten içe yiyor yüreğinizi. Sermayesi: Halk, Silahı: Sevgi, Cephanesi: Bilgi olan Recep YAZICIOĞLU can kardeşimi, (5). ölüm yılında rahmetle anıyor, manevi huzurunda saygıyla eğiliyorum.
*Marmara Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü Başkanı, Prof. Dr. Osman ALTUĞ
http://www.osmanaltug.com/yazilar.html
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
"BAĞIŞ YAPARAK ARAŞTIRMALARA VE İÇERİĞE" DESTEK OLMAK İÇİN TIKLAYINIZ.
En Popüler Yayınlar
Erdal Beşikçioğlu: Bu rol için çok iyi hazırlandım. Köprü'de "Süper Vali"yi canlandıran Beşikçioğlu, "Günlerce Recep Yazıcıoğlu'nun TV'deki konuşmalarının CD'lerini izledim, anılarını da başucu kitabı yaptım."
Necdet Başoğlu: Adını tarihe yazdıran vali
Necdet Başoğlu: Adını tarihe yazdıran vali 12 Eyl 2020 Bugün sizlere “Efsane Vali” olarak gönüllerde taht kurmuş bir kişiden bahsetmek istiyorum. Süper vali ve aynı zamanda 4. Murat lakabı da takılan bu vali, Yine Türkiye’de nam yapmış ve doğum yerleri aynı olan, Devlet eski Bakanı Adnan Kahveci ile aynı kaderi paylaşmıştı. İkisi de elim bir trafik kazası sonucu hayatlarını kaybetmiş, Türkiye’yi yasa boğmuştu. Evet, Recep Yazıcıoğlu, Türkiye Cumhuriyeti tarihine adını yazdırmış önemli bir bürokrat idi. O’nunla ilgili her ne okuduysam, Ne gördüysem, Duygulanmışımdır. Merhum Yazıcıoğlu, sıra dışı yönetim şekli ve aykırılığıyla bir kesimin oklarını üzerine çekerken, bir kesimin de gönlünde taht kurmuştu. Ayrımcılık yapmaması, Üstünlük taslamaması ve kendini görev yaptığı yerleri iyileştirmek için paralamasıyla tanınmış, Merhum Cumhurbaşkanı, Başbakan ve ANAP’ın Kurucusu ve Genel Başkanı Merhum Turgut Özal’ın desteğiyle Türkiye’nin en genç valisi olmuştu. Kimdi bu Recep Yazıcıoğlu? Türkiye...
Yavuz Donat: "Recep Yazıcıoğlu"
Yavuz Donat: Recep Yazıcıoğlu 30 Aralık 2012, Pazar Denizli'deydik... Vali Bey'le beraber... Öğle yemeği yiyecektik. "Gel" d emişti: -Çarşıda esnaf topluca yemek yiyor... Onlarla birlikte yiyelim... Esnafın derdini de dinlersin. Gitmiş ve yazmıştık. Onu da zamansız kaybettik... Trafik kazasında. Dostumuzdu... Çoğu kez makam aracına binmez, yürürdü. Bir gün... Erzincan Valisi iken... Ankara'ya gelmiş. Yürüyerek Başbakanlığa gitmiş. Bu sırada görevli durdurmuş: -Hoop hop hemşehrim... Dur... Kimsin?... -Ben Erzincan Valisi'yim... -Yok yaaa... Sen Erzincan Valisi'ysen ben de Fransa Cumhurbaşkanı'yım... Delinin zoruna bak... Valiymiş... Dur bakalım... Kimliğini çıkar. "Efsane valiydi." Halkın içindeydi. Kaynak: https://www.sabah.com.tr/yazarlar/donat/2012/12/30/recep-yazicioglu
KÖPRÜ'DE DUYGUSAL BULUŞMA
Yazıcıoğlu: "Bordromdan utanıyorum"
Kamu hizmetleri motivasyon kuramı çerçevesinde vali Recep Yazıcıoğlu'nun mülki idare amirliği dönemi üzerine bir inceleme
