Dijital Araştırma ArşiviProje Koordinatörü: Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ
Güncel Çalışmalar

Araştırma notları, belgeler ve incelemeler

Anahtar kelime bulutu yerine, içerikler doğrudan araştırma alanları ve arşiv üzerinden erişilebilir durumda tutulur.

Yazıcıoğlu: Kavgam ancak ölürsem biter

Yazıcıoğlu: Kavgam ancak ölürsem biter

Merkeze alınan Erzincan eski Valisi Recep Yazıcıoğlu, sistemle olan kavgasının henüz bitmediğini ifade ederek, "Bu kavga ancak, ben ölürsem biter" dedi.

Merkeze alınan Erzincan eski Valisi Recep Yazıcıoğlu, sistemle olan kavgasının henüz bitmediğini ifade ederek, "Bu kavga ancak, ben ölürsem biter" dedi. Kamuoyunda "Konuşan Vali" olarak bilinen ve yaptığı çıkışlarla medyanın ilgi odağı haline gelen Yazıcıoğlu, hüzünlü bir veda töreninin ardından Erzincan'dan ayrıldı. Erzincan'daki son gününü, makamdaki eşyalarını toplayarak ve çalışanlarla vedalaşarak geçiren Yazıcıoğlu, duygulu anlar yaşadı. Yazıcıoğlu için önceki akşam verilen veda yemeğine yaklaşık 500 kişi katıldı. Yazıcıoğlu ve davetliler, Kemaliye Fasıl Heyeti'nin söylediği türkülerle de iyice hüzünlendiler. Sistemle kavgasının henüz bitmediğini ifade eden Yazıcoğlu, "Bu kavga ancak, ben ölürsem biter" dedi.

Kaynak:
https://m.turkiyegazetesi.com.tr/Genel/a23395.aspx

Vali Recep Yazıcıoğlu: Beni halk istiyor politikacı istemiyor



Vali Recep Yazıcıoğlu: Beni halk istiyor politikacı istemiyor

03.10.1999

Merkeze alınan Vali Recep Yazıcıoğlu, ‘Yazıcıoğlu, ancak dinleyeni olmadığında susar’’ dedi. Politikacıları tayin-terfilerle uğraşarak ‘‘eşkıyalık’’ yapmakla suçlayan vali, halkın kendisini istediğini söyledi.

Erzincan Valiliği görevinden merkeze alınan Recep Yazıcıoğlu, gözyaşları arasında kentten ayrıldı. Eleştirilerine devam eden Yazıcıoğlu, ‘‘Türkiye'de politikacı eşkıyalık yapmak zorunda kalıyor. Bu da sistemden kaynaklanıyor. Bakıyorsunuz bir il veya ilçe başkanı bir odacının tayini ile uğraşıyor. Bu nasıl iştir?’’ dedi.

Erzincanlılar tarafından önceki gece verilen ve 600 kişinin katıldığı veda yemeğinde Kemaliye Türküleri söyleyen Vali Yazıcıoğlu, 9 yıla yakın bir süredir görev yaptığı Erzincan'ı unutmayacağını söyledi. Yazıcıoğlu, politikacıları eleştirerek, şunları söyledi:

‘‘Erzincan'da benim tarzımı tenkit edenler olmuştur. Ama imrenenler de var. Valilik konumuna farklı bir fotoğraf getirdim. İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, bu fotoğrafı tamimle yapmak istedi. Valilere tamim yayınladı. Ama zorla güzellik olmuyor. Yazıcıoğlu ancak dinleyeni olmadığı zaman susar. Böyle özgür bir ülkede adam gibi yaşayarak ölmeyi Allah'tan diliyorum.’’

POLİTİKACILAR İSTEMİYOR

Türkiye'de politikacıların tayin terfi ile uğraştığını vurgulayan Yazıcıoğlu, merkeze alınmasının önemli olmadığını belirterek, halkın kararnamelerinin önemli olduğunu söyledi. Yazıcıoğlu, şöyle devam etti:

‘‘Devletin parasını millete yedirmedik. Beni Türkiye'nin tüm illeri istiyor. Ama her ne hikmetse, o illerin parlamenterleri istemiyor. Bunun sebebi vardır: 'Bu adam gelirse puan toplar, tenkitleri biz alırız' derler.’’

EŞİ: DEVLETE KIRGINIM

Erzincan hemşehrilik beratı verilen Yazıcıoğlu, dün sabah 08.30'da Valilik Konağı'ndan eşi Meryem Yazıcıoğlu ve oğlu Mehmet ile birlikte ayrıldı. Meryem Yazıcıoğlu, üzgün olduğunu ifade ederek, ‘‘Eşim merkeze alınmayı haketmedi. Bunun için devlete kırgınım’’ dedi.

Kaynak:
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/beni-halk-istiyor-politikaci-istemiyor-39105446

Oktay Ekşi: Olmayacak duaya...


Oktay Ekşi: Olmayacak duaya...

5 Ağustos 2000

BİZİM ülkede bazı şeylerin mayası tutmaz. Hani Nasreddin Hoca'nın Akşehir Gölü'ne yoğurt mayası atması olayı vardır ya, ona benzer.

Benzer ama, bir insanımız bakan, başbakan yahut cumhurbaşkanı gibi önemli bir sıfatı üstlenmeyegörsün...

Hemen, daha öncekilerin denediği halde tutmadığı bilinen mayayı bir de o çalar.

Hani başbakanların tasarruf genelgeleri ile gazetelerin ‘‘Araba saltanatına son verilecek’’ başlıklı haberlerinin konuları var ya... Onlar gibi.

Nitekim o genelgeler yayınlanır, o talimatlar verilir ama bakarsınız ki eski tas eski hamam, her şey aynen yürüyüp gidiyor. Yani ne tasarruf var, ne de araba saltanatı denen uygulama değişmiş.

Son olarak Sayın İçişleri Bakanı'nın yeni tayin edildikleri illere gitmeden önce Ankara'ya çağırdığı 40 küsur valiye söyledikleri bize bu tutmayan mayaları anımsattı.

