Dijital Araştırma ArşiviProje Koordinatörü: Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ
Güncel Çalışmalar

Araştırma notları, belgeler ve incelemeler

Anahtar kelime bulutu yerine, içerikler doğrudan araştırma alanları ve arşiv üzerinden erişilebilir durumda tutulur.

Ne mutlu böyle bir miras bırakabilenlere...



Ne mutlu böyle bir miras bırakabilenlere...

08.09.2021

Elim bir trafik kazası sonrası 08 Eylül 2003 tarihinde son nefesini veren Vali Recep Yazıcıoğlu, vefatının 18. yıldönümünde sevgi ve saygıyla anılıyor. Tokatlı işitme engelli hemşehrimiz Turan Yalçın Onun aziz hatırasını yaşatmak üzere 2013 yılında 'Recep Yazıcıoğlu'nun Liderlik Sırları' adlı kitabını çıkarmıştı. Kitabın 2. baskısı 2021 yılında yapıldı. Yazar Turan Yalçın, kitabın önsözünü yazan Vali Dr. Ozan Balcı ve Tokat Belediye Başkanı Av. Eyüp Eroğlu'nu makamlarında ziyaret ederek kitabı takdim etti. Rahmetli Yazıcıoğlu'nun Diyanet İşleri Başkanlığı ve Devlet Bakanlığı yapmış kardeşi M. Sait Yazıcıoğlu ile oğlu Mehmet Kemal Yazıcıoğlu kitabın yeni baskısından haberdar edildi, her iki isim Yazıcıoğlu Ailesinin hissiyatlarını gazetemize özel yazıya döktüler, dile getirdiler.

RAHMETLİ'NİN KARDEŞİ VE OĞLU'NUN YAZDIKLARI

Yazıcıoğlu Ailesinin büyüğü eski Devlet Bakanı ve Diyanet İşleri Başkanı Mustafa Said Yazıcıoğlu, günün anlam ve önemine dair şunları yazdı.

"Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu'nu yakından tanıyan ve gözlemleyen Turan Yalçın onunla ilgili yazdığı 'Liderlik Sırları' adlı kitabın yeni baskısını hazırlamış ve okuyucu ile buluşturmuştur. Samimi ve içten duygularla kaleme aldığı kitap dolayısı ile Turan Yalçın'a tebrik ve teşekkürlerimi iletiyorum.

Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu'nun vefatından 20 yıla yakın bir zaman geçti. Bu süre 18-20'li yaşlarda genç bir kuşağı işaret eder. Onu hiç görüp tanımayan gençler bile onunla ilgili görselleri iletişim ortamlarında paylaşmakta, yönetim üslubu ve görüşlerinin yayılmasına vesile olmaktadırlar. Bu her faniye nasip olan bir şey değildir. İnsanları ayırım yapmadan seven, mütevazı, samimi, içten bir görev anlayışı ile ve Allah rızası için emek vermenin sonucudur. Toplum bu samimiyeti ve hasbiliği hisseder. Ne mutlu böyle bir miras bırakabilenlere. Hayırla ve dua ile anılmak ne güzel bir şeydir. Onu karşılıksız seven samimi gönül dostları, unutmadıkları Valilerini sürekli hayırla ve dua ile yad ederler, bazısı da Turan Yalçın gibi duygu ve hissiyatlarını kitaplaştırırlar. Bu kadirbilir ve vefa örneği yayın için desteklerini esirgemeyen Tokat Valisi Dr. Ozcan Balcı'ya, Tokat Belediye Başkanı Av. Eyüp Eroğlu'na ve gazeteci Fatih Kılıç'a teşekkür ediyor, başarılı ve hayırlı hizmetlerinin devamını Cenabı Hak'tan niyaz ediyorum. Bu vesile ile merhum ağabeyim Vali Recep Yazıcıoğlu'nu minnet ve özlemle anıyor, Allah'tan rahmet diliyorum." 

Prof. Dr. Mustafa Said Yazıcıoğlu. Devlet E. Bakanı

Rahmetli Recep Yazıcoğlu'nun oğlu Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, aile büyüğü olarak amcası Mustafa Said Yazıcıoğlu'nun hissiyatlara tercüman olduğunu söyledi ve başta işitme engelli yazar Turan Yalçın olmak üzere sevgi, saygılarını, hayır dualarını ileten tüm Tokatlılara selamlarını, sevgilerini, saygılarını bildirdi.

VALİ VE BAŞKAN'IN YAZDIKLARI

Tokat Valisi Dr. Ozan Balcı ve Tokat Belediye Başkanı Av. Eyüp Eroğlu, rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu için kaleme aldıkları yazılarında, özetle, 

"Tokat'ta bulunmak ve bu şehre hizmet etmek bu şehirde yaşayan herkes için büyük bir bahtiyarlıktır. Merhem Recep Yazıcıoğlu 1984 yılında Türkiye'nin en genç Valisi olarak Tokat'a atandığı andan itibaren yaptığı çalışmalar ile adını kısa sürede tüm Türkiye'de duyurmuş, bu şehirde silinmeyecek hizmetlere imza atmış önemli bir Valimizdi. Tokat'ın her köşesinde Onun izlerini görmek mümkün. Halkla kucaklaşması, mülki idari tarihine kattığı özgün uygulamalar, şehri daha yaşanır hale getirmek için ortaya koyduğu gayretler bugün Tokat'ta herkes tarafından hayırla yad edilmekte."

