Dijital Araştırma ArşiviProje Koordinatörü: Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ
Güncel Çalışmalar

Araştırma notları, belgeler ve incelemeler

Anahtar kelime bulutu yerine, içerikler doğrudan araştırma alanları ve arşiv üzerinden erişilebilir durumda tutulur.

Sessizliğin İçinden Gelen Ses: Turan Yalçın ve Recep Yazıcıoğlu Mirası


 Sessizliğin İçinden Gelen Ses: Turan Yalçın ve Yazıcıoğlu Mirası
İşitme engelli yazar Turan Yalçın, efsanevi Vali Recep Yazıcıoğlu ile olan anılarını ve onun yönetim anlayışını "Liderlik Sırları" kitabında anlatıyor.




Yükleniyor: 243967/243967 bayt yüklendi.

Yazar Turan Yalçın Vali Recep Yazıcıoğlu’nun Liderlik Sırlarını Anlattı

 


Yazar Turan Yalçın Vali Recep Yazıcıoğlu’nun Liderlik Sırlarını Anlattı

Bazı hikâyeler yalnızca bir kişinin hayatını değil, aynı zamanda bir dönemin ruhunu da anlatır. 1967 yılında Tokat’ta doğan ve henüz ortaokul yıllarında geçirdiği bir hastalık sonucu işitme kaybı yaşayan Turan Yalçın’ın kaleme tutunarak kendine yeni bir yol açması, bu tür hikâyelerden biridir. Sessizliğin içinden yükselen bu yazma çabası, zamanla gazeteciliğe, oradan da kitaplara uzanan bir üretim serüvenine dönüşmüştür.

Bu serüvenin dikkat çekici duraklarından biri ise, kamu yönetimi alanında iz bırakan isimlerden Vali Recep Yazıcıoğlu ile kurulan erken dönem temastır. Henüz lise öğrencisiyken yazdığı yazıların Yazıcıoğlu tarafından okunması ve teşvik edilmesi, bu hikâyenin yönünü belirleyen önemli kırılma anlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Yalçın tarafından kaleme alınan ve nisan ayında üçüncü baskısı yapılan “Recep Yazıcıoğlu’nun Liderlik Sırları” adlı kitap ise yalnızca bir liderin biyografisini sunmakla kalmıyor; aynı zamanda liderlik ve bürokrasiye dair bir bakış açısı öneriyor.

Bu röportaj, bir yandan tüm zorluklara rağmen üretmeye devam eden bir yazarın çabasına tanıklık etmeyi amaçlarken, diğer yandan Yazıcıoğlu’nun liderlik ve yönetim anlayışının bıraktığı etkiyi yeniden gündeme taşımayı hedefliyor. Çünkü bazen bir kitabın değeri, yalnızca anlattığı kişide değil; okurda uyandırdığı “ben de yapabilirim” duygusunda saklıdır. Bu söyleşinin, okura yeni bir bakış açısı kazandırmasını ve kendi potansiyelini sorgulamasına vesile olarak ilham vermesini temenni ederim.

Muhammet Negiz
(Karadeniz Teknik Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü Araştırma Görevlisi)

 

Kendinizden bahseder misiniz? Gazetecilik yolculuğunuz nasıl başladı?

1967 yılında Tokat’ın Pazar ilçesinde doğdum. Ortaokul 1. sınıfta menenjit hastalığı sonucu işitme engelli kaldım. Bu beni yazmaya sevk etti. Lisede düzenli olarak Tokat Sesimiz Gazetesinde yazmaya başladım. En iyi okurlarımdan bir tanesi de o zamanın Tokat Valisi Recep Yazıcıoğlu idi. Halen yazmaya ve kitaplar yayınlamaya devam ediyorum.


Recep Yazıcıoğlu ile ilk temasınız ne zaman ve nasıl oldu?

15 Mayıs1984 tarihinde Tokat’a vali olarak atandığında ben lisede öğrenci ve Sesimiz Gazetesinde gönüllü köşe yazarıydım. Vali’yi destekleyen yazılar ve şiirler yazdım. O da okur, teşekkür eder, bana “Yarının büyük gazetecisine” diye imzalayarak Tokat’ı tanıtan kitaplar verirdi. Onları halen saklarım.


Onu ilk gördüğünüzde ya da dinlediğinizde sizde nasıl bir izlenim bıraktı?

Samimi, içten ve kibir olmayan bir insan izlenimi bıraktı. Gerçek sevgisini samimiyetle gösteren, duygularını açıkça anlatan ve konuşmayı seven bir insan izlenimi verdi.


Bu kitabı yazmaya sizi iten temel motivasyon neydi? Bir boşluğu doldurduğunuzu düşünüyor musunuz?

Genç Gelişim Dergisinde onun liderlik yönünü anlatan bir makalem, dergiyi yayınlayan Az Kitap sahibi Adem Özbay’ın dikkatini çekti. Bunu kitap yaparsam yayınlayacağını söyledi. Önce Akis Kitap’tan sonra Az Kitap’tan yayınladık. Oldukça da ilgi topladı. Bugün 3. baskısını yapmak bizi mutlu ediyor.



Bu kitap bir biyografi mi, bir tanıklık mı, yoksa bir duruş metni mi olarak okunmalı?

Kitap hem biyografi hem bir insanın yaptıkları ve hayatı örnek alınarak bir liderlik kitabıdır. Zaten kitapta hayat hikâyesi de,  anılar da, yorumlar da tespitler de, gençlere ve yöneticilere verdiği dersler de yer alıyor.


Yazım sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?

Yazmakta hiç zorlanmadım. Zaten şehir arşivi aşina olduğum bir yerdi. İnsan sevdiği ve değer verdiği insanın hayatını anlatırken hiç zorlanmıyor. Bunu kendi hayatımı anlattığım ama yayınlanmayan “ Anne Sesler Nerede” adlı kitabımda da yaşadım. Masa başına oturunca duygu ve düşünceler kendiliğinden akıyor.


Bu kitap daha çok bir gözlem mi, yoksa sizin yorumunuzun da güçlü olduğu bir anlatı mı? Yoksa bir bakış açısı mı kuruyorsunuz?”

Hepsi de var.  Hem gözlemlerim, hem bakış açısı hem Vali’ye yöneltilen eleştirilere cevap. Şiirler de yer alıyor ayrıca... 

Yazıcıoğlu’nu tek bir cümleyle tanımlamanız gerekse ne söylerdiniz?