Sayın Bakan'ın, ‘‘Valiler bakanlar ve milletvekillerini il sınırında karşılayıp uğurlamasın. Vakitlerini kazma, kürek ve sınıfta tebeşirle harcasın’’ dediği bildiriliyor.

Bu sözlere Tokat, Aydın ve Erzincan illerinde valilik yapan ve İçişleri Bakanı'nı kızdıran bir laf ettiği için merkeze alınan Recep Yazıcıoğlu'nun verdiği yanıtı aktarmadan önce anımsatalım:

Sayın Bakan göreve geldikten kısa bir süre sonra valilere bir genelge gönderip ‘‘Bundan böyle yanınızda koruma görevlisi bulundurmayın’’ anlamında bir talimat vermişti. Hatta ‘‘zırhlı arabalara biniyorlar’’ diye bazı valileri eleştirmişti. Onları korkak olarak nitelemişti.

Sayın Tantan acaba bu talimatının uygulandığını mı düşünüyor?

Belki birkaç ilde buna uyan veya uyuyormuş gibi görünen olmuştur. Ama eminiz genelde bu talimat uygulanmış değildir. Çünkü böyle bir talimatın uygulanabilirliği yoktur.

Öyle ya... Ankara'daki İçişleri Bakanı'nın istemese bile etrafındaki koruma çemberi onu her türlü tehlikeden korur ama illerde görev yapan, halkın içine giren, yerli yersiz birtakım olaylarla karşılaşan bir valiye, korumasız olduğunu bilen iki serseri tokat atsa, o insan artık o ilde -hatta bir başka ilde- valilik yapabilir mi?

O nedenle şimdi ‘‘Bakanları il sınırında karşılamayın’’ diyen Sayın Tantan boşuna kendini aldatmasın. Recep Yazıcıoğlu'nun haklı olarak, ‘‘Bu sözleri yerine getiren vali üç günde görevden alınır, defteri dürülür’’ dediğini de unutmasın.

Sayın Tantan valilerle bakanları birbirine düşürecek genelgeler göndereceğine, pısırık bir memur nitelikli değil, Yazıcıoğlu'nun dediği gibi ‘‘devlet ile halkın gücünü kaynaştıran’’ inisiyatif sahibi ve lider nitelikli valilere destek versin, o yeter.

Kaynak:
https://www.hurriyet.com.tr/oktay-eksi-olmayacak-duaya-39173066


Recep Yazıcıoğlu: Bana iyi dayandılar


Recep Yazıcıoğlu: Bana iyi dayandılar

27.09.1999

Sisteme yönelik çıkışları yüzünden Erzincan Valiliği'nden merkeze alınan Recep Yazıcıoğlu, eleştirilerine devam edeceğini söyledi. Siyasetçilerin kendisine iyi dayandıklarını ifade eden Yazıcıoğlu, ‘‘Bana 32 yıl tahammül edenlere teşekkür ediyorum’’ dedi.

ERZİNCAN Valiliği görevinden son kararnameyle merkeze alınan Recep Yazıcıoğlu, ‘‘Sistemi eleştirmeye devam edeceğim’’ dedi. 32 yıllık idarecilik yaşamında hep doğruları söylediğini belirten Vali Yazıcıoğlu, ‘‘Yine de dilime 32 yıl tahammül edenlere teşekkür ediyorum’’ dedi. Görev yaptığı illerde kalkınmaya dönük proje ve çalışmalarıyla ünlenen, idari sistemli ilgili sert eleştirileriyle şimşekleri üzerine çeken Vali Yazıcıoğlu'nun Erzincan Valiliği'nden alınması, kent halkını üzdü. Meslek kuruluşları temsilcileri, başarılı bir valinin başka yere gönderilmesiyle Erzincan'ın kaybedeceği görüşünü savundu. Koalisyon ortağı partilerden MHP'nin Erzincan İl Başkanı Avni Altınok, ‘‘Yazıcıoğlu, Erzincan'da 9 yıldır görev yapıyordu. Alınması bizce normal. Ancak, kendisi bir başka ilde değerlendirilebilirdi. Merkez valiliğine alınmasına üzüldük’’ dedi.

TEŞEKKÜR EDERİM

Vali Recep Yazıcıoğlu ise Erzincan Valiliği'nden merkez valiliğine tayiniyle ilgili kimseye kırgın olmadığını söyledi. Yaklaşık 9 yıldır görev yaptığı Erzincan Valiliği'nden alınma nedenini yüksek sesle düşünmeye bağlayan Yazıcıoğlu, siyasete gireceği sinyalini verdi. 5.5 yıl Tokat'ta, 2 yıl da Aydın'da valilik yaptığını hatırlatan Recep Yazıcıoğlu, sisteme yönelik eleştirilerini kaymakamlık döneminden beri yaptığını ifade etti. Dilini kesmesinin mümkün olmadığını belirten Yazıcıoğlu, şunları söyledi: ‘‘Dilim, yeni icat olmadı. Kaymakamken de o dil vardı. Bir yerde dilimiz bizi 32 yıl sonra yemiş oldu. Bu tasarruf, dilimden olmuş olabilir; itirazım yok. 32 yıldır yönetici olarak bana nasıl tahammül edildi merak ediyordum. Tokat'tan ayrıldığımda Rahmetli Özal'a da bana 5.5 yıl tahammül ettiği için teşekkür etmiştim. Şimdi yine bana 32 yıl tahammül ettikleri için siyasilere teşekkür ediyorum.’’


DİLİMİ KESEMEM

Bundan böyle de konuşmaya devam edeceğini ısrarla vurgulayan Yazıcıoğlu, sisteme yönelttiği eleştirilerin bir zamanlar fantazi olduğunu, hep uç fikirler gibi geldiğini kaydetti. Yazıcıoğlu, ‘‘Hep uç fikirler gibi gelmişti. Bu sözlerin yansımasını bugün görüyoruz. Dilimiz vardı; hep olmaya devam edecek. Yani bu dilden vazgeçemeyiz. Dilimizi kesecek halimiz yok. Bunları söylemeye devam edeceğiz’’ dedi.

