Dijital Araştırma ArşiviProje Koordinatörü: Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ
Güncel Çalışmalar

Araştırma notları, belgeler ve incelemeler

Anahtar kelime bulutu yerine, içerikler doğrudan araştırma alanları ve arşiv üzerinden erişilebilir durumda tutulur.

Recep Yazıcıoğlu: Tek kişilik partiyim


Recep Yazıcıoğlu: Tek kişilik partiyim

25.05.1999 

Veziroğlu'nun 100 trilyonu

Yener bey, bizim halkımız ‘‘çarıklı erkanıharp’’tir, değirmene götürür getirir. Peki neden bu vurgunu, soygunu, hırsızlığı, yağmayı, karaparayı, uyuşturucuyu, çeteyi, anasının dinini neden görmüyor? Neden defter dürmüyor sevgili halkımız? Dürüyor gibi görünüyor ama radikal değil. Radikal partilere oy vermez, yabana gider diye. Verme kardeşim, o zaman hayırlı uğurlu olsun. Bu yağmayı, vurgunu, soygunu gündeme getirecek bir sosyalist partinin Mecliste olmasını isterim. 60'lı yılların İşçi Partisi onbeş tane adamla Türkiye'nin gündemini sarsıyordu. Sistem tartışılsın, proje tartışılsın, bunun da muharrik gücü bir sosyalist partidir.

Yener bey, Barış Partisi'nin kurucusu Veziroğlu ‘‘Ben 12 işten 100 trilyon kazandım, 15 trilyonunu partiye harcadım’’ dedi. Bir kişi 12 devlet işinden 100 trilyon kazandığını söylediği zaman bütün 65 milyon insan ayağa kalkacak ve bu işin sonu alınıncaya kadar oturmayacak. Ama bu herkese normal bir beyanatmış gibi geldi. Yahu bu ne haldir, kimin parası bu 100 trilyon? Bugün baraj, otoyol ihaleleri 5 ila 8 misli fiyatlarla gidiyor. Projeyi kendin hazırla, krediyi kendin bul, istihkakı kendin hazırla, parayı kendin çek. Yap-sat-işlet-devret gibi bir olay. Bu işin sonu toplumsal patlamalardır. İnsanlar için için bir birikim içinde, yarın bunlar kusulacak. Kustuğu zaman bunun önüne kim duracak? Şimdi kimsenin bir derdi yok, günlük tartışmalarla yatıp kalkıyoruz. Malı götüren götürüyor.


Erzincan Valisi Recep yazıcıoğlu'nun düşlerini hiç mi süslemez İzmir ya da İstanbul valiliği? Unutmadan sorayım, onun için MHP'li diyor kimileri...

- Benim gibi yüksek sesle düşünen adamı öyle birinci mevki illere getirmezler. Dolayısıyla olmayacak duaya amin demem, öyle bir beklentim de olmaz. Bunu yan cebime koy anlamında da söylemiyorum. Beni Anadolu'da böyle idare ederler; ne aşağı inerim, ne yukarı çıkarım. Ben hükümetlere göre konuşmam, herkes de beni öğrendi artık. Otuz yıl az bir zaman değil, zaten sonuna geldim bu işin. Bir hükümet ‘‘Arkadaş seninle çalışmıyorum’’ derse saygı duyarım, ‘‘Başüstüne’’ derim. Hükümete rağmen asla çalışmam, Danıştay'a filan da gitmem. Hiçbir zaman siyasete angaje olmadım. 36 yaşında Türkiye'nin en genç valisiydim, bana kimse şu partinin adamıdır diyemez. Daima hakem olmaya çalıştım, devletimin de öyle olmasını istiyorum. Ben parti valisi de olmadım, partici de. Tokat Valiliği kararnamemi Kenan Evren imzalamadı, Özal ikinci sefer götürdü. Evren benim solcu olduğumu söyleyip, Özal'a neden ısrar ettiğini sormuş. Rahmetli ‘‘Bizim için farketmez’’ demiş.


PADİŞAH gibi BAŞBAKAN

Bu kadar çok biliyor, çok konuşuyor ama, ne liderliğe soyunuyor, ne de kurulu bir siyasi partiye giriyor.