Samimi ve halkı ile devletini seven bir insan.

Sizce onu diğer valilerden ayıran en belirgin özellik neydi?

Düşüncelerini açıkça ve cömertçe söyleyebilme cesareti… Halkına ve devletine olan sevgisini açıkça göstermesi...


Onu daha çok “iyi bir yönetici” mi yoksa “etkileyici bir lider” olarak mı görüyorsunuz?

Yöneticiliği de güzeldi. Eleştirilebilir ama bence  “öz gelişim lideri” ve yönetici olmak isteyenlere örnek gösterilecek liderdi.


Sizce Yazıcıoğlu bir istisna mıydı, yoksa temsil ettiği bir yönetim anlayışı var mıydı?

Bence olması gereken şeyleri anlatan, bunu açıkça söyleyen ve inandığı yönetim anlayışını yazılı ve sözlü anlatan insandı. İstisna değildi bence... Herkes onun yaptığını cesaretle yapabilir.

Sizi özellikle kamu yönetimi ve bürokrasi gibi konulara yönelten neydi?

İşlerin yavaş yürümesi gerçekten de hem halka hem de devlete hem mali külfet hem zaman kaybı... Bunu da ancak hızlı yaşayan, açık sözlü olan ve işi uzatmayan insanlar yapar. Bunun en güzel örneği Recep Yazıcıoğlu’ydu. İşler uzamasın, zamanında yapılsın.


Kitapta sık sık sistem eleştirisi görüyoruz. Sizce Türkiye’de bürokrasi gerçekten halktan kopuk mu?
  

Kopuk olan var, olmayan var. Son yıllarda bu konuda düzelmeler var. Yöneticilerimiz, bence, Recep Yazıcıoğlu hakkındaki kitaplar, dizi ve filmler sayesinde –onu örnek alarak- daha hızlılar ve halk ile iç içe yaşamaya başladılar.


Yazıcıoğlu sistemi değiştirmeye çalışan bir isim miydi, yoksa sistemle çatışan biri mi?


Gerektiği zaman siyasiler ile çatışan, gerektiği zaman da söz ve tavırları ile kamuoyu oluşturmaya çalışan insandı. Bunun için magazin programlarına bile çıkmaktan çekinmiyordu.

Bir bürokratın “kuralları zorlaması” sizce yenilik midir, yoksa risk midir?

Yenilikler risk alınmadan ortaya konulmaz. Risk alarak yenilikler ortaya koyan liderdi o.


Kitapta bürokratik direnç çok görünmüyor. Bu, anlatının bilinçli bir tercihi miydi?


O yönü pek dile getirmek istemedim. İnsanlara, gençlere  “siz de yapabilirsiniz” mesajı vermek ön plandaydı. Bilinen şeyi tekrar etmenin da anlamı olmazdı. Zaten kitapta çok tekrar olduğu eleştirileri de var ama bu daha çok pekiştirme, vurgu... Bazı konuları tekrar etmezsek insanlar unutuyor.

Kitapta “samimiyet”, “hız”, “halkla iç içelik” gibi kavramlar öne çıkıyor. Bunlar sizce bir liderlik tanımı mı yoksa bir ideal mi?

Bence bu özellikleri taşıyan insanları -makamı ne olursa olsun- halkımız seviyor ve anıyorlar. Bilim adamı, yazarlar ve devlet adamları için de bu geçerli... Zamanında anlaşılmayanlar da aradan geçen yıllarda anlaşılıyor.


Yazıcıoğlu’nun liderliği daha çok kişisel özelliklere mi dayanıyordu, yoksa bir sistem kurma çabasına mı?
  

Kişisel özelliklerini samimiyetle ortaya koyan bir insandı. Gönlünden geçenleri anlatıyordu. Onların çoğu günümüzde hayata geçti bence. “Bir kişi yaparsa herkes yapar” NLP tekniği[1] gibi bir şey.


Sizce bu liderlik modeli başka yöneticiler tarafından uygulanabilir mi?

Gayretli azimli ve fikirlerini anlatabilen herkes –bence- Recep Yazıcıoğlu gibi olabilir. Bugün Tokat Belediye Başkanı olan oğlu Mehmet Kemal Yazıcıoğlu da halk tarafından seviliyor bu yüzden…


Kitapta başarısızlıklara pek yer verilmemiş. Bu bilinçli bir tercih miydi?

Biz örnek gösterdik. Olumsuzlukları değil olumlu şeyleri anlatalım ki onlar akılda kalsın. Satır aralarında eleştirilere de cevaplar var.  Onu eleştirdiğimiz zamanlar da oldu. Kitapta ona da yer verdik.


Yazıcıoğlu’nun uygulamaları çoğu zaman “farklı” ve “alışılmadık” olarak anlatılıyor. Sizce bu bir yönetim tarzı mıydı yoksa kişisel refleks mi?

İşleri hızlı ve zamanında yapmanın olumlu sonuçları diyelim… 


Onu bir “girişimci bürokrat” olarak tanımlamak sizce doğru olur mu?


Tabii ki girişimciliği de vardı, Tokat’ta da şirketler kurdu. Bence TOKİ çalışmaları onun zamanında Yazıcıoğlu Semti’nin doğmasına sebep oldu. Bugün o model TOKİ olarak uygulanıyor ve milyonlar ev sahibi oluyor. Yazıcıoğlu Semti, Tokat’ın en güzel yerinde, halen duruyor. 

Bu tür bir liderlik, kişi ortadan kalktığında devam edebilir mi?

Onu örnek alan oğlu Mehmet Kemal Yazıcıoğlu,  bir tür babasının liderliğini devam ettiriyor bence... Babası kadar da eleştiriliyor ama o da gerekeni yapıyor. Liderlik, kişilere bağlı bir şey değil.  Bir bilim dalıdır ve kişiler ortadan kalktığında kalmaz. Akademide de,  iş dünyasında da çok iyi liderler var.

Kitapta Yazıcıoğlu oldukça olumlu bir çerçevede sunuluyor. Bu bir bilinçli tercih miydi?

Evet, “Sevgi, insanı hep olumlu düşünmeye sevk eder” derler. Aslında olumsuz yönler de var. Eleştirilere de yer verildi ama dikkatli okumayan göremez. Gençler olumlulukları görsün ki inanarak uygulasın istedim. Hani derler ya, “Olumsuzlukları babam da görür. Olumluyu görmekte hüner” diye…


Sizce bu kitap bir lideri anlatıyor mu, yoksa bir liderlik idealini mi?