Halk istesin siyasete girerim

Vali Recep Yazıcıoğlu, siyasete gireceği sinyalini verdi, şunları söyledi: ‘‘Babam derdi ki, 'Oğlum her işte bir hayır vardır.' Biz de bu işte hayır arıyoruz. Yargı yoluna kesinlikle gitmem, küskünlüğün ve tepkinin içine girmem. Söylediklerimiz halkın hoşuna gitmişse, o zaman ne görev düşerse, yaparız. Hangi platformda, resmi, özel, siyasi, idari hangi alanda bize ihtiyaç varsa, her görevi yaparız. Türkiye'de kesintisiz ve uç noktalarda bir hoş seda bıraktığımı zannediyorum.’’

Tantan'ın genelgeleri benim fotom

Meslek yaşamında hep doğrudan yana olduğunu vurgulayan Yazıcıoğlu, İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın genelgelerine atıfta bulunarak, ‘‘Bakın geçtiğimiz gün İçişleri Bakanı bir tamim yayınladı. O tamim benim fotoğrafımı çizmiyor muydu? Kırmızı ışıkta durulacak, Mercedes'e binilmeyecek. Halktan kopuk olunmayacak. İsraf ve şatafat içinde görev yapılmayacak. Bu bir taktir değil miydi? Bu niye böyle oldu?’’ dedi

Kaynak:
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/bana-iyi-dayandilar-39104211

Süper valiye süper kızak


Süper valiye süper kızak

 26.09.1999

Valiler kararnamesi dün Cumhurbaşkanı'nın onayından çıktı. Süper vali olarak nitelendirilen Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu kızağa alındı. Recep Yazıcıoğlu'nun kızağa alınmasına ‘‘Polisten vali mi olur?’’ demesi neden oldu.


İki aya yakın süredir koalisyonda üzerinde pazarlık yapılan valiler kararnamesi sonunda Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in onayından çıktı. Kararnameyle ‘süper vali’ olarak isimlendirilen Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu kızağa alındı. Yazıcıoğlu'nun kızak görev olan merkez valiliğine çekilmesine iki gün önce söylediği ‘‘Polisten vali mi olur?’’ sözleri neden oldu.

Kararname taslağında Denizli'ye atanması planlanan Yazıcıoğlu'nun yeri bu sözleri üzerine emniyet kökenli valiler ve il emniyet müdürlerinden gelen yoğun tepkiler üzerine merkez valiliği olarak değiştirildi. Yazıcığolu, Marmara felaketinin ardından birçok kişi tarafından ‘deprem bölgesi valisi olsun’’ diye önerilmişti.

Kaynak:
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/super-valiye-super-kizak-39104037

Merkez Valisi Recep Yazıcıoğlu: "77. yılında ülkemiz gelişme düzeyi bakımından sınıfta kalmıştır."



Merkez Valisi Recep Yazıcıoğlu: "77. yılında ülkemiz gelişme düzeyi bakımından sınıfta kalmıştır."

30 Ekim 2000

Merkez Valisi Recep Yazıcıoğlu ise 1930'larda yerel yönetimlere bütçeden ayrılan payın yüzde 20 olmasına rağmen bugün bu oranının yüzde 1,2'ye düşmesine dikkat çekerken, "77. yılında ülkemiz gelişme düzeyi bakımından sınıfta kalmıştır. Ülkenin altyapısı, kara, demir ve deniz yolları ile limanları ve enerji dünya standartlarına göre yok denecek seviyededir. Milli Eğitime ayrılan payda 115 ülke arasında 105. sıradayız. Sağlıkta ve diğer tüm alanlarda dünya sıralamasında ortada yer almaktayız" diyor.

Kaynak:
https://www.yenisafak.com/gundem/77-yildir-gelisemedik-2701701

Merkez Valisi Recep Yazıcıoğlu: Halk sisteme ortak olmalı



Merkez Valisi Recep Yazıcıoğlu: Halk sisteme ortak olmalı

18 Aralık 2002

Merkez Valisi Recep Yazıcıoğlu, dünyanın en büyük birkaç şehrinden biri olan İstanbul'un İl İdare Kanunu'nun öngördüğü model ile yönetilmesinin yanlış olduğunu söyledi. Yazıcıoğlu, "Ülkedeki sivil ve resmi önderler, sendika, oda, dernek ve benzeri sivil toplum kuruluşları, üniversiteler halkın önünde sistemi tartışmalıdırlar. Kurtarıcı bekleyen, Mehdi gözleyen mevcut anlayış sürdükçe yapılacak aydınlanma faaliyetlerinin zorluğu ve sürekliliği ortaya çıkacaktır" dedi.

İstanbul'a tek yönetim modeli

Türkiye'nin yapması gerekenin 'halkı sisteme ortak etmek' olduğunu vurgulayan Yazıcıoğlu, bunun külfetlerine katlanmayanların ise her zaman faturayı merkeze çıkaracağını kaydetti. İstanbul'u yönetecek valiyi uzun vadede seçimle belirlenmesini savunan Yazıcıoğlu, valinin de aynen Ankara'daki gibi bir kabinesinin bulunması gerektiğini kaydetti. Yazıcıoğlu, İstanbul'un yönetim modeli ile ilgili olarak, "KDV ve emlak vergisini il meclisi belirleyerek, bu gelirlerle il bütçesini oluşturmalıdır. Merkezi idare, orta vadede sadece valiyi atayacak, adalet ve polis dışındaki atamalarda merkeze git denmeyecektir. Büyükşehir Belediyesi ve genel idare birleşerek, tek idare bir şemsiyle olacaktır" dedi.

Valiyi halk seçerse ne olur?

Recep Yazıcıoğlu'na göre valinin halk tarafından seçilmesi halinde, İstanbul eyalet olacak. Bu modelin federe devletten tek farkı ise valinin Ankara tarafından atanması. Yazıcıoğlu'na göre, valinin yıllık icraat raporu il meclisinin üçte ikilik kararı ile reddedilirse vali görevden alınmalıdır.