- Liderliğe soyunanları gördük, Cem Boyner ne aldı?.. Besim Tibuk liberal bir anlayışı dile getiriyor, 130 bin oy aldı. Sevgili halkımız radikal anlayışı benimsemiş değil. Bizim halk barajın altında kalacak fikirlere iltifat ve itibar etmiyor. Büyük partiler programa uymayan, lidere uymayan, yüksek sesle düşünen insanı içine alır mı? Ben zaten şimdi tek kişilik parti gibiyim. Liderler kabul eder mi, mesela ben kuvvetler ayrılığı için başkanlık sistemini savunuyorum. Hiçbir padişah, tek başına iktidar olan bizim başbakanlar kadar yetkili değildi. Bizde on kişilik partinin başkanı bile padişah. Koalisyonun bir ucundan yakaladı mı, ayvayı yedin. Liderler tarikat şeyhi gibi, ona biat etmeden olmuyor. Dolayısıyla bugüne kadar bana ciddi bir teklif gelmedi. Mustafa Kul ‘‘Sen girdiğin partiye dört puan getirirsin ama liderlerin işine gelmezsin’’ diyor. Haklı, ‘‘Bu adam memurken rahat durmadı, ulan siyasete girerse çenesi hiç kapanmaz’’ derler. Türkiye'ye bir Gandhi lazım. Canım arkadaşım, köylüm rahmetli Adnan Kahveci bir Gandhi olabilirdi.


BUTTO İÇİN TELGRAF

Desenize Recep Bey de bir ‘‘kurtarıcı’’ bekliyor. İki yudum limonlu soğuk su daha.

- Hayır, ben kurtarıcılardan kurtulmanın doğru olduğuna inanıyorum. Kurtarıcı aramak beleşçiliktir, halk beleş adam arıyor demektir. Ama Nasrettin Hoca'nın fil hikayesi gibi, bakarsın arkanda kimse kalmamış. Menderes'e tapanlar o asıldığında bir telgraf bile çekmediler. Ben Ayvacık Kaymakamıyken Butto'yu astırdığı için Ziya- ül Hak'a telgraf çektim. ‘‘Butto'yu asarak onu tarihe mal ettiniz. Bu korkak ve iğrenç hareketinizden dolayı sizi şiddet ve nefretle protesto ediyorum’’ dedim. Sonra baktım ki, yahu bu yabancı bir Cumhurbaşkanına hakaret; bereket versin oradan başımıza bir şey gelmedi. Benim haklı olduğum nasıl meydana çıktı, Butto asılmasaydı kızı Pakistan'ın başına bela olmayacaktı. Yener bey kardeşim, kafam bozuldu mu basarım telgrafı. Mağdur olmadığımız zaman demokrasi aklımıza gelmiyor. Türkiye'de siyasi boşluğu doğuranlar, sonuçlarına katlanıyorlar. Bugün siyasete sadece ihaleler ve memur tayini bırakılmış. Osmanlı'da faili meçhul cinayet yok, ama bakıyoruz şimdi bizde faili meçhul cinayetleri meşru gören anlayışlar var, üstelik ‘‘Devletin bekası için’’ diyorlar. Bizde hırsızlık devlet için, çete devlet için, uyuşturucu devlet için, Susurluk da devlet için. Bu mübarek devlet her şeyi alıyor içine. Ne gariptir ki, bu anlayışa mensup insanlar toplumda reddedilmiyor, kahraman kabul ediliyor.

ÇETE FACİASI

Biraz daha konuşalım şu çeteler konusunu.

- Çeteleri unuttuk kardeşim, meğer öyle bir şey yokmuş. Neredeyse Hoca ‘‘fasa fiso’’ demekle kısmen haklı çıktı. Aylarca Susurluk diye yattık kalktık, liderler zirveleri yapıldı, sonunda ‘‘görevi ihmal’’le bağlandı. Çetelere kırmızı pasaport, silah belgesi verenler meğer ''görevi ihmal'' etmişler. Bunun karşılığı beş yüzbin lira para cezasıdır. Çete mensubu olmuyor da, görevi ihmal oluyor. Böyle bir hukuk faciası, hukuk katliamı herhalde vicdan ile cüzdan arasında sıkışıldığında oluyor. İş dibe vurdu ama bu gerçeği bizim sevgili halkımız kabul etmiyor. Sevgili halkımız o zaman sonucuna katlanmak zorundadır, katlanıyor da. Türkiye'de de kesinlikle İtalya'daki gibi ‘‘temiz eller’’ rüzgarı esecek, bugün değilse yarın. Bu yağmanın, vurgunun, soygunun hesabı sorulacak.


Recep Yazıcıoğlu, Türkiye'de ‘‘farklı’’ düşünenlerin halk tarafından benimsenmediğine dikkat çekiyor. Yine Yazıcıoğlu'na göre siyasi partiler içinde yüksek sesle düşünen insana yer yok. Yazıcıoğlu, çeteler konusunun ‘‘görevi suiistimal’’ diye örtbas edilmesinin inanılmaz bir hukuk faciası olduğunu söylüyor. Yazıcıoğlu'na göre çete elemanlarını kahraman ilan edenler, sonuçlarına katlanmak zorunda...