Lideri anlatmanın yanında lideri gençlere örnek göstermek de var. Tokat’a üniversite ve lise okumak için yurtdışından gelen yabancı öğrenciler bile kitaba ilgi göstererek okuyorlar. Onu örmek alıyorlar.


Farklı ya da eleştirel seslere daha fazla yer verilseydi kitap nasıl değişirdi?

Kitap bir akademik çalışma değil, farklı seslere de yer verdik. Kitap hakkında eleştirilere de saygımız var. Sonuçta bir insanı anlattık. “İnsan” demek “hata yapan” demek ama hatayı da hep dile getirmek sorunları çözmez. Güzellikleri anlatmak daha güzel etki bırakıyor.

Bu kitabı okuyan birinin aklında ne kalmasını istersiniz?

“Bir lider örnek alınarak yeni liderler çıkarabiliriz” düşüncesi kalsın gelecek nesillere…


Bu kitap bir ilham metni mi, yoksa bir sorgulama çağrısı mı?

Herkes kendisini sorgulasın. Ben de gerçekten lider olabilir miyim? Çocuğum, yakınım olabilir mi? İlham alabilir mi? Kendini sorgulayan insan, başkalarını eleştirmeye zaman bulamaz. Birçok genç “Bize ilham verdi bu kitap. Biz de böyle kaymakam-vali olabiliriz” dedi. Kaymakamlara kitabı takdim ederken onlardan “Mutlaka okuyacağız” sözleri duyduk her zaman…


Bugünün genç yöneticileri bu kitaptan ne öğrenebilir?

Liderliği, samimiyeti, edebiyatın gücünü ve lider olmanın zor olmadığını ama çaba istediğini görebilir…

Okurlara bu kitap üzerinden vermek istediğiniz en temel mesaj nedir?

Liderlik öğrenilebilir ve bu da samimi olmaktan başlar…

Bugün Türkiye’de sizin gözünüzden “iyi yönetici” nasıl olmalı?

Samimi, halkını gerçekten kucaklayan, onlar gibi yaşayan ve sözünde duran... Kısaca kitapta anlatılan gibi…

Son olarak, sizce bu kitap bir geçmişi mi anlatıyor yoksa geleceğe dair bir öneri mi sunuyor?

Geçmişi iyi öğrenmeden geleceğe güvenle bakamayız. “Geçmişten ders al,  öğren ve geleceğe daha çok şey bırak” mesajı da var kitapta… 


Katkılarınız için teşekkür ederim.

Rica ederim.



[1] Kişisel gelişimde NLP (Nöro-Linguistik Programlama: Beyin-dil programlaması): Bireylerin düşünce, dil ve davranış kalıplarını anlayarak, bilinçaltı süreçleri yönetip kişisel dönüşümü destekleyen bir teknikler bütünüdür.

Atıf: Negiz, M. (2026). Sessizliğin İçinden Bir Kitap: Vali Recep Yazıcıoğlu’nun Liderlik Sırlarını Anlattı, Söyleşi, https://www.manset61.com/yasam/sessizligin-icinden-bir-kitap-vali-recep-yazicioglunun-liderlik-h58329.html

Basında “Bir Kamu Girişimcisi Vali: Recep Yazıcıoğlu” Semineri

 


Basında  “Bir Kamu Girişimcisi Vali: Recep Yazıcıoğlu” Semineri
 

Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu Hakkındaki Makale Tokat Hürsöz Gazetesinde Yazı Dizisi Oldu

  

Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu Hakkındaki Makale Tokat Hürsöz Gazetesinde Yazı Dizisi Oldu

Emeği geçenlere teşekkürü bir borç bilirim. 


İkinci bölüm 19 Mayıs 2025 tarihinde yayımlandı.


"Çıtaları Yükselten Vali: Recep Yazıcıoğlu" makale ulusal basında...

 

"Çıtaları Yükselten Vali: Recep Yazıcıoğlu"  makalesi ulusal basında  ses getirdi. Milli Gazete yazarı Sn. Adnan Öksüz tarafından kaleme alınan köşe yazısında  makaleye yer verildi.  Emeği geçenlere teşekkür ederim. 


"Çıtaları Yükselten Vali: Recep Yazıcıoğlu" Adlı Eser Üzerine Bir İnceleme

 

"Çıtaları Yükselten Vali: Recep Yazıcıoğlu" Adlı Eser Üzerine Bir İnceleme[†]

                                                                                                                                   Muhammet NEGİZ[*]
Arş.Gör., Karadeniz Teknik Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü
muhammetnegiz@ktu.edu.tr
ORC-ID: 0000- 0002-6939-7742

  Tokat’ta göreve geldiği 14 Mayıs 1984 tarihinde, Türkiye’de atanmış en genç vali olarak tanınan Vali Recep Yazıcıoğlu (1948-2003), kişilik özellikleri, idarecilik tarzı ve olaylara bakış açısıyla toplumun ve medya kuruluşlarının dikkatini üzerine çeken bir karakter olmuştur. Henüz kaymakamlık yıllarından itibaren (1971-1984) benimsediği sıra dışı idarecilik yaklaşımı, valilik döneminde de kamuoyunun gündemini hep meşgul etmiştir (Negiz, 2024). Vali Yazıcıoğlu'nun birçok kesim tarafından örnek bir idareci olarak kabul edilmesi, çalışmalarının geniş yankı bulduğunu göstermektedir. Dolayısıyla Vali Yazıcıoğlu’nun hayatı, bilimsel araştırmalara ve popüler yayınlara konu olmaya devam etmektedir. Bu sayede merhum Vali hakkında kaleme alınan eserlerin sayısı her geçen gün artmaktadır. İncelemeye konu olan “Çıtaları Yükselten Vali: Recep Yazıcıoğlu” adlı bu eser, Temmuz 2024 döneminde Doğu Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Eser, Erzincanlı gazeteci-yazar Halil İbrahim Özdemir’in tanıklık ettiği Vali Yazıcıoğlu’na dair yaklaşık 60 adet anıya ek olarak, Vali ile gerçekleştirilmiş bazı röportajlar ve bizzat Vali Yazıcıoğlu’nun kaleme almış olduğu köşe yazılarından oluşmaktadır. Belirli bir bölümlendirme yapılmayan kitapta Vali Recep Yazıcıoğlu’nun Erzincan Valiliği dönemine (1991-1999) odaklanılmıştır. Yazar, Vali Yazıcıoğlu ile ilk karşılaştığı günden itibaren tanıklık ettiği olayları kaleme almıştır. Bu anılar incelendiğinde belirli temalar çerçevesinde değerlendirme yapılabileceği sonucuna varılmıştır. Buna göre Vali Recep Yazıcıoğlu’nun kişilik özellikleri, liderlik yönleri, anılardan çıkarılabilecek dersler olmak üzere üç ana başlık belirlenmiştir.