Kaynak:
https://www.yenisafak.com/arsiv/2002/aralik/18/g9.html

Resul Tosun: Türkiye'nin büyük kaybı


Resul Tosun: Türkiye'nin büyük kaybı

6 Eylül 2003


Recep Yazıcıoğlu Türkiye'nin gündemine ilk kez Tokat Valiliği sırasında girmişti. Gazeteler kendisinden övgüyle bahsediyordu. Tokat'ın altını üstüne getiriyordu. Ben de Tokatlıyım.

Merak ettim kalktım Tokat'a gittim. Tarihi tam olarak hatırlamıyorum. 1988 ya da 89 olabilir. Valiliği ziyarete gittim. Özel kaleme valiyi ziyaret etmek istediğimi söyledim. Orada oturan sekreter, "İçeride, buyurun" dedi. Randevun var mı dur bi haber vereyim falan yok. Doğrudan beni içeri davet etti. Duymuştum kapısının herkese her zaman açık olduğunu ama bu kadar sorgusuz sualsiz valinin huzuruna çıkış doğrusu alışmadığımız bir şeydi.

Bir saat kadar sohbet ettik. Ama bu bir saat içinde ihtiyaç sahipleri girip çıkıyor ve hepsinin işini de anında bir telefon talimatıyla hallediyordu.

Tokat'a 4 yılda 50 yılda yapılan bütün hizmetlere denk hizmet vermişti. Bunu nasıl başardığını da konuşmuştuk. Kısaca vali işi mahallinde hallettiğini söylüyordu. Mesela diyordu, "Köy Hizmetleri Müdürlüğü'ne çimento demir lazım. Bakıyorum öteki müdürlüklerde çimento var, demir var. Onları alıp Köy Hizmetleri'nin işini görüyorum. Diğer müdürlüklerdeki ihtiyacı da aynı yöntemle karşılıyorum. Mevzuata uygun halledeceğim desen bir evrakın Ankara'ya gidip gelmesi 6 ay sürüyor. "

Yazıcıoğlu mahalli idarelerin güçlendirilmesini savunuyordu. Sistemin aksaklıklarını kendisine has mizahi bir üslubuyla anlatıyordu. Hakikaten zıpkın gibiydi. Tokat'ta efsane adam olmuştu.

Bir gün tebdili kıyafet traktör şoförü olarak şehre giriyor ve hakkında şikayet bulunan polisleri, bir başka gün hastane başhekimini yine tebdili kıyafet suçüstü yapıyordu. Tam bir halk adamıydı.

Daha sonra Yazıcıoğlu sisteme yönelik eleştirileriyle gündeme gelmeye başladı. Erzincan Valisi'ydi bir gün Etimesgut Havaalanı VIP salonunda karşılaştık. Kendisine, "Sen bir valisin, bir vali olarak sistemi bu kadar açık bir dille nasıl eleştiriyorsun? Seni hiç ikaz etmiyorlar mı?" dediğimde, "Herhalde konuşmamı istiyorlar" şeklinde yarı şaka yarı ciddi cevap vermişti. Ama 57. hükümet Yazıcıoğlu'na fazla dayanamadı. Merkeze çekti.

AK Parti iktidarında valiler kararnamesi hazırlanmadan önce kardeşi Ankara Milletvekili Mustafa Said Yazıcıoğlu'na Recep Bey için aklından geçen çok önemli bir mevkii düşünüp düşünmediğini sorduğumda onun yine valiliği tercih edeceğini söylemişti.

Yazıcıoğlu özgür düşünen, düşündüğünü de fütursuzca ifade edebilen sıra dışı bir valiydi. Benim ilgimi valiliğinden çok sistemin aksaklıklarını giderek önerileri çekiyordu. Yönetimde istikrar için köklü değişiklikler yapılmasını savunuyordu.

O da başkanlık sistemini savunanlardandı.

O sıradan bir vali değildi. Düşünen ve ulusal çapta çözüm üreten bir valiydi.

Doğrusunu söylemek gerekirse devlet Recep Yazıcıoğlu'ndan gereği kadar istifade etmedi. Ama edebilirdi.

Etme imkanı vardı. Lakin Yazıcıoğlu'nun yolunu Ankara'ya gelirken, o meş'um trafik kazası kesti.

Dün bu yazıyı yazarken beyni ölmüş ama henüz ruhunu teslim etmemişti. Doktorlara sordum, dönüşü yok denecek kadar zor dediler.

Kendimi öz kardeşimi kaybetmiş gibi hissettim.

Kaynak:
https://www.yenisafak.com/arsiv/2003/eylul/06/rtosun.html

Mehmet Şeker: Yeni görev


Mehmet Şeker: Yeni görev

29 Eyl 1999, Çarşamba

Vali Recep Yazıcıoğlu''nun görevden alınması üzerine, Erzincanlılar Birliği adına açıklama yapan Başkan Hüsamettin Şanal, "Valimizin şık olmayan bir şekilde görevden alınması gönlümüzde deprem yaratmıştır" diyerek bu karardan vazgeçilmesini istiyor. Buna karşılık İzmit ve Sakaryalı okurlarımızdan gelen faks ve telefonların sonucu ise, "Recep Yazıcıoğlu bizim valimiz olsun" şeklinde özetlenebilir.

İçişleri Bakanı olsun diyenler de var, "Bölgeye koordinatör vali olarak atansın" diyenler de.

Hepsine hak vermek gerekir ama bence Başbakan olması, daha iyi bir çözüm. Hazır Ecevit de Amerika''dayken!..

Şimdi bu lafı da gırgıra alacaklar çıkacaktır, biliyorum. Evet, şaka tarafı var elbet. Fakat düşün şaka payını, tıpkı darasını düşer gibi, geriye ne kalır: Yazıcıoğlu Başbakan olsun! Bugün değilse, yarın... Fena mı olur Allah aşkına? Gerçi, çok şükür aday sayımız hiç de az değil ama, olsun! Aday ne kadar çok olursa, o kadar iyi demektir!..