"Bu iş devletin işi. Biz hizmet makamıyız, naz makamı değil. Gidemediğimiz yer bizim değildir, gibi birçok sloganlaşan sözleri ile örnek bir yönetici oldu. Haini derler ya adam gibi adamdı. Milletine adanmış bir ömür süren Recep Yazıcıoğlu Valimizi rahmet ve minnetle yad ediyoruz."

 ifadelerine yer verdiler.


İşitme engelli yazar Turan Yalçın, rahmetli Recep Yazıcıoğlu için sorularımızı yanıtladı


"Samimiyeti ile kalplerimizi fethetti"


İşitme engelli yazar Turan Yalçın, rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu'nun ölümünün 18. yıldönümü vesilesiyle, onun için 2013 yılında yayınladığı "Recep Yazıcıoğlu'nun Liderlik Sırları" kitabı ve Recep Yazıcıoğlu hakkında sorularımıza yanıt verdi. "Samimiyeti ile Kalplerimizi Fethetti" dedi.

İşitme Engelli Turan Yalçın ile söyleşimiz şöyle oldu:

SORU-Recep Yazıcıoğlu ile nereden tanışıyorsunuz Turan Bey?

TURAN YALÇIN- 15 Mayıs 1984 tarihinde Recep Yazıcıoğlu Tokat'ta Vali olarak göreve başladığında ben lisede okuyan ve Tokat'ın tek günlük gazetesi olan Sesimiz'de her gün köşe yazan iki kişiden biriydim. Öteki yazar 3 fakülte mezunu Avukat Osman Özsoy'du. "Tokat'a çocuk gibi vali tayin etmişler" deniyordu. Tokat Valisi o zaman Cumhuriyet tarihinin en genç valisi idi, 36 yaşında. Zayıf olduğundan daha genç gösteriyordu. Üniversite öğrencisi gibiydi adeta. O'nu resimlerinden tanıyordum önce, sonra GOP Bulvarında tek başına mavi paltosu ile gezerken çok görmüştüm. Yazılarımızı okuduğunu biliyordum. Sonrasında etkinliklerde gördükçe gülümser hal hatır sorardı. O gülümsemesi o kadar sıcaktı ki samimiyeti okunuyordu. Fazla söze gerek yoktu. Bu "seni gerçekten ve içten seviyorum ve takdir ediyorum" mesajı idi. İşitme engelli olduğumdan dolayı sanırım sözlü iletişimde fazla olmuyorduk ilk başta. Bakışlar bile iletişime yetiyordu. Sonrasında Tokat'ta ve ülkede duyulmaya başlayan Vali oldu. Bazen eleştirdiğim zaman oldu. Bazen şiir yazdım, bazen çok eleştiri aldığı zamanlarda "Valimize sahip çıkalım" diye yazılar yazdım. Üniversite kazandığımda çok sevinmiş ve çok da takdir ettiğini belirterek burs bağlatmıştı. Gazete ziyaretlerinde ben olmuyordum. Çünkü dışardan yazardım. Yazılarımı çok zaman elden yollardım gazeteye. Çünkü Pazar ilçesinde ikamet ediyordum. O zaman MYO Elektrik okuyan değerli arkadaşım Salih Efendi Korkmaz yazılarımı gazeteye ulaştırırdı elden.

SORU- Kitap yazmak nereden aklınıza geldi?