                 Bu çalışmada, Halil İbrahim Özdemir’in "Çıtaları Yükselten Vali: Recep Yazıcıoğlu" adlı eseri incelenmekte ve Vali Yazıcıoğlu’nun Erzincan Valiliği dönemine odaklanılmaktadır. İncelenen bu eser, Vali Recep Yazıcıoğlu'nun Erzincan'daki yaklaşık dokuz yıllık görev süresi boyunca gerçekleştirdiği önemli projeler ve olaylara odaklanmaktadır. Kitapta ele alınan konular incelendiğinde eserin altı bölüm kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Her ne kadar yazar çalışmasında böyle bir tercihte bulunmasa da eserden yararlanacak olan okurlar ve araştırmacılar için bu şekilde bir değerlendirme yapmak yararlı olacaktır.

    Eserin ilk bölümünde kitabın amacı ve kapsamı üzerinde durulmuş ve anıların esas kahramanı olan Recep Yazıcıoğlu'nun hayatı ve kariyeri hakkında bilgi verilmiştir. Yazarın belli bir bölümlendirmeye sadık kalmadan kaleme aldığı diğer kısımlar konularına göre sınıflandırılacak olursa; ikinci bölümde Vali Yazıcıoğlu'nun kişisel özelliklerine dair anılara yer verildiği görülmektedir. Bu anılarda Vali’nin liderlik stili, iletişim becerileri, inisiyatif alma ve karar verme süreçleri gibi konulara değinildiği anlaşılmaktadır.

  Üçüncü bölümde Vali’yi öncülük ettiği sosyal ve ekonomik reformlar çerçevesinde değerlendirmek mümkündür. Yazar, eserinde Vali’nin hizmetlerini eğitimde yenilikler, sağlık hizmetlerinde iyileştirmeler ve ekonomik kalkınma projeleri perspektifinden ele almıştır. Üzerinde durulan projeler arasında Kemaliye Taşyol Projesi ve Başpınar Köprüsü gibi önemli projeler, devlet-vatandaş iş birliği ile yürütülen çalışmalar, doğa sporları ve turizm çalışmaları öne çıkmaktadır. Ayrıca 1970'lerde Erzincan'da başlayan şirketleşme hareketi ve bunun getirdiği sermaye birikimi ile göç sorunlarına değinilerek Vali’nin bu makus talihi yenme çabalarından örnekler verilmektedir. Vali Yazıcıoğlu'nun ekonomik gelişim üzerine kaleme almış olduğu makalelerden alıntılar da bu bölümde yer almaktadır.

   Dördüncü bölümde, kriz yönetimi ve güvenlik açısından yaşanan tanıklıklara yer verilmiştir. Bu kapsamda dönemin en önemli sorunları olan deprem ve afet yönetimi, terörle mücadele ve güvenlik politikaları konusunda Vali Yazıcıoğlu’nun benimsemiş olduğu yaklaşımlar ve atmış olduğu adımlar üzerinde durulmuştur. 1993 yılında Başbağlar köyünde yaşanan katliam sonrası, yakalananların sorgusu ve mahkeme süreçlerine yer verilen bu bölümde, Vali Yazıcıoğlu'nun halkın infialini ve protestoları sakinleştirmek üzere kanaat önderleriyle yaptığı toplantılar aktarılmaktadır. Ayrıca 13 Mart 1992'de Erzincan'da meydana gelen deprem sonrası düzenlenen yardım çalışmaları ve halkın durumu hakkında da dikkat çekici hususlara değinen yazar, Vali Yazıcıoğlu'nun bu süreçteki rolüne ve halkla olan ilişkisine dair bilgi vermektedir.

   Beşinci bölümde Vali’nin halkla ilişkiler ve medya açısından takınmış olduğu tavır ele alınmıştır. Vali’nin medyaya olan yaklaşımı, halkla buluşma ve iletişim, şeffaf yönetim anlayışı gibi hususlara dair gözlemler paylaşılmıştır. Bu bölümde merhum Vali’nin medya ile olan samimi ilişkisine dair önemli örneklere yer verilmektedir. Yerel televizyon kanalları CAN TV ve ERT'de valinin görevde kalması için düzenlenen açık oturumlar, Doğu Gazetesi vb. yerel gazetelerde yayımlanan röportajlar ve haberler dikkat çekmektedir. Altıncı bölümde, çevre ve kültür konusunda Vali’nin durduğu noktaya dair izlenimlere yer verilmiştir. Bu çerçevede Vali’nin doğayı korumak için yaptığı çalışmalar, gerçekleştirilen kültür ve sanat faaliyetleri bu bölümde irdelenmiştir. Doğa sporları ve turizme katkı sağlamak için Vali Yazıcıoğlu'nun yaptığı röportajlar, spor aktiviteleri (rafting, yamaç paraşütü, su kayağı vb.), halkla yapılan yürüyüşler ve mitingler bu başlık altında toplanmaktadır.


Vali Recep Yazıcıoğlu'nun Özellikleri

Vali Yazıcıoğlu'nun incelenen eserdeki vurgulanan özelliklerini belirlemek için kitap metni üzerinde nitel olarak kodlama yapılmış ve çeşitli temalara ulaşılmıştır. Bu temalar liderlik ve yöneticilik, sosyal duyarlılık, ekonomik vizyon, kriz yönetimi, iletişim ve medya, yenilikçilik ve inovasyon, spor ve sağlık olarak belirlenmiştir:

Liderlik ve Yöneticilik: Vali Yazıcıoğlu, kararlı bir lider ve yönetici olarak halkla yakın ilişkiler kurmuştur. Çalışmalarında kanaat önderleriyle iş birliği yaparak bölgenin sorunlarına çözüm aramıştır (s. 50-51).