KAYNAK:
https://www.yenisafak.com/yazarlar/mehmetseker/-bir-tarih-aydinlaniyor-44053

Yazıcıoğlu: 'Geç bile kaldılar'


Yazıcıoğlu: 'Geç bile kaldılar'

27 Eylül 1999

Merkeze alınan Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu, kararın kendisi için sürpriz olmadığını belirterek "16 yıldır bekliyordum, görevden almada geç bile kaldılar" dedi.

ANKARA- Hükümetin hazırladığı valiler kararnamesi ile sürpriz bir şekilde merkeze alınan ve renkli kişiliği ile bilinen Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu, yapılan tasarruf karşısında bir şey söylemesinin mümkün olmadığını ancak kendisinin görevde bulunduğu süre içinde hep doğruları söylediğini ve radikal çözümler önerdiğini ifade etti. Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu, "Bu tasarruf karşısında yargıya gidecek değiliz, bizim için önemli olan halkın yargısıdır. Halk eğer bizi söylediklerimizle başarılı buldu ise bu bizim için yeterlidir" diye konuştu.

"Sistemi eleştirdim"

Yeni Şafak'a açıklamalarda bulunan Yazıcıoğlu, valilik görevinde bulunduğu 16 yıl boyunca hep sistemi eleştirdiğini ve sistemin aksak yönlerini ortaya koymaya çalıştığını söyledi. Yazıcıoğlu, "Biz sistemle kavga ettik, sistemle kavga eden adama tahammül edilmesi az bir şey değil. Birilerinin çıkıp bunu söylemesi gerekiyordu. Bu bize nasip oldu. Bundan sonra da gerçekleri söylemeye devam edeceğiz. Türkiye artık konuşmalı ve sorunları ortaya koymalı. Benim söylediklerim toplumun çeşitli kesimlerinden hep kabul gördü. Halk aykırılığımı sevdi. Benim için önemli olan budur, yoksa hükümetin yaptığı tasarruf kendi düşüncelerini ve bakış açısını bağlar" diye konuştu. Merkeze alınmasının kendisi için sürpriz olmadığını vurgulayan Yazıcıoğlu, "Ben vali olduğum günden bu yana bu söylediklerimden dolayı hep alınmayı bekledim. Ancak bu 16 yıl sonra gerçekleşti" dedi.

"Dilimden memnunum"

Merkeze çekilmesi ile ilgili olarak bazı gazetelerde 'dili yüzünden alındı' değerlendirilmelerinde bulunulduğunu hatırlatan Recep Yazıcıoğlu, şöyle konuştu: "Doğduğum günden beri dilimden hiçbir şikayetim olmadı. Ben halimden memnunum. Bu dil hep gerçekleri söyledi. Bu dil, 'sistem yozlaştı, sistem değişmeli, özgürlükler gelmeli, demokrasi işletilsin ve daha da önemlisi sivillik olsun' dedi. Ancak birileri bu söylediklerimden rahatsız olmuş olabilir, bu da onları bağlar. Ben şimdiye kadar dilimin beni kötü bir yola ittiğini görmedim, söylediklerim hep doğruya doğru oldu."

"İl başkanı olmadım"

Vali Recep Yazıcıoğlu, görevde bulunduğu süre içinde hiç bir zaman bir parti güdümüne girmediğini ifade ederek, "Ben hiçbir dönemde partizanlık yapmadım, parti ile gidip gelmedim. Daha da önemlisi il başkanı olmadım ve olmam da mümkün değil. Ben başkaları gibi kahrımdan konuşmadım, her şeyi her şeye rağmen dobra dobra söyledim" dedi.

"Çoluk çocuk dediler"

Yazıcıoğlu şöyle devam etti: "İlk defa 1984 yılında Tokat'a vali olarak atandım. Bu göreve geldiğimde 36 yaşında idim. Bana bu iş çoluk çocukla olmaz dediler anca bir süre sonra konuşmalarım ve çözüm önerilerim karşısında şaşırıp kaldılar. Beni aykırılığıma rağmen kabullendiler. Görevde bulunduğum süre içinde hiç bir partinin isteklerine karşı eğilmedim. İl başkanı pozisyonuna düşmedim. Zaman zaman da düşmeyeceğimi söyledim. Benim bu tutumum karşısında bazı kimseler beni kıyasıya eleştirdi, koltuğundan olursun dediler. Ben bu makama koltuktan bir şey olmaya değil koltuğa bir şey vermeye geldim."

"Kırgınlık bize yakışmaz"

Yapılan tasarruftan dolayı kırgın olmasının mümkün olmadığını belirten Erzincan eski Valisi Recep Yazıcıoğlu, "Bazılarının şer gibi gördüğü şeylerde mutlaka bir hayır vardır. Şimdi bizi merkeze aldılar, bu demektir ki sistemin değişmesi konusundaki taleplerimiz bu defa daha gür olacaktır.

Mevla görelim neyler neylerse güzel eyler" dedi.

Kaynak:
https://www.yenisafak.com/gundem/gec-bile-kaldilar-592965

Yazıcıoğlu kükredi




Yazıcıoğlu kükredi

27.09.1999

Halk arasında 'Süper Vali' olarak bilinen Erzincan eski Valisi Recep Yazıcıoğlu, basında çıkan 'sivri laflar ediyor' şeklinde haberleri eleştirerek, 'Ben 31 yıldır yüksek sesle düşünüyorum' dedi.