Kamu hizmetleri motivasyon kuramı çerçevesinde vali Recep Yazıcıoğlu'nun mülki idare amirliği dönemi üzerine bir inceleme Çalışmada, Vali Recep Yazıcıoğlu'nun bir mülki idare amiri olarak sergilemiş olduğu tutum ve davranışlar, Kamu Hizmetleri Motivasyon Kuramına göre analiz edilmiştir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çalışmanın kuramsal boyutu olan Kamu Hizmetleri Motivasyon Kuramı incelenmiştir. Yine bu bölümde çalışmanın araştırma tasarımı olan nitel araştırma yöntemi ve bu yöntemin alt dalları olan "Tarihsel Araştırma Tekniği, Betimsel Araştırma Tekniği, Sözlü Tarih Tekniği, İçerik-Doküman Analizi ve Yarı Yapılandırılmış Mülakat Tekniği" incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünü literatür taraması oluşturmaktadır. Bu bölümde mülki idare amirlerinin hatıraları, kamu yönetimi reform raporları ve mülki idare araştırmaları incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Tanzimat'tan günümüze kadarki süreçte mülki idarede yaşanan dönüşüm tartışılmıştır. So...
Denizli Valisi'nin rafting keyfi...
Denizli Valisi'nin rafting keyfi... 20.06.2003 Denizli Valisi Recep Yazıcıoğlu, doğa yürüyüşü ve dağ tırmanışlarından sonra, bu kez Büyük Menderes Nehri'nde rafting yaptı. Çal ve Bekilli ilçelerindeki incelemelerinin ardından Büyük Menderes Nehri'ne inen Vali Yazıcıoğlu, Antalya'dan gelen 6 kişilik ekiple bota binerek rafting yaptı. Oldukça heyecanlı dakikalar yaşadığını anlatan Yazıcıoğlu, ''Çoruh Nehri'nde ve Fırtına Deresi'nde rafting yaptım. Orada 5. derecede tehlikeli yer sayısı 4'ü geçmez. Burası öyle değil. 7 kilometre boyunca 5. derecede tehlikeli yerler mevcut. Bugüne kadar keşfedilmemiş ama bu da rafting için Büyük Menderes'in çok uygun olduğunu gösteriyor'' dedi. Kaynak: https://www.milliyet.com.tr/gundem/denizli-valisinin-rafting-keyfi-5171836
“Rahmetli öğretti” - Erzincan'da 12 ayda 12 spor
“Rahmetli öğretti” - Erzincan'da 12 ayda 12 spor Rafting, yamaç paraşütü, buz tırmanışı, trekking, offroad, dağ bisikleti, base jump, kayak, dağcılık, motokros, planör, parasailing... Bu sporların hepsini aynı şehirde ve neredeyse yılın 12 ayı yapabilmenin mümkün olduğunu biliyor musunuz? Erzincan yıllardır ‘zorunlu ara’ verdiği spor turizminin merkezi olma hayaline kavuşmak için gün sayıyor. Kahvelerden tek tek topladığı gençler, sokaklardan alıp zorla raftinge götürdüğü çocuklar bugün birer yetişkin sporcu olarak ‘Süper Vali’ yi hâlâ saygı, sevgi ve özlemle anıyorsa... Erzincanlı’nın her iki lafından biri “Rahmetli öğretti” ya da “Rahmetli söylemişti” diye başlıyorsa... Onun açtığı yolda bugün Erzincan’da Dünya Yamaç Paraşütü Şampiyonası düzenleniyor ve seneye de büyük finalin Erzincan’da yapılmasına karar verildiyse... Vali Recep Yazıcıoğlu ’nu anmadan bir Erzincan yazısı olmaz! Halk arasında ‘Süper Vali’ diye tanınan Recep Yazıcıoğlu 1991’de Erzincan’a atandığında şehrin o...