Sosyal Duyarlılık: Halkın ihtiyaçlarına duyarlılık gösteren Vali Yazıcıoğlu, sosyal etkinliklere aktif olarak katılmış ve toplumun her kesimiyle etkileşimde bulunmuştur. Taşyol projesi bu konuda verilebilecek örneklerden sadece birisidir. İnşaatın tamamlanması için hemşeri dernekleri vb. aracılığı ile büyük şehirlerde düzenlenen etkinliklerde hazır bulunmuş ve şehre destek olunması için uğraş vermiştir. Bu konudaki çabalarından bir tanesi kitapta şu ifadelerle yer almıştır (s. 91):

“Oysa Recep Yazıcıoğlu bu iki projede de İl Özel İdaresinin kaynaklarını çok sınırlı olarak kullanmak istiyordu. İstanbul'da bulunan Kemaliyeli iş adamları ile toplantılar yapıyor. Onlara; ‘Siz kaç lira koyarsanız ben de İl Özel İdaresinden o kadar para koyacağım’ diyerek devlet vatandaş iş birliği ile projeleri yürütüyordu.”

Ekonomik Vizyon: Ekonomik gelişime büyük önem veren Yazıcıoğlu, birçok projeyi hayata geçirmiş ve Erzincan'ın ekonomik durumunu iyileştirmek için çalışmıştır. Erzincan ve Doğu Anadolu’nun mevcut ekonomik koşullarından memnuniyetsizliğini dile getiren Yazıcıoğlu, bölgenin potansiyeline dikkat çekmiştir (s. 83):

“Erzincan, sahip olduğu doğal imkânlara ve uygun konumuna rağmen Doğu Anadolu'nun kaderini paylaşmakta ve bölgede yaşanan problemler Erzincan için de geçerli olmaktadır. Erzincan, İpek Yolu üzerinde, ulaşım imkânlarıyla, verimli ovası ve zengin maden yatakları ile gelişmeyi yakalayabilecek potansiyele de sahiptir. Ancak bu avantajlar ili bölgedeki diğer illerden farklı bir konuma getirememiştir.”

 

Ekonomik başarının sağlanması için doğa sporları ve turizme ayrı bir önem veren Vali Yazıcıoğlu, Erzincan’ın saklı kalan bu yönüne ışık tutmaya çalışmıştır. Eserde doğa sporları ve turizm açısından şehrin sahip olduğu potansiyeli harekete geçirmek için büyük bir uğraş verildiği görülmektedir (s. 26):

 

“‘Vali Bey orayı ne zaman keşfetmiş bilmiyorum. Ben ise yeni keşfettim. O güzellikleri görmek için bir daha gidelim dese yine giderim’ diyerek cevap verdim. Bugün daha iyi anlıyorum ki, Karanlık Kanyon, turizm açısından önemli bir hazinemizdi. O keşfetmişti. Ama pazarlayamadık. Belki ileride birileri o güzellikleri pazarlayabilir.”

 

Vali Yazıcıoğlu, ekonomik açıdan kalkınmış ve gerekli istihdam ortamını oluşturmuş bir Erzincan’ın şehrin en önemli sorunlarından birisi olan dışarıya nüfus göçünün de önüne geçeceğini savunuyordu (s. 87). En çok arzuladığı hususlardan birisi tersine göçü başarmaktı.

Kriz Yönetimi: Vali, deprem ve terör gibi kriz anlarında etkili müdahalelerde bulunmuş, yardım organizasyonlarını başarıyla yönetmiştir. Terör saldırılarının temel hedeflerinden birisinin şehirde mezhep çatışması çıkarmak olduğunun bilinciyle hareket eden Yazıcıoğlu, bu duruma mahal vermemek için şehrin kanaat önderleri ile birlikte hareket etmeye çalışmıştır. Böyle zamanlarda Erzincan’da faal olan siyasi partilerin il başkanları, gazeteciler, kolluk kuvvetlerinin temsilcileri ve dini cemaatlerin önderlerini bir araya getirerek tehlikenin bertaraf edilmesi iradesini göstermiştir. Sergilenen bu dayanışma ruhu toplumda oluşması muhtemel infialin de önüne geçmiştir (s. 50).

İletişim ve Medya: Medya ile aktif bir iletişim kurmuş, kamuoyunu bilgilendirme konusunda hassas davranmış ve iletişim kanallarını etkin kullanmıştır. Kriz yönetim sürecinde dile getirildiği üzere medya kuruluşlarına ayrı bir önem veren Yazıcıoğlu, karar ve eylem süreçlerinde gazete ve TV’lerde yapılan yayınları dikkate alarak hareket etmiştir. Bu kapsamda medya kuruluşları ile sıkı bir bağ kurmuştur (s. 56):

“Akşam saatleri gazetenin baskıya hazırlandığı saatlerdir. Recep Yazıcıoğlu çok zaman o saatlerde matbaaya gelir, bir sonraki gün çıkacak gazetenin provalarını görürdü. Bazen sayfaları önüne alır gördüğü hataları düzeltir, o sayfaların yeniden çıkarılıp, düzeltmelerin yapıldıktan sonra basılmasını sağlardık. Ama bir gün olsun, kendisi ile ilgili ya da olumsuz bir haber dolayısıyla itiraz etmemiş, gazetenin yayınına itiraz etmemişti.”

Yenilikçilik ve İnovasyon: Yenilikçi projeler geliştirmiş, devlet-vatandaş iş birliğini teşvik ederek projelerin başarıya ulaşmasını sağlamıştır. Yaratılan kaynak sayesinde birçok proje kâğıt üzerinde kalmaktan kurtulmuştur (s. 91):

“Defalarca Ankara'ya gidip gelmiş, destek istemiş, hiç kimseden destek bulamamıştı. Bu yüzden köprüyü halkın katılımları ile yapmak istiyordu. Halk ne kadar para toplarsa, İl Özel İdaresinden de o kadar katılım sağlayacaktı. Fakat yapılacak bölge çok genişti…”

Benzer bir durum Ergan Dağı Kayak Tesisleri öngörüsü için de geçerlidir. Projede belli bir mesafe alınsa da halen istenen noktaya gelememiştir. Bu projeyi o dönem kaleme aldığı köşe yazısında Vali Yazıcıoğlu şu sözlerle değerlendirmiştir (s. 84):

 

“Ancak Munzur Dağı (Ergan Dağı) Projesi adı altında hazırlanan, 5-10 bin yatak kapasiteli görülen kayak tesisleri tamamlandığında Erzincan kış turizmi açısından dünyanın sayılı merkezleri arasına girecektir. Uluslararası havaalanın olması, bütün bu doğal imkanlara 20 km’lik bir yarıçap içerisinde ulaşılabilmesi çok önemli bir avantajdır. Erzurum'un kış turizminde aldığı mesafeden sonra, Erzincan için de ciddi bir gelişme olacağı şimdiden görülmektedir.”

