Dijital Araştırma ArşiviProje Koordinatörü: Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ
Güncel Çalışmalar

Araştırma notları, belgeler ve incelemeler

Anahtar kelime bulutu yerine, içerikler doğrudan araştırma alanları ve arşiv üzerinden erişilebilir durumda tutulur.

Recep Yazıcıoğlu: “Dibe Vuruşu, SİL BAŞTAN Dirilişe Döndürebiliriz”



Recep Yazıcıoğlu: “Dibe Vuruşu, SİL BAŞTAN Dirilişe Döndürebiliriz”

2001

1. Elitist yaklaşım, halka rağmen halk için, toplum mühendisliği kendi antitezini; dayatmacı anlayış da yabancılaşmayı getirdi. Devletçi, merkezci, batıcı düşünce toplumu içine kapanmaya itti. 

Toplumsal uzlaşma ve hizmet örgütü olması gereken devlet, kendi doğrularını halka dayattı. Tınaz Titiz(Türk siyasetçi), Batı’da ‘‘koşullanmama hakkı” diye temel haklardan sayılan bir kavramı Türkiye’ye taşıdı*. Koşullanmamın zihinsel taciz olduğunu söyledi. Koşullanma yalnız devlet için değil, cemaatler dahil, benzer oluşumlar için de geçerlidir. 

Halkın gücü, potansiyeli yok farz edildi. Kimliksiz, yılgın, bezgin, küskün, yorgun, kompleksli insanlar türedi. 

Yaşam ve tüketim biçimini kopyalama, tarihin engin ve zengin derinliklerinden gelen toplumu taklitçilik ve komplekse soktu. 

Resmi ideolojiye bürünen dayatmacı anlayış iç ve dış düşman söylemini, güven bunalımını getirdi. Toplumsal barış yok oldu. Devletin milletle barıştırılması söylemi savaş varsayımına dayandı. 

Yenilenme ve çağdaşlaşmanın biçimsel değişimden değil, bilgiden, teknikten ve bağlı olarak üretimden geçtiği anlaşılamadı. Türk modernleşmesi tarım sanayi boyutundan mahrum, tüketim modeli olarak algılandı. Islahat; ilmiye, seyfiye ve kalemiye’den öteye geçemedi. 

Özgür olmayan toplumlar üretici, icatçı olamaz; kendini yenileyemez ve aşamaz. Dogmatik kafalar gelişmeyi engeller. Orta çağdaki İslam medeniyeti özgürlüğün eseridir. Aynı çağdaki Batı dünyasının vahşet tablosu dogmatizmin sonucudur. Yeni çağda işler tersine döndü. 

Türkiye toplumsal uzlaşma ile oluşturacağı özgür ortamda, kendi potansiyelini geliştirerek, sahip olduğu değerlerle Batı medeniyetine büyük katkılar sağlayabilir. Yeter ki devlet engelleyici olmaktan çıksın, yobazlığın her türünden kurtulalım. 

2. Problem çözmek yerine bunu üreten, çatışmacı, güdümlü, otoriter, oligarşik eksenden kurtulmak için yeni bir toplumsal sözleşme ile devleti ideolojiden arındırarak teknik devlette buluşmak gerekir. Dinsiz, mezhepsiz, ideolojisiz hakem devlet. 

Halkı her kademede sisteme ortak eden, yasama, yürütme ve yargıyı birbirinden ayırarak bu kuvvetleri dengeleyecek bir anayasa.

Sorunları çözmek devletin görevidir şeklindeki tekelci, ihaleci yaklaşım yerine, sorunları çözmek toplumun görevidir anlayışı.

Birey ve toplum objektif düşünememektedir, kendi kalıp ve zincirlerine esir olmuştur, kendi doğrularına tapmaktadır. “Bana Ne?” tavrı ile, depolitizasyon’a uygun yüksek sesle düşünmek yerine, söylenmeyi tercih etmektedir. Pasif kitleler yönetime ağırlığını koyamamaktadır. ‘Herkes kurallara uysun, ben de uyayım’, ‘kimse çalmasın ben de çalmayayım’ hastalık haline gelmiştir.