TURAN YALÇIN- Vali Yazıcıoğlu benim gözümde gerçek bir liderdi. Onun liderlik özelliklerini vefatından sonra Kişisel Gelişim Dergilerinde yayınladım. İnternette yayınladım. Tokat Denizli Kardeşliğine yazılar şiirler yazdım. Hatta Vali bey Erzincan Valisi iken azmimizi anlatmış. Tanışın kaynaşın gibi sözler demiş. Ama o zaman tabii iletişim araçları pek yoktu ve Vali beyin her şeye yetişecek hali de yoktu. Sonrasında bu yazıları okuyan Genç Gelişim Dergisi sahibi Adem Özbay bu yazıları neden kitap yapmadığımı sorunca, Tokat İl Halk Kütüphanesinde Sesimiz Gazetesi arşivlerini yeniden gözden geçirerek, anılarım, liderlik özellikleri anlatan bir kitap çalışması yaptım. Adem beyin de fikirleri ile güzel bir kitap çıktıtaya. Bunu o zaman Tokat gazetesinde yayınladık. Sonrasında "Hizmetkar Lider Recep Yazıcıoğlu" kitabı çıktıtaya. Yayınlamakta bir süre sorun oldu. Lafta destek olan çok oldu ama kitabın yayınına maddi destek olan çıkmadı. Çorum'dan bir firma destek oldu o zaman. O da bir mühendis arkadaşımın desteği ile oldu. Kitabımız yankı yaptı. Zamanın valisi Şerif Yılmaz önsöz yazdı. Ama kimse alıp gençlere hediye etmeyi düşünmedi. Ama ben gittiğim her yerde Kaymakam ve Valilere kitabı sunarak "Ben yazdım siz de kitabı alıp da gençlere hediye edin" dedim. Sözde herkes destek oldu ama kimse alıp da hediye etmedi. Ama kitabın gene de 2 binlik baskısı 3 yılda bitti. 2010 yılında çıkan kitap 2013 yılında Adem Özbay'ın Az yayınevini kurması ile "Recep Yazıcıoğlu'nun Liderlik Sırları" adı ile yayınlandı ve Rahmetli Valinin kardeşi ve zamanın valisi Mustafa Taşkesen'in önsözü ile yayınlandı. İsterdim ki imkanı olan herkes bu kitabı gücüanında alarak herkese hediye etsin. Ama kimse maddi olarak destek olmaya yanaşmadı. Bu bana manidar geldi, lafta herkes Vali beyi seviyordu ama onu anlatan kitabı satın almaya yanaşmıyordu. Halen de buna hayret ederim. Sonrasında Tokat'a gelen her Valiye sundum. Kaymakamlara sundum. Niğde'de, Sivas'ta, Ordu'da nereye gittimse. Kitap tezlere, başka kitaplara kaynak oldu. Okuyup "Biz de böyle Vali olalım" diyen çok oldu ama kitabı topluca alıp gençlere hediye eden olmadı. Kitabın baskısı 2019 yılında bitti. Yayınevi yeni baskı yapmaya çalıştı ama araya pandemi girip fuarlar iptal olunca gecikti. Tokat Valisi Dr Ozan Balcı kitabın yeni baskısına destek olunca kitabı 2021 Ramazan bayramına yetiştirerek yayınladık. Vali bey konuklarına, köylerde gençlere hediye etti. Sağ olsun. Vali beye buradan tekrar teşekkür ederim. Bu güzel hizmetini ömür boyu unutmayacağız. Kitabın yıllar sonra bile okunacağına inanıyorum. Elbet genç nesil gerçek lideri anlattığımız bu kitaba sahip çıkacaktır. Zamanla yeni baskılar da yapacaktır. Yöneticilerimiz, maddi durumu güzel olan insanlarımız da topluca alıp da gençlere hediye ederse bu süreç hızlanacak tabii ki. Vali bey vefat edeli bu sene 18. Sene ama sanki dün buradaymış gibi genç nesiller kitaplarımızdan duyduklarından, sosyal medya paylaşımlarından Valimizi tanıyseviyorlar. İmkanım olsa 81 valimize ve 1000'e yakın kaymakamımıza bu kitabı sunardım. Yani gazete baskısı, akis kitap baskısı Az kitap 2. Baskı ile kitabımız 4. Baskıyı yapmış oldu. Zamanla baskı sayısı artacak inşallah.

SORU- Vali bey vefat edeli 18 yıl olmasına rağmen unutulmamasının sebebi sizce nedir?

TURAN YALÇIN- Samimiyeti. Zaten liderliğin ilk özelliği samimiyet. Kim samimi olmuşsa lider olmuştur. Halkını gerçek sevmişse halkı da onu sevmiştir. Özellikle engelli yaşlıların duasını almak onlara yalan söylememek ve sözde durmak onların kalbini feth eder, bu sevgi de insanı ölümsüz yapar. Zamanla çaptan düşen yöneticilerimiz bunu düşünsünler. Kendilerini sorgulasınlar. Unutmayanı halkımız da unutmaz. Seveni severler. Her sevdiğimiz bizi sevmese de sevenler olsun yeter. Zaten herkese kendimizi sevdiremeyiz. Gerçek manada gelişen insanı gelişemeyenler sevmez. Bir esertaya koyacağız ve bunu isteyen destekler isteyen köstekler, eğer insan gibi eser de samimi ise zamanla değer kazanır. "Sebahattin Ali'nin "Kürk Mantolu Madonna" kitabı zamanında okunmamış ama bugün çok satan okunanlardan. Biz eseritaya koyalım ve gerisini zamana bırakalım ama gene de gücü olanlara "alıp da dağıtalım" diye hatırlatmaya da devam edelim, olabilir ki kitabı okuyan bir insan azmeder de Recep Yazıcıoğlu gibi lider olur.

SORU- Kitabınızda genelde neyi anlattınız?

TURAN YALÇIN-Liderlik özelliklerini, Tokat'ta yaptıklarını. Gazete arşivlerinden. Kitap bir nevi de Valinin yaptıkları çevresinde 1984-1989 Tokat tarihini anlatıyor. Halkın Valisini severek çocuklarına okullar yapması ve çocuklarını okutması azmi. Bugün o okullarda okuyanlar gelişerek bu ilin farklı yerlerinde yönetici oldular. Vali Recep Yazıcıoğlu zamanının çocukları da anılarını anlattılar. Ali Bal, Ayla Bağ, bunlardan iki tanesi.

SORU- Kitabınızı kimlere hitap ediyor?