 

Spor ve Sağlık: Spor aktivitelerine katılım sağlayarak sağlıklı yaşamı teşvik etmiş ve bu alanda örnek olmuştur. Bu konudaki girişimleri birçok farklı spor dalını kapsayıcı bir mahiyette olmuştur (s. 87):

 

“Bu yüzden de şehrin kalkınmasını doğa sporlarında görüyordu. Erzincan'da Fırat gibi bir nehir var. Rafting yapılabilir. Ergan'da kayak tesislerinin temeli atılmış, bir altyapı oluşturuluyordu. Dağ bisikleti, baraj göllerinde su kayağı, doğa yürüyüşü, yamaç paraşütü, kaya tırmanışı, buzul tırmanışı, jamping, kano, kaplıca turizmi gibi pek çok spora ev sahipliği yapılabilirdi.”

Metnin nitel analizi ile elde edilen bu temalar, Vali Recep Yazıcıoğlu'nun Erzincan Valiliği döneminde sergilemiş olduğu kişisel özelliklerini ve yönetim anlayışını kapsamlı bir şekilde ortaya koymaktadır. Eser, merhum Vali’nin liderlik yönleri hakkında da önemli ipuçları sunmaktadır.

Vali Recep Yazıcıoğlu’nun Liderlik Yönleri

Yazar Halil İbrahim Özdemir’in kaleme almış olduğu bu eserde, Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu'nun liderlik özelliklerine dair önemli anekdotlara yer verilmiştir. Kitap metni bu perspektiften değerlendirildiğinde, halkla iletişim ve ulaşılabilirlik, cesaret ve kararlılık, sistem eleştirisi, sosyal sorumluluk, halkın gelişimi ve eğitime odaklanma, medya ve şeffaflık, empati ve mütevazılık temaları elde edilmiştir. Elde edilen kodlar ve temalara aşağıdaki tabloda görülmektedir:

 

Tablo 1: Vali Recep Yazıcıoğlu’nun Liderlik Yönleri

Tema

Kod

Örnek

Halkla İletişim ve Ulaşılabilirlik

Açık kapı politikası, sokakta dolaşma, mütevazılık

"Kapı açık, çalmadan girebilirsiniz, randevuya gerek olmadan istediğiniz zaman görüşebilirsiniz."  (s. 12)

Cesaret ve Kararlılık

Ateş hattına girmek, kadere inanmak

"Takdirin dışında hiçbir şey olmaz. Allah bizim ölmemizi murat etmişse ne yaparsak yapalım kurtulamayız." (s. 29)

Sistem Eleştirisi

Bürokrasi eleştirisi, sistemdeki aksaklıklar

"Yetki demek para demektir. Paran yoksa vali değil de ne olursan ol yetkin yok demektir." (s. 29)

Sosyal Sorumluluk

Dul erkeklerin evlendirilmesi, halkın sorunlarına çözüm üretme

"Evlenebilmek için Valinin kapısını çalanın haddi hesabı yoktu." (s. 56)

Halkın Gelişimi ve Eğitim

Kıraathanelerin aslına dönmesi, okuma alışkanlığı

"Kıraathanelerin aslına dönmesini, orada bir kitap köşesi bulunmasını ve günlük gazetelerin oralarda bulundurulmasını isteyen birer yazı yazmıştı." (s. 57)

Medya ve Şeffaflık

Gazete provalarını kontrol etme, basına müdahale etmeme

"Bir gün olsun kendisi ile ilgili ya da olumsuz bir haber dolayısıyla itiraz etmemiş gazetenin yayınına itiraz etmemişti." (s. 56)

Empati ve Mütevazılık

Personelden özür dileme, kendini halkla eşit görme

"Özür dilemenin erdem olduğunu bilmiş gerektiğinde personelinden bile özür dilemiştir." (s. 8)

Kaynak: Yazar Tarafından Hazırlanmıştır

 

Tablo 1’de belirtilen liderlik yönlerine göre Vali Yazıcıoğlu, halkla güçlü bir iletişim kurarak ulaşılabilir olmayı, cesaret ve kararlılık göstermeyi, sistemi eleştirmeyi, sosyal sorumluluk projelerine önem vermeyi, halkın gelişimi için çalışmayı, medya ile şeffaf ilişkiler kurmayı ve empati ile mütevazılığı benimsemiştir.

 

Çıkarılabilecek Dersler

Merhum Yazıcıoğlu hem günümüzdeki yöneticiler hem de yarının idarecileri için örnek olabilecek bir karakter olarak görülmektedir. İncelenen kitap metni bu açıdan değerlendirildiğinde elde edilen temalar aşağıdaki tabloda verilmiştir:

                                                           Tablo 2: Çıkarılabilecek Dersler

 

Tema

Açıklama

1

Liderlik ve Yönetim

Vali Yazıcıoğlu'nun yöneticilik özellikleri, astlarına ve halka yaklaşımı. (s. 99)

2

Halkla İlişkiler ve Erişilebilirlik

Vatandaşlara yakın durma, onların dertleriyle ilgilenme ve şeffaf bir yönetim sergileme. (s. 63)

3

Yenilikçilik ve Reformcu Yaklaşım

Yönetim sistemindeki katı merkeziyetçi yapıya karşı eleştiriler ve yerel yönetimlere daha fazla yetki verilmesi. (s. 62)

4

Eğitim ve Kültür

Kıraathanelerin aslına dönmesi ve okuma alışkanlığının teşvik edilmesi. (s. 57)

5

Mükemmeliyetçilik ve Detaycılık

Gazete provalarını kontrol etme ve hataları düzeltme. (s. 56)

6

Sorumluluk ve Hesap Verebilirlik

Halkın yönetime katılımı ve demokratikleşme süreçlerinin desteklenmesi. (s. 62)

7

Dayanıklılık ve İyileşme

1992 Erzincan depremi sonrası şehrin imarına katkı sağlama ve zorluklara rağmen görevine devam etme. (s. 8, 60-61)

8

Mizah ve İnsan Odaklı Yaklaşım

Dul erkeklerin evlendirilmesine yönelik şakalar ve bu konuda yapılan çalışmalar. (s. 56-57, 100-101)

9

Eleştirel Düşünme ve Bağımsızlık

Sisteme yönelik eleştiriler ve popülist politikalara karşı duruş. (s. 8, 11, 29, 99)

10

Özür Dileme Erdemi

Gerekli durumlarda personelinden bile özür dileme. (s. 8)

Kaynak: Yazar Tarafından Hazırlanmıştır

 

Metinde anlatılan anılardan ve paylaşılan köşe yazılarından yola çıkarak oluşturulan bu tablo Vali Yazıcıoğlu'nun liderlik ve yönetim anlayışını, halkla ilişkilerdeki şeffaflığını ve erişilebilirliğini, yenilikçi ve reformcu yaklaşımını, eğitim ve kültüre verdiği önemi, detaycılığını, sorumluluk ve hesap verebilirlik ilkelerine verdiği önemi, dayanıklılığını, mizahi yaklaşımını, eleştirel düşünme yetisini ve özür dileme erdemini öne çıkarmaktadır.