Kaynak:
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/tek-kisilik-partiyim-39081612


"BAĞIŞ YAPARAK ARAŞTIRMALARA VE İÇERİĞE" DESTEK OLMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

En Popüler Yayınlar

Necdet Başoğlu: Adını tarihe yazdıran vali

Necdet Başoğlu: Adını tarihe yazdıran vali 12 Eyl 2020 Bugün sizlere “Efsane Vali” olarak gönüllerde taht kurmuş bir kişiden bahsetmek istiyorum. Süper vali ve aynı zamanda 4. Murat lakabı da takılan bu vali, Yine Türkiye’de nam yapmış ve doğum yerleri aynı olan, Devlet eski Bakanı Adnan Kahveci ile aynı kaderi paylaşmıştı. İkisi de elim bir trafik kazası sonucu hayatlarını kaybetmiş, Türkiye’yi yasa boğmuştu. Evet, Recep Yazıcıoğlu, Türkiye Cumhuriyeti tarihine adını yazdırmış önemli bir bürokrat idi. O’nunla ilgili her ne okuduysam, Ne gördüysem, Duygulanmışımdır. Merhum Yazıcıoğlu, sıra dışı yönetim şekli ve aykırılığıyla bir kesimin oklarını üzerine çekerken, bir kesimin de gönlünde taht kurmuştu. Ayrımcılık yapmaması, Üstünlük taslamaması ve kendini görev yaptığı yerleri iyileştirmek için paralamasıyla tanınmış, Merhum Cumhurbaşkanı, Başbakan ve ANAP’ın Kurucusu ve Genel Başkanı Merhum Turgut Özal’ın desteğiyle Türkiye’nin en genç valisi olmuştu. Kimdi bu Recep Yazıcıoğlu? Türkiye...

Yavuz Donat: "Recep Yazıcıoğlu"

Yavuz Donat: Recep Yazıcıoğlu   30 Aralık 2012, Pazar Denizli'deydik... Vali Bey'le beraber... Öğle yemeği yiyecektik. "Gel" d emişti: -Çarşıda esnaf topluca yemek yiyor... Onlarla birlikte yiyelim... Esnafın derdini de dinlersin. Gitmiş ve yazmıştık. Onu da zamansız kaybettik... Trafik kazasında. Dostumuzdu... Çoğu kez makam aracına binmez, yürürdü. Bir gün... Erzincan Valisi iken... Ankara'ya gelmiş. Yürüyerek Başbakanlığa gitmiş. Bu sırada görevli durdurmuş: -Hoop hop hemşehrim... Dur... Kimsin?... -Ben Erzincan Valisi'yim... -Yok yaaa... Sen Erzincan Valisi'ysen ben de Fransa Cumhurbaşkanı'yım... Delinin zoruna bak... Valiymiş... Dur bakalım... Kimliğini çıkar. "Efsane valiydi." Halkın içindeydi. Kaynak: https://www.sabah.com.tr/yazarlar/donat/2012/12/30/recep-yazicioglu

KÖPRÜ'DE DUYGUSAL BULUŞMA

KÖPRÜ'DE DUYGUSAL BULUŞMA ARKA PLAN MERHUM RECEP YAZICIOĞLU'NUN HAYTINDAN KESİTLERİ EKRANA TAŞIYAN "KÖPRÜ"NÜN OYUNCULARIYLA "SÜPER VALİ"NİN EŞİ VE ÇOCUĞU İLK KEZ BİR ARAYA GELDİ. ESKİŞEHİR'DEKİ BÜYÜK BULUŞMAYI MİLLİYET TELEVİZYON ADIM ADIM İZLEDİ.  

Yazıcıoğlu: "Bordromdan utanıyorum"

  Yazıcıoğlu: "Bordromdan utanıyorum" Aydın Valisi Recep Yazıcıoğlu, "Ben 3.5 milyon lira maaş alırken, aynı bordrodan 500 bin lira maaş alanlar var" dedi.

Kamu hizmetleri motivasyon kuramı çerçevesinde vali Recep Yazıcıoğlu'nun mülki idare amirliği dönemi üzerine bir inceleme

  Kamu hizmetleri motivasyon kuramı çerçevesinde vali Recep Yazıcıoğlu'nun mülki idare amirliği dönemi üzerine bir inceleme  Çalışmada, Vali Recep Yazıcıoğlu'nun bir mülki idare amiri olarak sergilemiş olduğu tutum ve davranışlar, Kamu Hizmetleri Motivasyon Kuramına göre analiz edilmiştir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çalışmanın kuramsal boyutu olan Kamu Hizmetleri Motivasyon Kuramı incelenmiştir. Yine bu bölümde çalışmanın araştırma tasarımı olan nitel araştırma yöntemi ve bu yöntemin alt dalları olan "Tarihsel Araştırma Tekniği, Betimsel Araştırma Tekniği, Sözlü Tarih Tekniği, İçerik-Doküman Analizi ve Yarı Yapılandırılmış Mülakat Tekniği" incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünü literatür taraması oluşturmaktadır. Bu bölümde mülki idare amirlerinin hatıraları, kamu yönetimi reform raporları ve mülki idare araştırmaları incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Tanzimat'tan günümüze kadarki süreçte mülki idarede yaşanan dönüşüm tartışılmıştır. So...