Erzincan eski Valisi Recep Yazıcıoğlu, Valiler Kararnamesi ile merkeze alınmasında "sivri laflar etmesi yatıyor" şeklinde basında çıkan açıklamaları sert bir dille eleştirdi. Önceki gün Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in onayladığı yeni Valiler Kararnamesi ile merkeze çekilen 4 vali arasında yer alan ve yaptığı başarılı çalışmalar ile halk arasında "Süper Vali" olarak adlandırılan Erzincan eski Valisi Recep Yazıcıoğlu, görevden alınmasını ve gelecekle ilgili düşüncelerini gazetemize açıkladı. Devletin değişik kademelerinde yaklaşık 31 yıldır çalıştığını kaydeden "Bugün beni görevden aldıklarını zannetmiyorum. Hele başarısızlığımdan dolayı aldıklarını hiç zannetmiyorum. Bu memleketin kenarına, köşesine izler bıraktığımı zannediyorum" dedi. Basında yer alan, "(Polisten Vali mi olur?)" sözünün, Emniyet kökenli valilerin tepkisini çektiğinize inanıyor musunuz?" sorusuna Yazıcıoğlu, şu karşılığı verdi: 

"Geçtiğimiz aylarda polis devleti ile ilgi yazdığım makaleden bir gazete alıntı yaptı. Polis devleti mi olacağız? Sivil toplumu mu olacağız? Ben bunları hep yüksek sesle getirdim. Türkiye'nin gündeminde bu konular hep oldu ve olacak. Benim derdim şahıslarla değil. Ben bir ilkeden, bir prensipten, bir polis devleti espirisinden bahsettim. Ancak neden bundan bahsettiğim tartışılmadı. Benim valiliğim tartışıldı. Aslında söylediklerimin tartışılması lazımdı. Ama önemli değil. Biz söylediklerimizin sahibiyiz. Ve bunların incelenmesi, tartışılması tekrar gerekir."

 
VALİLİK SİYASİ GÖREV

 Yazıcıoğlu, valilik görevinin siyasi bir görev olduğuna işaret ederek, "Valiler hükümetlerin idari ve siyasi temsilcileridir. Hükümetin tasarruflarını da yadırgamamak gerekir. Valilik görevim boyunca benim başarımda ki ölçü, liyakat olmamıştır. Her konuda, her alanda başarı liyakat olsaydı, ülkemde farklı yerlerde olurdum. Ancak, politik ve hissi değerlendirmeler her şeyin önüne geçiyor, liyakat da göz ardı ediliyor" dedi. Valilik görevlendirmelerinde önemli rolleri olduğunu ifade eden Yazıcıoğlu, "Görevler verilir ve alınır, takdir hükümetindir. Ama kamuoyunun da takdiri önemlidir. Kamuoyu bizi bir yerlere getirdiyse kimse bizi o yerlerden alamaz. Hükümetlerin getirdiği yerlerden hükümet alabilir" diye konuştu. 


SESLİ DÜŞÜNÜYORUM 

Açıksözlü bir bürokrat olarak yıllarca adından bahsettiren Yazıcıoğlu, kendisinin açıksözlülüğünün dün de var olduğunu, bugün de var olacağını vurgulayarak, "31 yıl boyunca bize tahammül edildi. Bu görevi başarı ile bitirdim. Valilik defteri kapandı. Ancak başka defterler açılır. Hakkımda hayırlısı buydu. Bu da oldu. Bana verilecek görevleri bundan sonra da başarıyla yerine getirmeye hazırım" dedi.

Kaynak:
Türkiye Gazetesi, https://www.turkiyegazetesi.com.tr/Genel/a22578.aspx

Recep Yazıcıoğlu: Üzülmedim diyemem



Recep Yazıcıoğlu: Üzülmedim diyemem

01.10.1999 

Başarılı çalışmalarının yanı sıra, keskin çıkışları ve eleştirileriyle tanınan Recep Yazıcıoğlu, Erzincan Valiliği'nden merkeze alınmasıyla ilgili olarak şöyle diyor: ‘‘Ölünceye kadar vali olacak değildik. Bana sürpriz olmadı. Ama insan 31 yıl süren görevden hemen pasifize edildiği zaman ‘hiç üzülmedim' demek mümkün değil.’’


Partilerde konuşmak daha zor


Eleştirel konuşmalarıyla dikkat çeken ve Valiler Kararnamesi’yle sürpriz bir şekilde merkeze atanan eski Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu, siyasi partileri ‘yasakçı’ olarak niteledi. Genel başkanlara biat edemeyeceği için siyasete atılmasının zor olduğunu belirten Yazıcıoğlu, halkı da ‘‘Milletimizi de pek anlayabilmiş değilim’’ diyerek eleştirdi. Yazıcıoğlu, ‘‘Biz bu işleri, 31 yıl tarafsız yapmaya çalıştık, bertaraf olduk. Bize, epey bir zaman tanındı. Ben devletime teşekkür ediyorum. Bana 31 yıl tahammül etti’’ diye ekledi.

Atatürk Havalimanı'nda gazetecilerin A'dan Z'ye sorularını yanıtlayan Yazıcıoğlu, parti kurmak konusunda da ‘finansörün durum vaziyeti’nin sorun olduğunu söyledi. Eleştirel konuşmalarını ‘Biri konuşsun dediler’ diye tanımlayan Yazıcıoğlu, merkeze atanmasını da ‘Biri konuşmasın dediler’ diye özetledi. Konuşmaya devam edeceğini belirten Yazıcıoğlu, şunları anlattı:


PARTİLER YASAKÇI 

Partilerden, bizi arayanlar var. Partilere girmek bir şey değil de biz disiplinel yapısıyla nasıl bağdaşacağız. Partilerde konuşmak yasak, partiler yasakçı. Biz de konuşan bir adamız. Bu partilerle de işimiz zor gibi görünüyor. Memurken daha rahat konuşuyorduk. Partinin programı var, genel başkanının söylemleri var. Bunlara biat edeceksin. Bizim biat işlerimiz biraz zayıf. O işlerde biraz müşkülat var gibi.


KONUŞMA KUYRUĞU 

Parlamentoda bile konuşmak mümkün değil. Biliyorsunuz millet bazen battaniyeye sarılıp, 5 dakika konuşmak için kuyruğa giriyor. Biz bürokraside konuşuyorduk. 30 yıldır iyi konuştuk. Ama bu herhalde bir mesajdır. Bu kadar konuşanın başına pek de iyi şeyler gelmiyor.