 

Merhum Yazıcıoğlu’nun benimsediği liderlik ve yönetim anlayışına hizmetkâr liderlik demek mümkündür. Bu açıdan günümüz idareci, lider ve yöneticilerine örnek olacak mahiyettedir. Vali Yazıcıoğlu bu yaklaşımı bir basın toplantısında şu cümlelerle dile getirmiştir (s. 99):

 

"Şehirlerde patron yöneticilere değil, hizmetkâr olacak yöneticilere ihtiyaç vardır. Belediye başkanları, patron gibi davranmamalı; hizmetkâr gibi hareket etmelidir. Halkın emrinde olmalıdır. Saltanat, şatafat, astronomik maaş, araç gereç ve görkemli makamlar kalabalık, maiyet, konfor, hava, gösteriş, alayiş ve bunların sonucunda ulaşılmaz yöneticiler olmamalıdır."

 

Kitap incelendiğinde okuyucunun aklına “Vali Recep Yazıcıoğlu gibi yöneticilerin sayısı neden azdır? Sayılarının artırılması için neler yapılmalıdır? Bu kişilerin başlatmış olduğu proje ve yatırımların sürdürülememesinin nedenleri nelerdir?” gibi birtakım sorular gelmektedir. Bu tür lider ve yöneticilerin görev yapabilmesi için uygun ortamın tesis edilmesi ve sayılarının artırılması gerekmektedir.

 

Sonuç olarak, bu eserin kamu yönetimi ve liderlik açısından Türkiye’de önemli bir iz bırakan Vali Recep Yazıcıoğlu’nun Erzincan Valiliği dönemine ışık tuttuğu görülmektedir. Anı-hatırat türünde kaleme alınan eser, Vali’nin kişisel özellikleri, liderlik ve yöneticilik yönleri, kendine has demokrasi ve kalkınma anlayışı, doğa sporları ve turizme verdiği önem gibi hususları anlamak için önemli bir kaynak niteliğindedir. Ancak metindeki bölümlendirme eksikliği ve birtakım yazım hataları okurun konuya hâkimiyetini nispeten zorlaştırabilir.

 

Kaynakça

Negiz, M. (2024). Recep Yazıcıoğlu, İçinde, Kozak, N. (Editör), Online Türkiye Turizm Ansiklopedisi, https://turkiyeturizmansiklopedisi.com/recep-yazicioglu (Erişim tarihi: 01.10.2024).

 



[*] Sorumlu Yazar / Corresponding Author

[†] Atıf için: Negiz, M. (2025). Çıtaları Yükselten Vali: Recep Yazıcıoğlu. BAYÜ Sosyal Bilimler Dergisi, 8(15), 60-65, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4351487


"BAĞIŞ YAPARAK ARAŞTIRMALARA VE İÇERİĞE" DESTEK OLMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

En Popüler Yayınlar

Necdet Başoğlu: Adını tarihe yazdıran vali

Necdet Başoğlu: Adını tarihe yazdıran vali 12 Eyl 2020 Bugün sizlere “Efsane Vali” olarak gönüllerde taht kurmuş bir kişiden bahsetmek istiyorum. Süper vali ve aynı zamanda 4. Murat lakabı da takılan bu vali, Yine Türkiye’de nam yapmış ve doğum yerleri aynı olan, Devlet eski Bakanı Adnan Kahveci ile aynı kaderi paylaşmıştı. İkisi de elim bir trafik kazası sonucu hayatlarını kaybetmiş, Türkiye’yi yasa boğmuştu. Evet, Recep Yazıcıoğlu, Türkiye Cumhuriyeti tarihine adını yazdırmış önemli bir bürokrat idi. O’nunla ilgili her ne okuduysam, Ne gördüysem, Duygulanmışımdır. Merhum Yazıcıoğlu, sıra dışı yönetim şekli ve aykırılığıyla bir kesimin oklarını üzerine çekerken, bir kesimin de gönlünde taht kurmuştu. Ayrımcılık yapmaması, Üstünlük taslamaması ve kendini görev yaptığı yerleri iyileştirmek için paralamasıyla tanınmış, Merhum Cumhurbaşkanı, Başbakan ve ANAP’ın Kurucusu ve Genel Başkanı Merhum Turgut Özal’ın desteğiyle Türkiye’nin en genç valisi olmuştu. Kimdi bu Recep Yazıcıoğlu? Türkiye...

Yavuz Donat: "Recep Yazıcıoğlu"

Yavuz Donat: Recep Yazıcıoğlu   30 Aralık 2012, Pazar Denizli'deydik... Vali Bey'le beraber... Öğle yemeği yiyecektik. "Gel" d emişti: -Çarşıda esnaf topluca yemek yiyor... Onlarla birlikte yiyelim... Esnafın derdini de dinlersin. Gitmiş ve yazmıştık. Onu da zamansız kaybettik... Trafik kazasında. Dostumuzdu... Çoğu kez makam aracına binmez, yürürdü. Bir gün... Erzincan Valisi iken... Ankara'ya gelmiş. Yürüyerek Başbakanlığa gitmiş. Bu sırada görevli durdurmuş: -Hoop hop hemşehrim... Dur... Kimsin?... -Ben Erzincan Valisi'yim... -Yok yaaa... Sen Erzincan Valisi'ysen ben de Fransa Cumhurbaşkanı'yım... Delinin zoruna bak... Valiymiş... Dur bakalım... Kimliğini çıkar. "Efsane valiydi." Halkın içindeydi. Kaynak: https://www.sabah.com.tr/yazarlar/donat/2012/12/30/recep-yazicioglu

KÖPRÜ'DE DUYGUSAL BULUŞMA

KÖPRÜ'DE DUYGUSAL BULUŞMA ARKA PLAN MERHUM RECEP YAZICIOĞLU'NUN HAYTINDAN KESİTLERİ EKRANA TAŞIYAN "KÖPRÜ"NÜN OYUNCULARIYLA "SÜPER VALİ"NİN EŞİ VE ÇOCUĞU İLK KEZ BİR ARAYA GELDİ. ESKİŞEHİR'DEKİ BÜYÜK BULUŞMAYI MİLLİYET TELEVİZYON ADIM ADIM İZLEDİ.  