Bu virüslerden birey ve toplumun kurtulması gerekir. Bu nedenle halk eğitimine ihtiyaç vardır.

3. Yasama, yürütme ve yargı çatışmacı, merkezci, seçkinci, tepeden inmeci, gelenekçi anlayıştan dolayı işlevini yitirmiştir. Fiilen kuvvetler birliğine dönüşmüştür. İtaat kültürü bu anlayışın tarlasını oluşturur. Biat etmek, her alanda kolaycı, beleşçi, miskin bir teslimiyet.

Mutlak doğrular şeklindeki eğitim ve yaşam biçimi şüpheyi, dolayısıyla sorgulamayı ortadan kaldırmıştır. Kendisini sorgulayamayan sadece sunulanla yetinen insanlar mevcut sisteme teslim olmuştur. Kişi ve olaylardan kurtulup sistem ve fikir tartışmak gerekir.

Bunlar olmazsa sonuç mehdi, kurtarıcı ve ‘kurtar bizi baba’ anlayışıdır.

4. Ekonomik krizin sebebi salt parasal değildir. Topyekün bozuk düzenin eseridir. İdari, siyasi ve ekonomik çöküş ve iflas. Teşhis böyle konmadığı için çözüm de olmayacaktır. Bölük pörçük cımbızlama düzenlemeler kurcalamaktan öteye geçmez; günü kurtarır, çöküşü erteler. Çözüm SİL BAŞTANdır.

Osmanlı aynı nedenle ve aynı şekilde çöktü. Dış dayatmayla hazırlanan fermanlar sonuç vermedi. Ulustan bağımsız, dış dayatmayla hazırlanan, ulusal program Osmanlı’daki ilk iki fermandan niye farklı sonuçlar getirsin? 

Çoğulcu, katılımcı bir anlayışla hazırlanan 8 adet 5 yıllık plan ve programı 40 yıldır uygulanamayan sistem toplumsal destek ve dinamikten mahrum kalmıştır. 

Halen yaşadığımız tarihimizin en büyük bunalımını tam anlamıyla algılarsak bu dibe vuruşu SİL BAŞTAN ’la dirilişe dönüştürebiliriz. 

5. Maalesef yeni oluşumlar mehdi, baba, kurtarıcı anlayışı ile ortaya çıkıyor. Program, proje, kadro anlayışı halen yok. Kişilere endeksli arayışlar, bugüne kadar olduğu gibi hayal kırıklığı getirecektir. İyi niyet yeterli değildir. Ülkemizde maalesef tek belirleyici sandık değildir. Çatışmayla başlayacak oluşumlar baştan davayı kaybeder.

İdeolojiden arınmış teknik program ve proje ile kabul edilebilirlik yakalanabilir. Anayasa, idari yapılanma, seçim ve partiler yasası ve özgürlüklerle ilgili temel yasaları hazırlayıp bunları program halinde topluma sunan bağlayıcı bir program aynı zamanda bir referandum olacaktır. Düzeni ya değiştirirsin, ya düzen seni değiştirir. Değiştirmek için önce değişmek gerekir.

6. Kayıt dışı ekonomi, kara para siyaset dahil her şeyi finanse ederek kontrolüne alıyor. Prof. Osman Altuğ’a göre Liberalizm sadece “serbest bırak” değildir. “Kontrol et” ayağı unutulmuştur. Hâmiline olan ekonomi nâma yazılı hale getirilmezse kara para ve kayıt dışı ekonomi gücünü katlayarak devam eder.