PARTİ KURMA PARAYLA 

Konuşabileceğimiz parti var mıdır bilmiyorum. Türkiye'de yarın ne olur? Herkes bir arayış içinde gibi. Parti parayla kuruluyor. Parayla parti kurdun mu, bu sefer o para, finansörün durum vaziyetiyle irtibatlı oluyor. Yani parasız olmaz, paralı olmaz. Bu demek ki Türkiye'de siyaset çok zor bir zanaat. Kurulan tek kişilik partileri gördük. Hepsi boyunun ölçüsünü aldı. Söylemse söylem, paraysa para vardı onlarda, işe yaramadı. Milletimizin derdini pek anlamış değiliz. Derdi var mı o da belli değil.


KONUŞSUN- KONUŞMASIN 

Kaymakamken de rahat durmuyorduk. 30 yıldır konuşuyorum. ‘Bu yeni icat oldu’ diyorlar. Benim söylemediğim şey hiç olmadı ama neden şimdi göze battı, onu pek anlamış değilim. Özal döneminde dostlarımız, ‘Biraz frene bas’ derlerdi. Biz frene basamıyoruz. ‘‘Adamın biri konuşsun’’ dediler, şimdi ‘adamın biri konuşmasın’’ deniyor. Öyle lüzum görülmüş, biz de saygı duyuyoruz.


SİVİL TOPLUM ADINA 

Tabii polis devletiyle ilgili söylemlerimiz oldu, yazılar yazdık. Dedik ki ‘Sivil emniyet müdürü Türkiye’de zaten söz konusu değil. Ama sivil görevlere bazen emniyet müdürleri de geliyor. Şüphesiz içinde başarılı olanlar var. Ama bir kapı sonuna kadar açılmamalı.' Bunlar sivil toplum adına söylenen şeylerdi.


A TAKIMIYLA ÇALIŞMAK 

Merkez valisi olan 120 kadar arkadaşımız var. Geçmiş yıllarda da söylemiştim. Bu arkadaşlarımızın birikiminden neden genel müdür, danışman, müsteşar olarak yararlanılmıyor. Ama müsteşarlar da genel müdürler de siyasetten geliyor. Yani odacılık bile neredeyse siyasi kurum olacak. Bu kadar siyasete bulaşmış bir yapıdan verim çıkmaz. Halbuki tek politikacı bakandır, onun yanındakiler teknisyendir. Bakana, yanlışlarında karşı çıkacak kişilerdir. Biz de ‘başüstüne’den başka bir şey yok. Rahmetli Özal'ın, A takımıyla çalıştığı zamanki verimiyle, B takımına terfi olduğu zamanki verimi farklıdır. Ama hiç kimse A takımıyla çalışmak istemez.


LİYAKAT DEĞİL MENSUBİYET 

Türkiye'de çok güzel insanlar var ama her zaman liyakat geçerli olmuyor, mensubiyet geçerliliklerin önüne geçiyor.

Kaynak:
Hürriyet Gazetesi, https://www.hurriyet.com.tr/gundem/devlet-parasiyla-yagcilik-39105162

"BAĞIŞ YAPARAK ARAŞTIRMALARA VE İÇERİĞE" DESTEK OLMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

En Popüler Yayınlar

Necdet Başoğlu: Adını tarihe yazdıran vali

Necdet Başoğlu: Adını tarihe yazdıran vali 12 Eyl 2020 Bugün sizlere “Efsane Vali” olarak gönüllerde taht kurmuş bir kişiden bahsetmek istiyorum. Süper vali ve aynı zamanda 4. Murat lakabı da takılan bu vali, Yine Türkiye’de nam yapmış ve doğum yerleri aynı olan, Devlet eski Bakanı Adnan Kahveci ile aynı kaderi paylaşmıştı. İkisi de elim bir trafik kazası sonucu hayatlarını kaybetmiş, Türkiye’yi yasa boğmuştu. Evet, Recep Yazıcıoğlu, Türkiye Cumhuriyeti tarihine adını yazdırmış önemli bir bürokrat idi. O’nunla ilgili her ne okuduysam, Ne gördüysem, Duygulanmışımdır. Merhum Yazıcıoğlu, sıra dışı yönetim şekli ve aykırılığıyla bir kesimin oklarını üzerine çekerken, bir kesimin de gönlünde taht kurmuştu. Ayrımcılık yapmaması, Üstünlük taslamaması ve kendini görev yaptığı yerleri iyileştirmek için paralamasıyla tanınmış, Merhum Cumhurbaşkanı, Başbakan ve ANAP’ın Kurucusu ve Genel Başkanı Merhum Turgut Özal’ın desteğiyle Türkiye’nin en genç valisi olmuştu. Kimdi bu Recep Yazıcıoğlu? Türkiye...

Yavuz Donat: "Recep Yazıcıoğlu"

Yavuz Donat: Recep Yazıcıoğlu   30 Aralık 2012, Pazar Denizli'deydik... Vali Bey'le beraber... Öğle yemeği yiyecektik. "Gel" d emişti: -Çarşıda esnaf topluca yemek yiyor... Onlarla birlikte yiyelim... Esnafın derdini de dinlersin. Gitmiş ve yazmıştık. Onu da zamansız kaybettik... Trafik kazasında. Dostumuzdu... Çoğu kez makam aracına binmez, yürürdü. Bir gün... Erzincan Valisi iken... Ankara'ya gelmiş. Yürüyerek Başbakanlığa gitmiş. Bu sırada görevli durdurmuş: -Hoop hop hemşehrim... Dur... Kimsin?... -Ben Erzincan Valisi'yim... -Yok yaaa... Sen Erzincan Valisi'ysen ben de Fransa Cumhurbaşkanı'yım... Delinin zoruna bak... Valiymiş... Dur bakalım... Kimliğini çıkar. "Efsane valiydi." Halkın içindeydi. Kaynak: https://www.sabah.com.tr/yazarlar/donat/2012/12/30/recep-yazicioglu

KÖPRÜ'DE DUYGUSAL BULUŞMA

KÖPRÜ'DE DUYGUSAL BULUŞMA ARKA PLAN MERHUM RECEP YAZICIOĞLU'NUN HAYTINDAN KESİTLERİ EKRANA TAŞIYAN "KÖPRÜ"NÜN OYUNCULARIYLA "SÜPER VALİ"NİN EŞİ VE ÇOCUĞU İLK KEZ BİR ARAYA GELDİ. ESKİŞEHİR'DEKİ BÜYÜK BULUŞMAYI MİLLİYET TELEVİZYON ADIM ADIM İZLEDİ.  