TURAN YALÇIN-Herkese ama özellikle bilimsel olarak liderlik konusunda tez yazanlara kaynak oldu. Aynı zamanda yerel yönetimler kamu yönetimleri bölümlerinde hocalar tavsiye ettiler. Onur Binbaş hocamız da bunlardan bir tanesi ve tavsiye etmeye devam ediyor. Denizli Kale ilçesinde Milli Eğitim Müdürü Nurettin Tım bey 'Kale Kitap Okuyor' kampanyasında gençlere kitabı okuttu ve bu öğretim yılında da okutacak. İzmir'den, Hatay'dan kitabımızı öğrencilerine okutacak kardeşlerimiz bana ulaşarak bilgi verdiler. Tokat'ımız bu kitap sayesinde başka illerde de tanınıyyani. Umarım kent konseyi, yöneticilerimiz de Valimiz gibi kitaba sahip çıkarak topluca alıp gençlere hediye ederler, gençler de "büyüklerimiz bize güzel kitaplar armağan ediyor" diyerek onlara sevgi beslerler. Temennimiz de bu. Kitap satılacak ki yayınevi de hem bu kitabın yeni baskılarını yapsın hem de Tokat gazetesinde daha önce yayınladığımız romanlarımızı bassın. Ülke genelinde okusun çocuklar. Bu da zamanla olacak, temennimiz bu. Zaten davet edildiğimizde lise ve üniversitelerde de rahmetli Valimizi anlatıyoruz. Elimizde kitap varsa okumayı seven insanlara hediye ediyoruz. Bu da bize mutluluk katıyor.

SORU- Recep Yazıcıoğlu'nun hayatından sizi çok etkileyen yönleri neler?

TURAN YALÇIN- Samimiyeti. İnandığı şeyleri savunması. Bürokrasiye takılmadan, işleri hızlı yapması ve sevdiğini beden dili ile göstermesi, eğitim, sağlığa önem vermesi. Yazana ve öğrenene gereken değeri vermesi. Okumanın önemini çok iyi anlaması. Gittiği yerlerin tarihi kültürünün gün yüzüne çıkması için sempozyumları yapması ve bunları kitap haline getirmesi. Geçmiş ve gelecek arasındaki dengeyi sağlayan bir bürokrat olması. Yani geçmişin tarihini gelecek nesillere iyi aktarması. O yüzden de gençler seviyorlar Vali beyi tanımadıkları halde. Bir kere bile görmedikleri halde. Çünkü Vali bey zamanında ne yaptıysa bugün ki gençler için yaptı. Köylere okullar, sağlık evleri. Ama ne yazık ki onu anlamayanlar da oldu. Hızlı hareket etmesini anlamayanlar da çok. Zaten çalışkan adamı tembel insan anlar mı?

SORU- Kitabınız konusunda başka ne anlatacaksınız?

TURAN YALÇIN- Kitabımızı insanlarımız bizim hediye etmemizi beklemek yerine internetten ve kitapçılardan alsınlar ki satışı var diye yayınevi hem bu kitabı daha çok insana ulaştırsın hem de yeni kitaplarımızı yayınlayarak yeni kitaplarımızdan da insanların faydalanmasına ön ayak olsunlar. Kitapları çevrelerinde kitap okumayı seven insanlara hediye etsinler ki onlar da okuyarak gelişsin. Lider olmak, iyi kaymakam ve Vali olmak isteyen yakınlarımıza hediye edelim ki okusun, anlasın ve güzel örnekleri tanısınlar. Bu kitapların amacı da geçmişte yaşamış samimi insanlarımızı gelecek nesillere anlatmak. Yazmak bizim görevimiz, almak ve gençlere hediye etmek de yerel yönetimler ve maddi durumu iyi olanlara. "Bir kitabın 40 yıl hatırı vardır" diyerek kitap hediye etsinler. Ben Recep Yazıcıoğlu'nun bana imzalayarak armağan ettiği 1987 yılına ait kitapları bile saklıyve çocuklarımız ile yakınlarımıza gösteriyorum. Siz de kitap hediye edin ki 40 sene sonra bile hatırlanasınız.

SORU-Başka ne anlatacaksınız?

TURAN YALÇIN- Umarım 40 yıl 50 yıl 100 yıl sonra da rahmetli Valimiz hatırlansın. Hazırladığımız bu kitap üniversitelerde okunsun. Gençler Vali beyi okuyarak tanısın. Hayatından örnek alsınlar ve daha çok çalışarak memlekete faydalı hizmetlerde bulunsunlar.

Kaynak: Hürsöz

Merhum Recep Yazıcıoğlu’nun oğlu Mehmet Kemal Yazıcıoğlu ile Söyleşi



Merhum Recep Yazıcıoğlu’nun oğlu Mehmet Kemal Yazıcıoğlu ile Söyleşi (2010)

2003 yılında hayatını kaybeden Denizli Valisi Recep Yazıcıoğlu’nun oğlu Mehmet Kemal Yazıcıoğlu (27) AK Parti’den siyasete girdi. Genç Yazıcıoğlu, babası gibi sıra dışı fikirleri olduğunu ama bunları açıklamak için erken olduğunu söyleyip ekliyor: Tecrübem büyük!

‘Süper Vali’, ‘Dördüncü Murat’, ‘Aykırı Vali’, ‘En Genç Vali’ gibi onlarca lakabı bulunan, valilik yaptığı döneme aldığı radikal kararlar, tavizsiz duruşu ve başarısıyla damgasını vurmuş, adına bir roman yazılmış, bir sinema filmi ve bir TV dizisi yapılmış, 2003 yılında da, kimileri tarafından ‘şaibeli’ bir trafik kazasında hayatını kaybetmiş Recep Yazıcıoğlu’nun oğlu Mehmet Kemal Yazıcıoğlu (27) siyasete girdi.