------------------------------------------------------------------------------------------
Halkın gücü, potansiyeli yok farz edildi. Kimliksiz, yılgın, bezgin, küskün, yorgun, kompleksli insanlar türedi. 
------------------------------------------------------------------------------------------

7. Medya yukarıda söylenen merkezci, baskıcı, dayatmacı, çarpık, güdümlü anlayışın en önemli aracı olmuştur. Sermayeyle birleşen tekelci, seçkinci, şantajcı bu yapı kırılmadıkça işimiz çok zordur. Yeniden yapılanma projesinde birçok araç ve yöntem ile basın bağımlılıktan kurtulabilir. 

8. Tınaz Titiz, eğitim sistemindeki 3 temel yanlışı vurguluyor:

  • Mutlak doğrular üzerine(Resmi İdeoloji dahil) bina edilen bu sistem şüpheyi yok etmektedir. Netice üretici, sorgulayıcı, icat yapamayan bireylerden ibaret bir toplum ortaya çıkmaktadır. 
  • Tüm çocukları hırsız kabul eden gözetleyici bir imtihan sistemi. 
  • Ezbere dayanan eğitim.

Milli eğitime ayrılan payda 119 ülke arasında 105. sırada olmak.

9. Türkiye eğer batı tarafından kuşatıldı ve durduruldu ise kaderci ve komplocu anlayışa teslim olduk demektir. Kabahat yalnız durduranda değil aynı zamanda durandadır. Dış dayatma ile 3 ıslahat fermanı hazırlayan ülkemiz, vesayetten kurtulup kendi ulusal programını hazırlayabilirdi. Hep dış ve iç kurtarıcı bekleyeceğine kendi gücünü harekete geçirebilirdi.

Kendini sorgulayan, kafasındaki saplantılardan kurtulan, düşünen ve düşündüğünü haykıran bir sivil toplum. 

Ortak aklı yakalayan toplumsal dinamizm ve SİL BAŞTAN. 



Dipnotlar:
*Tınaz Titiz, Koşullanmama Hakkı..
http://tinaztitiz.com/2012/06/20/kosullanmama-hakki/



Kaynak:
Recep Yazıcıoğlu, “Dibe Vuruşu, SİL BAŞTAN Dirilişe Döndürebiliriz” Umran, Haziran 2001, s. 69-70.
Düzenleme: Muhammet Negiz


"BAĞIŞ YAPARAK ARAŞTIRMALARA VE İÇERİĞE" DESTEK OLMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

En Popüler Yayınlar

Necdet Başoğlu: Adını tarihe yazdıran vali

Necdet Başoğlu: Adını tarihe yazdıran vali 12 Eyl 2020 Bugün sizlere “Efsane Vali” olarak gönüllerde taht kurmuş bir kişiden bahsetmek istiyorum. Süper vali ve aynı zamanda 4. Murat lakabı da takılan bu vali, Yine Türkiye’de nam yapmış ve doğum yerleri aynı olan, Devlet eski Bakanı Adnan Kahveci ile aynı kaderi paylaşmıştı. İkisi de elim bir trafik kazası sonucu hayatlarını kaybetmiş, Türkiye’yi yasa boğmuştu. Evet, Recep Yazıcıoğlu, Türkiye Cumhuriyeti tarihine adını yazdırmış önemli bir bürokrat idi. O’nunla ilgili her ne okuduysam, Ne gördüysem, Duygulanmışımdır. Merhum Yazıcıoğlu, sıra dışı yönetim şekli ve aykırılığıyla bir kesimin oklarını üzerine çekerken, bir kesimin de gönlünde taht kurmuştu. Ayrımcılık yapmaması, Üstünlük taslamaması ve kendini görev yaptığı yerleri iyileştirmek için paralamasıyla tanınmış, Merhum Cumhurbaşkanı, Başbakan ve ANAP’ın Kurucusu ve Genel Başkanı Merhum Turgut Özal’ın desteğiyle Türkiye’nin en genç valisi olmuştu. Kimdi bu Recep Yazıcıoğlu? Türkiye...