Yazıcıoğlu: "Bordromdan utanıyorum"

  Yazıcıoğlu: "Bordromdan utanıyorum" Aydın Valisi Recep Yazıcıoğlu, "Ben 3.5 milyon lira maaş alırken, aynı bordrodan 500 bin lira maaş alanlar var" dedi.

Kamu hizmetleri motivasyon kuramı çerçevesinde vali Recep Yazıcıoğlu'nun mülki idare amirliği dönemi üzerine bir inceleme

  Kamu hizmetleri motivasyon kuramı çerçevesinde vali Recep Yazıcıoğlu'nun mülki idare amirliği dönemi üzerine bir inceleme  Çalışmada, Vali Recep Yazıcıoğlu'nun bir mülki idare amiri olarak sergilemiş olduğu tutum ve davranışlar, Kamu Hizmetleri Motivasyon Kuramına göre analiz edilmiştir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çalışmanın kuramsal boyutu olan Kamu Hizmetleri Motivasyon Kuramı incelenmiştir. Yine bu bölümde çalışmanın araştırma tasarımı olan nitel araştırma yöntemi ve bu yöntemin alt dalları olan "Tarihsel Araştırma Tekniği, Betimsel Araştırma Tekniği, Sözlü Tarih Tekniği, İçerik-Doküman Analizi ve Yarı Yapılandırılmış Mülakat Tekniği" incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünü literatür taraması oluşturmaktadır. Bu bölümde mülki idare amirlerinin hatıraları, kamu yönetimi reform raporları ve mülki idare araştırmaları incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Tanzimat'tan günümüze kadarki süreçte mülki idarede yaşanan dönüşüm tartışılmıştır. So...

Denizli Valisi'nin rafting keyfi...

Denizli Valisi'nin rafting keyfi... 20.06.2003 Denizli Valisi Recep Yazıcıoğlu, doğa yürüyüşü ve dağ tırmanışlarından sonra, bu kez Büyük Menderes Nehri'nde rafting yaptı. Çal ve Bekilli ilçelerindeki incelemelerinin ardından Büyük Menderes Nehri'ne inen Vali Yazıcıoğlu, Antalya'dan gelen 6 kişilik ekiple bota binerek rafting yaptı. Oldukça heyecanlı dakikalar yaşadığını anlatan Yazıcıoğlu,  ''Çoruh Nehri'nde ve Fırtına Deresi'nde rafting yaptım. Orada 5. derecede tehlikeli yer sayısı 4'ü geçmez. Burası öyle değil. 7 kilometre boyunca 5. derecede tehlikeli yerler mevcut. Bugüne kadar keşfedilmemiş ama bu da rafting için Büyük Menderes'in çok uygun olduğunu gösteriyor''  dedi. Kaynak: https://www.milliyet.com.tr/gundem/denizli-valisinin-rafting-keyfi-5171836

“Rahmetli öğretti” - Erzincan'da 12 ayda 12 spor

“Rahmetli öğretti” - Erzincan'da 12 ayda 12 spor Rafting, yamaç paraşütü, buz tırmanışı, trekking, offroad, dağ bisikleti, base jump, kayak, dağcılık, motokros, planör, parasailing... Bu sporların hepsini aynı şehirde ve neredeyse yılın 12 ayı yapabilmenin mümkün olduğunu biliyor musunuz? Erzincan yıllardır ‘zorunlu ara’ verdiği spor turizminin merkezi olma hayaline kavuşmak için gün sayıyor. Kahvelerden tek tek topladığı gençler, sokaklardan alıp zorla raftinge götürdüğü çocuklar bugün birer yetişkin sporcu olarak ‘Süper Vali’ yi hâlâ saygı, sevgi ve özlemle anıyorsa... Erzincanlı’nın her iki lafından biri “Rahmetli öğretti” ya da “Rahmetli söylemişti” diye başlıyorsa... Onun açtığı yolda bugün Erzincan’da Dünya Yamaç Paraşütü Şampiyonası düzenleniyor ve seneye de büyük finalin Erzincan’da yapılmasına karar verildiyse... Vali Recep Yazıcıoğlu ’nu anmadan bir Erzincan yazısı olmaz! Halk arasında ‘Süper Vali’ diye tanınan Recep Yazıcıoğlu 1991’de Erzincan’a atandığında şehrin o...

ARAŞTIRMALARA DESTEK OLUN!

VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)  "VALİ-İ VİLAYET, HADEME-İ DEVLET" Vali Recep Yazıcıoğlu hakkındaki araştırma projemize belge, fotoğraf, kaynak desteğinde bulunmak için iletişim adresi: mnergiz@live.com İlginiz için teşekkür ederim. Muhammet Negiz | Proje Koordinatörü

Kronolojik Arşiv

UNUTULMAYAN VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)

Bu Blogda Ara

Destek Olunuz & Donate !التبرع بالمال

ÖĞRENMEYİ SEVMEK

"Bilgiye sahip olarak doğmuş birisi değilim. Yalnızca öğrenmeyi ve öğretmeyi seviyorum."
Konfüçyüs

"Bilgi, ahlaki hareketten kalan şeydir."
Nurettin Topçu

Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!... İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar. Yahya Kemal Beyatlı
UNUTULMAYAN VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)

Koordinatör:

Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ

_________________________________________
*Bilgi, belge ve doküman paylaşımı için:
mnergiz@live.com

Son 1 Yılın Popüler Yayınları

Proje Koordinasyonu

Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ

Recep Yazıcıoğlu’nun kamu yöneticiliği mirasını arşiv, sözlü tarih ve yönetim bilimi perspektifleriyle belgeleyen dijital araştırma platformu.

“Unutulmayan” bir kamu yöneticisini anlatmanın en güçlü yolu, hatırayı belgeyle; anlatıyı bağlamla; liderliği ise kurumlarla birlikte okumaktır.
Platformun editoryal yaklaşımı