Amcası Devlet Eski Bakanı ve Ankara Milletvekili Sait Yazıcıoğlu’nun ardından AK Parti’deki ikinci Yazıcıoğlu olan Mehmet Kemal, hık demiş babasının burnundan düşmüş. Erzincan Valisi olduğu dönemde düzenlediği spor müsabakaları nedeniyle sık sık bir araya geldiğimiz Vali Yazıcıoğlu gibi konuşurken ellerini kullanan, sinirlendiğinde ses tonu yükselen, sıkı bir Yeşilaycı olan, heyecanlı, özgüvenli ve fakat içinde olmasına rağmen siyasete karşı son derece temkinli duran Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, babasından sonraki yıllarını ve siyasete giriş sebeplerini anlattı.

Babanızdan sonra siyasete girinceye kader kendinize nasıl bir yol çizmiştiniz?
Bilkent Sahne Sanatları Tiyatro Bölümü mezunuyum. En iyi erkek oyuncu olarak girdiğim okulumu başarıyla bitirdim. Ardından da Anadolu Üniversitesi’ne devam ettim. İşletme bölümü üçüncü sınıfta okuyorum. Siyasette, konservatuvarlı olmamın faydasını görüyorum çünkü babam da hep “Tiyatrocudan iyi siyasetçi olur” derdi. O, bunu biraz esprili söylüyordu ama çok haklıydı. Kişinin kendisini doğru ifade edebilmesi, ses tonunu ve mimiklerini kontrol edebilmesi çok önemli. Bunu sakın ‘oynuyor’ diye algılamayın. Bu yapmacıklık değil tamamen profesyonel bir eğitim.

Neden oyunculuk yapmadınız?
Çok teklif aldım. Hatta reklam filmi teklifleri de aldım ama yapmadım. Aile, tiyatroyu biraz küçümsedi, baskı oldu üzerimde. “Tiyatronun üniversitesi mi olur!”, “Kaç yıllıktır tiyatronun okulu!” diyenlerle çok karşılaştım. Türkiye’de ne yazık ki görselliğe çok önem veriliyor. Harvard’dan, Boğaziçi’nden mezun olan adam sanki çok mübarek bir adammış gibi kabul görüyor. Bence öyle değil. Sen kendini geliştiriyorsan, okuyorsan, araştırıyorsan, nerede okuduğun, ne giydiğin, ne taktığın, nerede yaşadığın, hangi konumda olduğun çok önemli değil. Şimdi Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü üçüncü sınıf öğrencisiyim; etiket olsun diye okuyorum. Bana kazandıracağı bir şey yok, ticaret hayatıma devam ediyorum zaten.

Ne iş yapıyorsunuz?
Çöpçüyüm. (Gülüyor) İki senedir, katalitik toplama işi yapıyorum. Bununla beraber hastanelerde çalışan temizlik personeli için hazırladığımız bir eğitim programı işi de var.

AK Parti’de olmak iş anlamında da önünüzü açar mı?
Yok yok! Devletle alakalı bir iş değil bizimki.

Siz mi siyasetle ilgilenmek istediniz yoksa siyaset mi girdi sizin hayatınıza?
Yöneticilik, idarecilik benim genlerimde var. Karşımda babam gibi çok iyi bir hocam vardı ve bunun siyasette de avantajı oldu. Babam yaşarken herkes benim de vali olmamı bekliyordu. Babam vefat ettikten sonra siyasete girip girmeyeceğimi sormaya başladılar. Bir anlamda siyaset öne çıkınca valilikten paçayı kurtardım diye sevindim. Babamı ve yaptıklarını çok yakından takip edebilme fırsatım oldu. Evet, babam bir bürokrattı ama siyasetçi gibi de bir duruşu vardı. Bence yaşasaydı bundan sonrası da onun için siyasetti.

Babanız aramızda olsaydı o da siyaset için AKP’yi mi tercih ederdi acaba?
Bu soruyu ben cevaplandıramam. Hakkın rahmetine kavuşmuş biri hakkında bunu söylemem çok yakışıksız olur.

Ama aşağı yukarı fikirlerini biliyorsunuz bir yorum yapabilirsiniz?
Babam modern olduğu kadar muhafazakar ve inançlı bir insandı. Beş vakit namazını da kılar, raftingini de yapardı. Onun için hayat çok yönlüydü. Yine de babamın tercihini benim cevaplamam haddimi aşmak olur. Ama rahatsızlıklarını biliyorum. Tıkanmış bürokrasiden nefret ediyordu. Halkın içindeydi babam. Devlet kurumlarının aslında tekel olduğunu söylerdi. Yani siz filanca bakanlıktan iyi hizmet alamıyorsanız, ‘o zaman gideyim de başka bir kurumdan bu hizmeti alayım’ deme şansınız yok. Orada en kaliteli, güler yüzlü hizmeti vermek gerekiyordu. Kimseye tepeden bakmadan bir şeyler yapma gayreti içindeydi. Babamın “Tiyatrocudan iyi siyasetçi olur” sözü sihirli bir sözdür. Şunu çok iyi biliyordu bence, ben vali filan olmam ama siyasetçi olurum. Çünkü ben hayata daha farklı bakabiliyorum. Onun dönemi ile benim dönemim arasında fark var. Ben o dönemi çok yakından yaşamış biriyim. Bire bir içinde olduğum için tecrübeliyim de bir noktada. Babam o süreçte bir ili yönetirken az buçuk olaylara da şahidim. Babam 84 yılında vali oldu ben 19 yaşıma kadar o süreci bire bir yaşadım. Erzincan ve Denizli dönemini çok yakından bilen biriyim. Zaten babam yaptıklarını göstermeyi, anlatmayı de severdi. Toplantılara katılıp, masasını karıştırırdım, nerelere imza attığına bakardım. Dolayısıyla alaylıyım. Şimdi bana bir ili verseler yönetirim. Sıkıntı çekmem. Çok da iddialı olmayayım bunun için tecrübe bilgi birikim gerekir amenna, ama çok da yabancılık çekmem o noktada.