Yavuz Donat: "Recep Yazıcıoğlu"

Yavuz Donat: Recep Yazıcıoğlu   30 Aralık 2012, Pazar Denizli'deydik... Vali Bey'le beraber... Öğle yemeği yiyecektik. "Gel" d emişti: -Çarşıda esnaf topluca yemek yiyor... Onlarla birlikte yiyelim... Esnafın derdini de dinlersin. Gitmiş ve yazmıştık. Onu da zamansız kaybettik... Trafik kazasında. Dostumuzdu... Çoğu kez makam aracına binmez, yürürdü. Bir gün... Erzincan Valisi iken... Ankara'ya gelmiş. Yürüyerek Başbakanlığa gitmiş. Bu sırada görevli durdurmuş: -Hoop hop hemşehrim... Dur... Kimsin?... -Ben Erzincan Valisi'yim... -Yok yaaa... Sen Erzincan Valisi'ysen ben de Fransa Cumhurbaşkanı'yım... Delinin zoruna bak... Valiymiş... Dur bakalım... Kimliğini çıkar. "Efsane valiydi." Halkın içindeydi. Kaynak: https://www.sabah.com.tr/yazarlar/donat/2012/12/30/recep-yazicioglu

KÖPRÜ'DE DUYGUSAL BULUŞMA

KÖPRÜ'DE DUYGUSAL BULUŞMA ARKA PLAN MERHUM RECEP YAZICIOĞLU'NUN HAYTINDAN KESİTLERİ EKRANA TAŞIYAN "KÖPRÜ"NÜN OYUNCULARIYLA "SÜPER VALİ"NİN EŞİ VE ÇOCUĞU İLK KEZ BİR ARAYA GELDİ. ESKİŞEHİR'DEKİ BÜYÜK BULUŞMAYI MİLLİYET TELEVİZYON ADIM ADIM İZLEDİ.  

Yazıcıoğlu: "Bordromdan utanıyorum"

  Yazıcıoğlu: "Bordromdan utanıyorum" Aydın Valisi Recep Yazıcıoğlu, "Ben 3.5 milyon lira maaş alırken, aynı bordrodan 500 bin lira maaş alanlar var" dedi.

Kamu hizmetleri motivasyon kuramı çerçevesinde vali Recep Yazıcıoğlu'nun mülki idare amirliği dönemi üzerine bir inceleme

  Kamu hizmetleri motivasyon kuramı çerçevesinde vali Recep Yazıcıoğlu'nun mülki idare amirliği dönemi üzerine bir inceleme  Çalışmada, Vali Recep Yazıcıoğlu'nun bir mülki idare amiri olarak sergilemiş olduğu tutum ve davranışlar, Kamu Hizmetleri Motivasyon Kuramına göre analiz edilmiştir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çalışmanın kuramsal boyutu olan Kamu Hizmetleri Motivasyon Kuramı incelenmiştir. Yine bu bölümde çalışmanın araştırma tasarımı olan nitel araştırma yöntemi ve bu yöntemin alt dalları olan "Tarihsel Araştırma Tekniği, Betimsel Araştırma Tekniği, Sözlü Tarih Tekniği, İçerik-Doküman Analizi ve Yarı Yapılandırılmış Mülakat Tekniği" incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünü literatür taraması oluşturmaktadır. Bu bölümde mülki idare amirlerinin hatıraları, kamu yönetimi reform raporları ve mülki idare araştırmaları incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Tanzimat'tan günümüze kadarki süreçte mülki idarede yaşanan dönüşüm tartışılmıştır. So...

Denizli Valisi'nin rafting keyfi...