Denizli Valisi'nin rafting keyfi...

Denizli Valisi'nin rafting keyfi... 20.06.2003 Denizli Valisi Recep Yazıcıoğlu, doğa yürüyüşü ve dağ tırmanışlarından sonra, bu kez Büyük Menderes Nehri'nde rafting yaptı. Çal ve Bekilli ilçelerindeki incelemelerinin ardından Büyük Menderes Nehri'ne inen Vali Yazıcıoğlu, Antalya'dan gelen 6 kişilik ekiple bota binerek rafting yaptı. Oldukça heyecanlı dakikalar yaşadığını anlatan Yazıcıoğlu,  ''Çoruh Nehri'nde ve Fırtına Deresi'nde rafting yaptım. Orada 5. derecede tehlikeli yer sayısı 4'ü geçmez. Burası öyle değil. 7 kilometre boyunca 5. derecede tehlikeli yerler mevcut. Bugüne kadar keşfedilmemiş ama bu da rafting için Büyük Menderes'in çok uygun olduğunu gösteriyor''  dedi. Kaynak: https://www.milliyet.com.tr/gundem/denizli-valisinin-rafting-keyfi-5171836

“Rahmetli öğretti” - Erzincan'da 12 ayda 12 spor

“Rahmetli öğretti” - Erzincan'da 12 ayda 12 spor Rafting, yamaç paraşütü, buz tırmanışı, trekking, offroad, dağ bisikleti, base jump, kayak, dağcılık, motokros, planör, parasailing... Bu sporların hepsini aynı şehirde ve neredeyse yılın 12 ayı yapabilmenin mümkün olduğunu biliyor musunuz? Erzincan yıllardır ‘zorunlu ara’ verdiği spor turizminin merkezi olma hayaline kavuşmak için gün sayıyor. Kahvelerden tek tek topladığı gençler, sokaklardan alıp zorla raftinge götürdüğü çocuklar bugün birer yetişkin sporcu olarak ‘Süper Vali’ yi hâlâ saygı, sevgi ve özlemle anıyorsa... Erzincanlı’nın her iki lafından biri “Rahmetli öğretti” ya da “Rahmetli söylemişti” diye başlıyorsa... Onun açtığı yolda bugün Erzincan’da Dünya Yamaç Paraşütü Şampiyonası düzenleniyor ve seneye de büyük finalin Erzincan’da yapılmasına karar verildiyse... Vali Recep Yazıcıoğlu ’nu anmadan bir Erzincan yazısı olmaz! Halk arasında ‘Süper Vali’ diye tanınan Recep Yazıcıoğlu 1991’de Erzincan’a atandığında şehrin o...

ARAŞTIRMALARA DESTEK OLUN!

VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)  "VALİ-İ VİLAYET, HADEME-İ DEVLET" Vali Recep Yazıcıoğlu hakkındaki araştırma projemize belge, fotoğraf, kaynak desteğinde bulunmak için iletişim adresi: mnergiz@live.com İlginiz için teşekkür ederim. Muhammet Negiz | Proje Koordinatörü

Kronolojik Arşiv

UNUTULMAYAN VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)

Bu Blogda Ara

Destek Olunuz & Donate !التبرع بالمال

ÖĞRENMEYİ SEVMEK

"Bilgiye sahip olarak doğmuş birisi değilim. Yalnızca öğrenmeyi ve öğretmeyi seviyorum."
Konfüçyüs

"Bilgi, ahlaki hareketten kalan şeydir."
Nurettin Topçu

Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!... İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar. Yahya Kemal Beyatlı
UNUTULMAYAN VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)

Koordinatör:

Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ

_________________________________________
*Bilgi, belge ve doküman paylaşımı için:
mnergiz@live.com

Son 1 Yılın Popüler Yayınları

Proje Koordinasyonu

Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ

Recep Yazıcıoğlu’nun kamu yöneticiliği mirasını arşiv, sözlü tarih ve yönetim bilimi perspektifleriyle belgeleyen dijital araştırma platformu.

“Unutulmayan” bir kamu yöneticisini anlatmanın en güçlü yolu, hatırayı belgeyle; anlatıyı bağlamla; liderliği ise kurumlarla birlikte okumaktır.
Platformun editoryal yaklaşımı