Başka partilerden de teklif aldınız mı?
Aldım evet, ama ben zaten amcamdan dolayı AK Parti’nin içindeydim. İnsanlar kendilerini en rafat ifade edebilecekleri, başarılarını, kabiliyetlerini sergileyebilecekleri yerde siyaset yaparlar. O yüzden benim tercihim AK Parti oldu. Sayın Başbakan’ın gençlere verdiği büyük bir önem var. Örneğin gençlik kollarının her organizasyona katılır. Gençlik kollarının MYK’ya katıldığı tek partidir AK Parti. Ben 27 yaşında bir üniversite öğrencisiyim değil mi? Başbakan beni bile karşısına alıp, sohbet etmiş, derdimi dinlemiştir.

Neticede siz de 27 yaşında herhangi bir öğrenci değilsiniz. Bu yakınlıkta biraz da babanız ve amcanızın etkisi yok mudur?
Olabilir ama kimlerin çocukları, yeğenleri var? Bence zorunlu değildi benim sıkıntılarımı, fikirlerimi dinlemeye. Günde 3-4 saat uyuyabilecek kadar yoğun çalışırken bana vakit ayırdı.

Neler yapıyorsunuz parti çatısı altında?
İlleri ziyaret edip teşkilatları gördük, tanıdık. Partiyi bir tanıma süreci ile geçti. Gençler ile siyaset arasında yakınlık kurmak onları buluşturmak, gençleri bilinçlendirmek gerekiyor. Bunun için konferanslar, bilgilendirmeler yapmak, memleket adına fikirlerini almak ve babamın da yaptığı gibi en önemlisi onları muhatap kabul etmek gerekir. Onları motive edebilirsek her şey çok kolay olur. Gençlere hayal kurdurabilmeyi hedefliyoruz. Onları sanatla sporla motive edebilmeliyiz.

Sizin de babanızınkiler gibi ilginç fikirleriniz var mı?
Olmaz mı! Ama bunları açıklamak için çok erken. Evelallah dumanını da attırırız o yönde bir sıkıntı yok; ama önce parti yapısını iyice öğrenmem nerelerde faydalı olacağımı görmem lazım. Şu anda tanımlayabileceğim bir görevim yok parti içinde.

Parti içinde etkin görevler almak istiyor musunuz?
Bu benim isteyeceğim bir şey değil. Siz isterseniz kıymetsizleşir çünkü. Başkalarının sizi buraya layık görmesi gerekir.

MAALESEF SÜT DEĞİL KOLA İÇİYORUM

Babanız özellikle çocukların ve gençlerin kola yerine süt içmesini istiyordu. Siz kolacı mısınız, sütçü mü?
Maalesef kola içiyorum? Hem de çok ciddi tüketiyorum.

Alkol yerine üzüm mü yiyorsunuz?
Koyu bir Yeşilaycı’yım dolayısıyla zaten alkol ve sigara kullanmıyorum. Meyveyle pek aram yok o yüzden üzüm de yemiyorum.

Nerelerde eğleniyorsunuz?
Benim aman aman bir gece hayatım yok çünkü ben taşrada büyüdüm sonra büyükşehire geldim. Ama arkadaşlarımla bazen dışarı çıkıyorum. Onlar nereye gidiyorsa, eşlik ediyorum.

KAHVECİ’NİN ÇOCUKLARIYLA GÖRÜŞMÜYORUZ

Böyle senaryolar çok yazıldı. Zaman zaman siz de babanızın bir suikaste kurban gittiğini düşünüyor musunuz?
Bunu düşünmemeye özen gösteriyorum. Bazen yalnız kaldığımda aklıma takılmıyor değil ama mümkün olduğu kadar böyle olmadığına inandırmaya çalışıyorum kendimi. Bunun için bütün araştırmalar yapıldı ama bir şey çıkmadı. Gerçi bu dönemde konuşulan, suikaste kurban gittiği iddia edilen başka isimler var; onlar ispat edildi mi, onlar da edilmedi. Ailem ve kendi psikolojimin sağlığı adına babamın vefatının kader olduğunu düşünüyoruz. Keşke şu anda bizimle olsaydı.