Yazıcıoğlu: "Bordromdan utanıyorum"

  Yazıcıoğlu: "Bordromdan utanıyorum" Aydın Valisi Recep Yazıcıoğlu, "Ben 3.5 milyon lira maaş alırken, aynı bordrodan 500 bin lira maaş alanlar var" dedi.

Kamu hizmetleri motivasyon kuramı çerçevesinde vali Recep Yazıcıoğlu'nun mülki idare amirliği dönemi üzerine bir inceleme

  Kamu hizmetleri motivasyon kuramı çerçevesinde vali Recep Yazıcıoğlu'nun mülki idare amirliği dönemi üzerine bir inceleme  Çalışmada, Vali Recep Yazıcıoğlu'nun bir mülki idare amiri olarak sergilemiş olduğu tutum ve davranışlar, Kamu Hizmetleri Motivasyon Kuramına göre analiz edilmiştir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çalışmanın kuramsal boyutu olan Kamu Hizmetleri Motivasyon Kuramı incelenmiştir. Yine bu bölümde çalışmanın araştırma tasarımı olan nitel araştırma yöntemi ve bu yöntemin alt dalları olan "Tarihsel Araştırma Tekniği, Betimsel Araştırma Tekniği, Sözlü Tarih Tekniği, İçerik-Doküman Analizi ve Yarı Yapılandırılmış Mülakat Tekniği" incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünü literatür taraması oluşturmaktadır. Bu bölümde mülki idare amirlerinin hatıraları, kamu yönetimi reform raporları ve mülki idare araştırmaları incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Tanzimat'tan günümüze kadarki süreçte mülki idarede yaşanan dönüşüm tartışılmıştır. So...

Denizli Valisi'nin rafting keyfi...

Denizli Valisi'nin rafting keyfi... 20.06.2003 Denizli Valisi Recep Yazıcıoğlu, doğa yürüyüşü ve dağ tırmanışlarından sonra, bu kez Büyük Menderes Nehri'nde rafting yaptı. Çal ve Bekilli ilçelerindeki incelemelerinin ardından Büyük Menderes Nehri'ne inen Vali Yazıcıoğlu, Antalya'dan gelen 6 kişilik ekiple bota binerek rafting yaptı. Oldukça heyecanlı dakikalar yaşadığını anlatan Yazıcıoğlu,  ''Çoruh Nehri'nde ve Fırtına Deresi'nde rafting yaptım. Orada 5. derecede tehlikeli yer sayısı 4'ü geçmez. Burası öyle değil. 7 kilometre boyunca 5. derecede tehlikeli yerler mevcut. Bugüne kadar keşfedilmemiş ama bu da rafting için Büyük Menderes'in çok uygun olduğunu gösteriyor''  dedi. Kaynak: https://www.milliyet.com.tr/gundem/denizli-valisinin-rafting-keyfi-5171836

“Rahmetli öğretti” - Erzincan'da 12 ayda 12 spor

“Rahmetli öğretti” - Erzincan'da 12 ayda 12 spor Rafting, yamaç paraşütü, buz tırmanışı, trekking, offroad, dağ bisikleti, base jump, kayak, dağcılık, motokros, planör, parasailing... Bu sporların hepsini aynı şehirde ve neredeyse yılın 12 ayı yapabilmenin mümkün olduğunu biliyor musunuz? Erzincan yıllardır ‘zorunlu ara’ verdiği spor turizminin merkezi olma hayaline kavuşmak için gün sayıyor. Kahvelerden tek tek topladığı gençler, sokaklardan alıp zorla raftinge götürdüğü çocuklar bugün birer yetişkin sporcu olarak ‘Süper Vali’ yi hâlâ saygı, sevgi ve özlemle anıyorsa... Erzincanlı’nın her iki lafından biri “Rahmetli öğretti” ya da “Rahmetli söylemişti” diye başlıyorsa... Onun açtığı yolda bugün Erzincan’da Dünya Yamaç Paraşütü Şampiyonası düzenleniyor ve seneye de büyük finalin Erzincan’da yapılmasına karar verildiyse... Vali Recep Yazıcıoğlu ’nu anmadan bir Erzincan yazısı olmaz! Halk arasında ‘Süper Vali’ diye tanınan Recep Yazıcıoğlu 1991’de Erzincan’a atandığında şehrin o...

ARAŞTIRMALARA DESTEK OLUN!

VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)  "VALİ-İ VİLAYET, HADEME-İ DEVLET" Vali Recep Yazıcıoğlu hakkındaki araştırma projemize belge, fotoğraf, kaynak desteğinde bulunmak için iletişim adresi: mnergiz@live.com İlginiz için teşekkür ederim. Muhammet Negiz | Proje Koordinatörü

Kronolojik Arşiv

UNUTULMAYAN VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)

Bu Blogda Ara

Destek Olunuz & Donate !التبرع بالمال

ÖĞRENMEYİ SEVMEK

"Bilgiye sahip olarak doğmuş birisi değilim. Yalnızca öğrenmeyi ve öğretmeyi seviyorum."
Konfüçyüs

"Bilgi, ahlaki hareketten kalan şeydir."
Nurettin Topçu

Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!... İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar. Yahya Kemal Beyatlı
UNUTULMAYAN VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)

Koordinatör:

Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ

_________________________________________
*Bilgi, belge ve doküman paylaşımı için:
mnergiz@live.com

Son 1 Yılın Popüler Yayınları

Proje Koordinasyonu

Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ

Recep Yazıcıoğlu’nun kamu yöneticiliği mirasını arşiv, sözlü tarih ve yönetim bilimi perspektifleriyle belgeleyen dijital araştırma platformu.

“Unutulmayan” bir kamu yöneticisini anlatmanın en güçlü yolu, hatırayı belgeyle; anlatıyı bağlamla; liderliği ise kurumlarla birlikte okumaktır.
Platformun editoryal yaklaşımı