Denizli Valisi'nin rafting keyfi... 20.06.2003 Denizli Valisi Recep Yazıcıoğlu, doğa yürüyüşü ve dağ tırmanışlarından sonra, bu kez Büyük Menderes Nehri'nde rafting yaptı. Çal ve Bekilli ilçelerindeki incelemelerinin ardından Büyük Menderes Nehri'ne inen Vali Yazıcıoğlu, Antalya'dan gelen 6 kişilik ekiple bota binerek rafting yaptı. Oldukça heyecanlı dakikalar yaşadığını anlatan Yazıcıoğlu,  ''Çoruh Nehri'nde ve Fırtına Deresi'nde rafting yaptım. Orada 5. derecede tehlikeli yer sayısı 4'ü geçmez. Burası öyle değil. 7 kilometre boyunca 5. derecede tehlikeli yerler mevcut. Bugüne kadar keşfedilmemiş ama bu da rafting için Büyük Menderes'in çok uygun olduğunu gösteriyor''  dedi. Kaynak: https://www.milliyet.com.tr/gundem/denizli-valisinin-rafting-keyfi-5171836

“Rahmetli öğretti” - Erzincan'da 12 ayda 12 spor

“Rahmetli öğretti” - Erzincan'da 12 ayda 12 spor Rafting, yamaç paraşütü, buz tırmanışı, trekking, offroad, dağ bisikleti, base jump, kayak, dağcılık, motokros, planör, parasailing... Bu sporların hepsini aynı şehirde ve neredeyse yılın 12 ayı yapabilmenin mümkün olduğunu biliyor musunuz? Erzincan yıllardır ‘zorunlu ara’ verdiği spor turizminin merkezi olma hayaline kavuşmak için gün sayıyor. Kahvelerden tek tek topladığı gençler, sokaklardan alıp zorla raftinge götürdüğü çocuklar bugün birer yetişkin sporcu olarak ‘Süper Vali’ yi hâlâ saygı, sevgi ve özlemle anıyorsa... Erzincanlı’nın her iki lafından biri “Rahmetli öğretti” ya da “Rahmetli söylemişti” diye başlıyorsa... Onun açtığı yolda bugün Erzincan’da Dünya Yamaç Paraşütü Şampiyonası düzenleniyor ve seneye de büyük finalin Erzincan’da yapılmasına karar verildiyse... Vali Recep Yazıcıoğlu ’nu anmadan bir Erzincan yazısı olmaz! Halk arasında ‘Süper Vali’ diye tanınan Recep Yazıcıoğlu 1991’de Erzincan’a atandığında şehrin o...

ARAŞTIRMALARA DESTEK OLUN!

VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)  "VALİ-İ VİLAYET, HADEME-İ DEVLET" Vali Recep Yazıcıoğlu hakkındaki araştırma projemize belge, fotoğraf, kaynak desteğinde bulunmak için iletişim adresi: mnergiz@live.com İlginiz için teşekkür ederim. Muhammet Negiz | Proje Koordinatörü

Kronolojik Arşiv

UNUTULMAYAN VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)

Bu Blogda Ara

Destek Olunuz & Donate !التبرع بالمال

ÖĞRENMEYİ SEVMEK

"Bilgiye sahip olarak doğmuş birisi değilim. Yalnızca öğrenmeyi ve öğretmeyi seviyorum."
Konfüçyüs

"Bilgi, ahlaki hareketten kalan şeydir."
Nurettin Topçu

Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!... İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar. Yahya Kemal Beyatlı
UNUTULMAYAN VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)

Koordinatör:

Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ

_________________________________________
*Bilgi, belge ve doküman paylaşımı için:
mnergiz@live.com

Son 1 Yılın Popüler Yayınları

Proje Koordinasyonu

Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ

Recep Yazıcıoğlu’nun kamu yöneticiliği mirasını arşiv, sözlü tarih ve yönetim bilimi perspektifleriyle belgeleyen dijital araştırma platformu.

“Unutulmayan” bir kamu yöneticisini anlatmanın en güçlü yolu, hatırayı belgeyle; anlatıyı bağlamla; liderliği ise kurumlarla birlikte okumaktır.
Platformun editoryal yaklaşımı