Babanızın arkadaşlıklarını sürdürüyor musunuz?
Bu karşılıklı bir iletişim. Benim çok sevdiğim saygı duyduğum baba dostlarım var. Ha tabii baba dostu görünenler de var. Babamın zamanında ondan çıkarı olabileceğini düşünen ve bize çok yakın davranan insanlar vardı. Babamın vefatından sonra bizi hiç arayıp sormadılar. Şimdi siyasete girdiğimi duyanlar yine aramaya başladı ama artık tecrübeliyim. İnsanları kıymetlerine göre derecelendiriyorum.

Babanızın uzaktan akrabası ve en az onun kadar sevilen bir devlet adamıydı Adnan Kahveci. O da bir trafik kazasında vefat etti. Onun oğulları ile iletişiminiz sürüyor mu?
Yok, hayır...

Sebebini öğrenebilir miyim?
Bir sebebi yok, bir irtibatımız da yok. Böyle olması herkes için dahi iyi?



Kaynak:
Şimdi bana bir il verseler rahatlıkla yönetirim, 2010, 
https://www.hurriyet.com.tr/kelebek/simdi-bana-bir-il-verseler-rahatlikla-yonetirim-15603299



"BAĞIŞ YAPARAK ARAŞTIRMALARA VE İÇERİĞE" DESTEK OLMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

En Popüler Yayınlar

Necdet Başoğlu: Adını tarihe yazdıran vali

Necdet Başoğlu: Adını tarihe yazdıran vali 12 Eyl 2020 Bugün sizlere “Efsane Vali” olarak gönüllerde taht kurmuş bir kişiden bahsetmek istiyorum. Süper vali ve aynı zamanda 4. Murat lakabı da takılan bu vali, Yine Türkiye’de nam yapmış ve doğum yerleri aynı olan, Devlet eski Bakanı Adnan Kahveci ile aynı kaderi paylaşmıştı. İkisi de elim bir trafik kazası sonucu hayatlarını kaybetmiş, Türkiye’yi yasa boğmuştu. Evet, Recep Yazıcıoğlu, Türkiye Cumhuriyeti tarihine adını yazdırmış önemli bir bürokrat idi. O’nunla ilgili her ne okuduysam, Ne gördüysem, Duygulanmışımdır. Merhum Yazıcıoğlu, sıra dışı yönetim şekli ve aykırılığıyla bir kesimin oklarını üzerine çekerken, bir kesimin de gönlünde taht kurmuştu. Ayrımcılık yapmaması, Üstünlük taslamaması ve kendini görev yaptığı yerleri iyileştirmek için paralamasıyla tanınmış, Merhum Cumhurbaşkanı, Başbakan ve ANAP’ın Kurucusu ve Genel Başkanı Merhum Turgut Özal’ın desteğiyle Türkiye’nin en genç valisi olmuştu. Kimdi bu Recep Yazıcıoğlu? Türkiye...

Yavuz Donat: "Recep Yazıcıoğlu"

Yavuz Donat: Recep Yazıcıoğlu   30 Aralık 2012, Pazar Denizli'deydik... Vali Bey'le beraber... Öğle yemeği yiyecektik. "Gel" d emişti: -Çarşıda esnaf topluca yemek yiyor... Onlarla birlikte yiyelim... Esnafın derdini de dinlersin. Gitmiş ve yazmıştık. Onu da zamansız kaybettik... Trafik kazasında. Dostumuzdu... Çoğu kez makam aracına binmez, yürürdü. Bir gün... Erzincan Valisi iken... Ankara'ya gelmiş. Yürüyerek Başbakanlığa gitmiş. Bu sırada görevli durdurmuş: -Hoop hop hemşehrim... Dur... Kimsin?... -Ben Erzincan Valisi'yim... -Yok yaaa... Sen Erzincan Valisi'ysen ben de Fransa Cumhurbaşkanı'yım... Delinin zoruna bak... Valiymiş... Dur bakalım... Kimliğini çıkar. "Efsane valiydi." Halkın içindeydi. Kaynak: https://www.sabah.com.tr/yazarlar/donat/2012/12/30/recep-yazicioglu

KÖPRÜ'DE DUYGUSAL BULUŞMA

KÖPRÜ'DE DUYGUSAL BULUŞMA ARKA PLAN MERHUM RECEP YAZICIOĞLU'NUN HAYTINDAN KESİTLERİ EKRANA TAŞIYAN "KÖPRÜ"NÜN OYUNCULARIYLA "SÜPER VALİ"NİN EŞİ VE ÇOCUĞU İLK KEZ BİR ARAYA GELDİ. ESKİŞEHİR'DEKİ BÜYÜK BULUŞMAYI MİLLİYET TELEVİZYON ADIM ADIM İZLEDİ.  

Yazıcıoğlu: "Bordromdan utanıyorum"

  Yazıcıoğlu: "Bordromdan utanıyorum" Aydın Valisi Recep Yazıcıoğlu, "Ben 3.5 milyon lira maaş alırken, aynı bordrodan 500 bin lira maaş alanlar var" dedi.

Kamu hizmetleri motivasyon kuramı çerçevesinde vali Recep Yazıcıoğlu'nun mülki idare amirliği dönemi üzerine bir inceleme

  Kamu hizmetleri motivasyon kuramı çerçevesinde vali Recep Yazıcıoğlu'nun mülki idare amirliği dönemi üzerine bir inceleme  Çalışmada, Vali Recep Yazıcıoğlu'nun bir mülki idare amiri olarak sergilemiş olduğu tutum ve davranışlar, Kamu Hizmetleri Motivasyon Kuramına göre analiz edilmiştir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çalışmanın kuramsal boyutu olan Kamu Hizmetleri Motivasyon Kuramı incelenmiştir. Yine bu bölümde çalışmanın araştırma tasarımı olan nitel araştırma yöntemi ve bu yöntemin alt dalları olan "Tarihsel Araştırma Tekniği, Betimsel Araştırma Tekniği, Sözlü Tarih Tekniği, İçerik-Doküman Analizi ve Yarı Yapılandırılmış Mülakat Tekniği" incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünü literatür taraması oluşturmaktadır. Bu bölümde mülki idare amirlerinin hatıraları, kamu yönetimi reform raporları ve mülki idare araştırmaları incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Tanzimat'tan günümüze kadarki süreçte mülki idarede yaşanan dönüşüm tartışılmıştır. So...

Denizli Valisi'nin rafting keyfi...

Denizli Valisi'nin rafting keyfi... 20.06.2003 Denizli Valisi Recep Yazıcıoğlu, doğa yürüyüşü ve dağ tırmanışlarından sonra, bu kez Büyük Menderes Nehri'nde rafting yaptı. Çal ve Bekilli ilçelerindeki incelemelerinin ardından Büyük Menderes Nehri'ne inen Vali Yazıcıoğlu, Antalya'dan gelen 6 kişilik ekiple bota binerek rafting yaptı. Oldukça heyecanlı dakikalar yaşadığını anlatan Yazıcıoğlu,  ''Çoruh Nehri'nde ve Fırtına Deresi'nde rafting yaptım. Orada 5. derecede tehlikeli yer sayısı 4'ü geçmez. Burası öyle değil. 7 kilometre boyunca 5. derecede tehlikeli yerler mevcut. Bugüne kadar keşfedilmemiş ama bu da rafting için Büyük Menderes'in çok uygun olduğunu gösteriyor''  dedi. Kaynak: https://www.milliyet.com.tr/gundem/denizli-valisinin-rafting-keyfi-5171836

“Rahmetli öğretti” - Erzincan'da 12 ayda 12 spor

“Rahmetli öğretti” - Erzincan'da 12 ayda 12 spor Rafting, yamaç paraşütü, buz tırmanışı, trekking, offroad, dağ bisikleti, base jump, kayak, dağcılık, motokros, planör, parasailing... Bu sporların hepsini aynı şehirde ve neredeyse yılın 12 ayı yapabilmenin mümkün olduğunu biliyor musunuz? Erzincan yıllardır ‘zorunlu ara’ verdiği spor turizminin merkezi olma hayaline kavuşmak için gün sayıyor. Kahvelerden tek tek topladığı gençler, sokaklardan alıp zorla raftinge götürdüğü çocuklar bugün birer yetişkin sporcu olarak ‘Süper Vali’ yi hâlâ saygı, sevgi ve özlemle anıyorsa... Erzincanlı’nın her iki lafından biri “Rahmetli öğretti” ya da “Rahmetli söylemişti” diye başlıyorsa... Onun açtığı yolda bugün Erzincan’da Dünya Yamaç Paraşütü Şampiyonası düzenleniyor ve seneye de büyük finalin Erzincan’da yapılmasına karar verildiyse... Vali Recep Yazıcıoğlu ’nu anmadan bir Erzincan yazısı olmaz! Halk arasında ‘Süper Vali’ diye tanınan Recep Yazıcıoğlu 1991’de Erzincan’a atandığında şehrin o...

ARAŞTIRMALARA DESTEK OLUN!

VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)  "VALİ-İ VİLAYET, HADEME-İ DEVLET" Vali Recep Yazıcıoğlu hakkındaki araştırma projemize belge, fotoğraf, kaynak desteğinde bulunmak için iletişim adresi: mnergiz@live.com İlginiz için teşekkür ederim. Muhammet Negiz | Proje Koordinatörü

Kronolojik Arşiv

UNUTULMAYAN VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)

Bu Blogda Ara

Destek Olunuz & Donate !التبرع بالمال

ÖĞRENMEYİ SEVMEK

"Bilgiye sahip olarak doğmuş birisi değilim. Yalnızca öğrenmeyi ve öğretmeyi seviyorum."
Konfüçyüs

"Bilgi, ahlaki hareketten kalan şeydir."
Nurettin Topçu

Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!... İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar. Yahya Kemal Beyatlı
UNUTULMAYAN VALİ RECEP YAZICIOĞLU ARAŞTIRMALARI (1967-2003)

Koordinatör:

Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ

_________________________________________
*Bilgi, belge ve doküman paylaşımı için:
mnergiz@live.com

Son 1 Yılın Popüler Yayınları

Proje Koordinasyonu

Arş. Gör. Muhammet NEGİZ | KTÜ

Recep Yazıcıoğlu’nun kamu yöneticiliği mirasını arşiv, sözlü tarih ve yönetim bilimi perspektifleriyle belgeleyen dijital araştırma platformu.

“Unutulmayan” bir kamu yöneticisini anlatmanın en güçlü yolu, hatırayı belgeyle; anlatıyı bağlamla; liderliği ise kurumlarla birlikte okumaktır.
Platformun editoryal yaklaşımı